Transmutation News – May 2022 – Turkish

Dönüşüm Haberleri  Mayıs 2022

Geçenlerde eşimin bana gönderdiği Women’s Health dergisinden bir makaleyi dostlarımla, uygulayıcılarla ve eğitmenlerle paylaştım.  Çoğumuza hitap eden ilginç bir makaleydi. Makale “hassaslar” olarak andıkları hassas kadınlara odaklanmıştı. Bu bir kadın dergisi olduğu için kadınlara odaklanmıştı ama tanıdığım çoğu erkek de “hassas” tanımına uyuyor. Hepinizin bildiği gibi, insanları etiketlemeye inanmıyorum.  Fakat makaledeki bilgiler çok ilginçti.

Makale topluluklarının şamanları, şifacıları, mistikleri ve sanatçıları olarak konumlara sahip hassas kadınlar hakkındaydı. Tekrar etmek gerekirse, bunun erkekler için de geçerli olduğuna inanıyorum.

Ama yukarıda anıldığı gibi yollarla topluma hizmet etmesek de, yarattığımız yoğun kolektifteki hayatlarımız pek çok zorlukla dolu. Bizler empatlarız ve çok fazla şiddet, ayrışma ve kirlilik dolu bugünün dünyasında yaşamak pek çoğumuz için bir meydan okuma.

Sosyal medyada takip ettiğim bir kadın doktor var. Ve kendisi hastalarının ne denli hassas hale geldiklerinden ve çoğu takviyeyi artık alamadıklarından bahsediyor. Ve durumun kendisi için de geçerli olduğundan bahsediyor. Almamı istediği zararsız bir takviyeyi alamayacağımı doktorlarımdan birine açıklamaya çalıştığımda gözlerime bakıp “seni anlamıyorum” dedi. Ama o denli hassaslaştım ki az bir ilaç bile kendimi acil serviste bulmama neden olabiliyor.  

Dünyanın durumu belli. Ve evrensel güçlerce yeniden yapılandırılma sürecinin de içindeyiz. Tüm ruhsal uygulayıcılar kendi “cilalanma” süreçlerini yaşıyor. Ve bunun bir bölümü de geçiş zamanında bir dünyada ve kaosun içinde nasıl yaşanacağı. Bunu nasıl sırtlanabilir ve hazmedebiliriz?

Yıllar önce astrolog bir dostumun eczanelerdeki antasit raflarının bolluğundan bahsettiğini yazmıştım. Kendisiyle bu sohbetimiz 90’lı yılların başındaydı. Şu anda raflarda o zamanın iki ya da üç katı antasit ürün bulunuyor. 

Astrolog dostum bunun hayatı artık sindiremediğimizin bir metaforu olduğunu belirtmişti.

Ve söylediklerinin, şu anda 90’ların başına göre çok daha fazla insan için geçerli olduğunu görüyoruz.

Hayatın bize tüm düzeylerde getirdiği sorunları dönüştürmeyi öğrenirken üzerime aldıklarımızı ışığa dönüştürebilmemiz için araçlar paylaşıyorum. Ve transfigürasyon, mental, duygusal, fiziksel ve spirtiüel tüm düzeylerde hazmettiklerimizi nötralize etmek için tüm spiritüel uygulamalarda kullanılmış ve hala kullanılmaktadır.

Doğada zaman geçirmek şifalandırır. Ve parasempatik yerine sempatik sinir sisteminizi harekete geçirmek için nasıl nefes alacağınızı öğrenmek de sağlığınız için çok önemli.

Yani kullanabileceğimiz araçlara sahibiz. Bahsettiklerimin yanında, bize artık hizmet etmeyen şeyleri bırakmak, dileklerde bulunmak, dua etmek ve kendimizi merkezlemeki içsel huzura kavuşturmak, evrenin gücüyle ve yaratıcı güçlerle bir olmak için kullanabileceğimiz seremonilerimiz var.  Geçiş dönemlerinde ve değişen zamanlarda bizi dengeye getirecek en güçlü yol seremoniler.

Dans etmek ve şarkı söylemek de var ve liste uzayıp gidiyor. Bu köşede sizinle yıllar boyu pek çok araç, uygulama ve seremoniler paylaştım.

How to Heal Toxic Thoughts (Toksik Düşünceleri Nasıl Şifalandırmalı) adlı kitabımın yayıncısından satışların çok iyi gittiğine dair bir eposta aldım.   Kitabı sanırım 2006 yılında yazmıştım ve yalnızca 100 sayfaydı. Editörümle çalıştığım sırada, paylaştığım araçları öğrenmeleri için yayınevinin tüm çalışanlarından kitabı okumalarını istemişti. Kitap, çalışan arasında çok popüler olmuştu.

Harika bir kitap ve Medicine for the Earth and Walking in Light adlı kitaplarımda paylaştıklarımı içeriyor ama ana akım okuyucu için yazıldı.

Bu konuda ek olarak paylaşmayı istediğim tek nokta kendi içimizde güvende hissetmeyi öğrenmemiz gerektiği. Ve elbette transfigürasyon bunun için mükemmel bir yol.

Kendinizi en sevdiğiniz renkte bir yumurtanın içinde hayal ettiğiniz imgeleme çalışmaları yapabilirsiniz. Ben mavi bir yumurta kullanıyorum. Yazdığım herşeyde ve How to Heal Toxic Thoughts kitabımda da pek çok kere okudunuz.  

Ve kendinizi bir yumurta içinde güvende hissettiğiniz zaman yardımcı ruhlarınız, çalıştığınız ilahi varlıklar ya da evrenin gücüü tarafından oluşturulmuş başka bir balonda daha olduğunuzu hissedin.

Bir gece uyumadan önce bu imgelemeyi yaptım ve dengemi bozan enerjilerden nasıl yalıtılmış hissettiğim inanılmazdı. Yarattığımız bir dünyada yaşamayı öğrenmemiz gerek ama hayat pek çok düzeyde sağlığımızı yıprattığı için dışımızdaki dünyanın çılgınlığından kendimizi nasıl koruyacağımızı ve içsel huzuru nasıl bulacağımızı öğrenmek de önemli. Ancak bundan sonra, eğer bunu seçersek, hayata daha fazla katılabiliriz.

Spiritüel uygulamalar yoluyla içsel huzuru bulma yolunu seçen bazıları kolektiften izole olma yolunu ve bazıları dad aha fazla haşır neşir olma yolunu seçiyor.  Bu tamamen ruhunuzun arzusuna ve nasıl bir yaşam tarzının sizi beslediğine bağlı.

Dünya çapında olumlu değişimleri görmemize daha çok uzun bir yol var. Sizi içsel huzura götüren yollar ve uygulamalar bulmanız  ve Yaradan ile bir olduğunuz ve zarar görmeyeceğiniz gerçeğini hatırlatamanız önemli.  Çünkü hepimiz Ruhuz ve Ruh ölümsüzdür.

Dolunay 16 Mayıs’ta. Haydi kalplerimizi ve ruhsal güçlerimizi birleştirelim ve birbirimizle ve evrenin yaratıcı güçleri arasında güçlü bir bağlantı oluşturalım.  Bunu yaptığımız zaman, uygulamamız pozitif değişim yaratmada üssel bir güç haline geliyor.

İnsanlardan oluşan tek bir ışık ağı haline gelelim. Işığımız her bir canlı varlığı besler.  Ve ışığımız Yeryüzünün içinde ve çevresinde bir şifa ağı oluşturur.

Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız lütfen ana sayfadaki “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyun. 

Please check out my announcement on digital courses that are now available to purchase at any time.  The course on the Dark Night of the Soul is so relevant to all of us right now as we walk through the dark and challenging times together.

Heather O’Connell verdiğim en son Eğitmen Eğitimi’ndeydi. Mezuniyetinden bu yana çalışmalarını takip ettim ve kendisi son derece parlak ve yenilikçi bir eğitmen. Web sitesi için onun hakkında harika bir değerlendirme yaptım çünkü doğuştan bir eğitmen olduğuna inanıyorum.  Web sitesinin adresi: https://hearthoftheheart.org/

Heather bu ay için bize harika bir seremoni hazırladı:

Adı: Ateş Seremonisi ile Gücünüzü Yeniden Kazanmak

Mayıs ayı YouTube Shamans Are Gardeners of Energy video linki burada:

https://www.youtube.com/watch?v=LePmh7H5hGY

Heather’ın taşları orman, su, ateş gibi fiziksel olarak bir elemente nasıl bırakılacağını açıkladığı pdf bağlantısı aşağıda:  

https://www.sandraingerman.com/wp-content/uploads/2022/04/reclaiming-your-power-with-fire-ceremony.pdf

Copyright 2022 Sandra Ingerman.  Tüm hakları saklıdır.

Transmutation News – April 2022 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Nisan 2022


Ukrayna ve Rusya arasında barış için dua etmek için kalplerimizi birleştiriyoruz. Olanlar son derece trajik. Her durumda trajedi olurdu ama Ukrayna’yı terk eden göçmenlerin zorluklarına bir de Covid’in eklenmiş olması olanları daha da kalp kırıcı hale getiriyor. Bu yüzden bizler de içimizden geldiği gibi barış seremonilerimizi yapıyoruz. Atalarım buraya Ukrayna’dan gelmişler ve orada halen ailem olabilir. Bu yüzden ben seremonilerimi kesinlikle yapıyorum.

Rus ve Ukrayna’lı dostlarıma bu kaosun içinde kalanlara dua etmeleri için çemberimize rica edeceğime söz verdim.  Çünkü tüm yaş gruplarındaki insanlar şu anda vicdanları yaralayan acılar çekiyor.

Ve elbette dünyanın dört bir yanında medyanın hiç yer vermediği büyük trajediler, istismarlar ve savaş da olduğunu da hatırlamalıyız. Ruhumuz şu anda her şeyi sevgiyle saracak kadar güçlü.

Artık eskisi kadar internette olmasam da öğrenciler benimle iletişime geçmek ve olan bitenden haberdar etmenin farklı yollarını buluyor.

İletişimlerde bana genel olarak sorulan soru insanların akıllarını kaybettiği ve kendilerine, diğerlerine, tüm yaşama ve Yeryüzüne bölünme ve yıkıcı şekilde davranışlarıyla nasıl başa çıkılabileceği.

Bu yalnızca benim fikrim ve diğerleriylle paylaştığım şey ama şu anda sosyal aktivizmin çok önemli olduğuna inanıyorum. Ama bunun için midenizin sağlam olması lazım. Şu anda rasyonel düşünceye pek rastlayamıyoruz. Her meslekten uzmanlar şu anda daha iyi hissedebilmemiz için yapmamız gerekenler hakkında vaaz veriyorlar. Gerçekten yapmamız gereken şey ise içimize dönmek ve kendi çalışmamızı yapmak.

Şu anda diğerlerinden ilham almak şart.  Fakat çoğu insan kendilerine uzman diyen kişilere güçlerini teslim ediyor.  Kendinizi içinde kilitli hissettiğiniz hapishanenin anahtarı sizden başkasının elinde değil.

Kendimiz dışında başka birinin hayatlarımızı daha iyi ve huzurluy hale getirebileceğine inanmıyorum. Ve bu da kendimize, topluluğumuza, doğaya, yardımcı ruhlara ve evrenin yaratıcı güçlerine bağlılık gerektirir.  Görünmeyen alemlerdeki tüm kutsal varlıklar davet edildiğinde sizin yolunuzu, kalbinizi ve yaşamınızı şekillendirecekler ve size gerçekte olduğunuz kişiye ve şu anda yapmanız gerekenlere yönlendireceklerdir.

Bu kolay bir iş değil. Ama zaten kolay bir zamanda yaşamıyoruz. Yazılarımın çoğunda belirttiğim gibi, kurtarabileceğiniz tek kişi kendinizsiniz. Cümleyi okuduğunuzda size bencilce gelebilir. Ama yeterince insanın enerjilerini sevgi ve ışık yaymaya ve içsel huzur içinde yaşamaya doğru değiştirebildiğinde çevremizdeki dünyanın dad aha iyiye doğru değişeceğini anlamıyoruz. Bu öğreti insanlık kadar eski.

Şu anda yapmamız gereken seçimler var. Ruhsal uygulamalarımızın yanında dışarı çıkıp sosyal aktivizm ile meşgul olabiliriz. Ama eğer gerçek bir empatsanız, ki çoğunuz öyle, kendinizi dünyanın acılarına öylece açmak istemezsiniz. Çünkü bunun kimseye faydası olmaz. 

Acı çeken o varlıklar yaydığımız sevgi ve ışığı hissedebilecek mi? Bilmiyorum. Ama kendi kendinize bir deney yapın ve temiz ve kutsal bir alana girin ve dünyadaki her varlığa dokunduğunu hayal ederek nefesinizle birlikte sevgiyi alın ve verin. Ve ruhsal ışığınızı yayın. Sizden yayılan enerjinin niteliğini fark edin. Ve sonrasında kendinize bir sevgi ve ışık mevcudiyeti olmanın gezegendeki enerjiyi değiştirmeye yardımcı olup olmadığına gerçekten inanıyor muyum diye sorun. 

Yoldaki otantik öğretmen ve öğrencilerden duyduğum şey “hiç kimse dinlemiyor”. Ve bu doğru.

4,6 milyar yaşındaki dünyamızın yok olacağına dair hiç bir inancım yok. Ama insanların hem kendilerine hem de birbirlerine olan davranışlarından dolayı yok olabileceklerine inanıyorum. Ve geçmiş yazılarımda yazdığım gibi, medeniyetlerin tekrar tekrar kendilerini yıkıma taşıdıklarını gördük. Tarihi sürekli tekrar ettiğimizi ve geçmiş hatalarımızdan ders almadığımızı düşünmek inanılmaz.

Çok yakın bir dostum bir epostada şunları yazmış. Kendisinden benimle paylaştıklarınla sizlerle paylaşmak için izin istedim. Çoğumuzun şu anda benzer şeyler hissettiğini ve kırılganlıklarımızı anımsamanın kaderimiz olduğunu biliyorum. 

”Eskiden ruhumun bu zamanda insane olmayı seçmesinin nedeninin dünyada ters giden şeyleri yoluna koymada bir rol üstlenmek olduğunu hayal ederdim. Şimdi ise ters giden herşeye rağmen aynı zamanda güzellik ve huşuyu da bulmanın ruhumun amaçlarından biri olduğunu düşünüyorum.  Bu yaşamdaki derslerimin bir bölümünün tüm acı ve kayıplar içinde bile mutluluk ve kahkahaları bulmak olduğunu görüyorum.  Ve ayrıca, dünyada ve kendi içimde herşey yolunda gitmese de dinlenmem de gerekiyor.”  

Duyarlı olanlarımız şu anda gerçekten kendileriyle ilgilenmeli. Ve Dünya da yaşamın güzelliğini ve bir armağan olduğunu hatırlamamızı istiyor.

Dolunay 16 Mayıs’ta. Ruhunuzun her zaman yaşadığı o sihirli yere adım atın. Zihinsel gevezeliğinizden bir süreliğine kurtulun ve ruhunuzun ışığının Dünyadaki yaşam hakkında sahip olduğumuz tüm endişeleri aşarak parlamasına izin verin. Bilişinizin ve ruhunuzun en derin yerine uzanarak sonsuz ışığınızın varlığınızın her bir hücresinden parlayarak küresel topluluğumuzdaki herkesle birleştiğini hissedin. Bu ışık ağı dünyanın her yerinde parlıyor.  Dolunayda bir ışık ağı oluşturmak için küresel bir topluluk olarak biraraya gelme uygulamasının kolektif üzerinde bildiğimizden çok daha fazla etkileri mevcut. 

Şifanın görünmeyen yönüne inanmayı öğrenmemiz gerek.

Eğer Dönüşüm Ahberlerini okumaya yeni başladıysanız lütfen ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan bir Işık Ağı Yaratmak” yazısını okuyun.

Her ruhsal geleneğin, birşey dünyada tezaür etmeden önce ilk önce görünmeyen alemlerde örülmesi gerektiğini öğrettiğini hatırlayın. Herşey görünmeyenden doğar. Yani kolektif yaşamımız için yeni bir örgüye ihtiyacımız var. Ve ilk adımı da kendi ruhsal çalışmamızı yapmak ve bizi evrilmiş bir bilince yöneltmeyen  eski ruhsal dağınıklıklarımızı ve eski yaralarımızı temizlemek. Ve görünmeyen alemde yaşam için yeni bir düşü oluşturmaya başlamak.

Mümkün olan en olumlu şeyleri hayal etme zamanıdır. Lütfen bunu birlikte yapalım. Bu, şu anda yapılması gereken en önemli şey!

Neden bilmiyoum ama herkesi Küçün Prens’I okumak için teşvik etme mesajını alıyorum. Bu kitapla ortaokulda Fransızca dersinde tanışmıştım. Kitabı o kadar çok sevmiştim ki hem İngilizcesini hem de Fransızcasını ezberlemiştim. Hala zaman zaman bu kitabı okurum.

Yıllar önce Avusturya’da eğitim verirken, Milan’dan gelen bir kadın öğrenci Küçük Prens saatime karşılık Rolex’ini önermişti. Saatim bir çocuk saati ve pahalı birşey değil. Ama o kadar çok tamir edildi ki, o paraya belki de Rolex alınırdı.

Bu kalbe dokunan kitabı paylaşmanın neden bu denli önemli olduğunu bilmiyorum. Ama sürekli bu mesajı alıyorum.

Eskiden herkes Küçük Prens’i bilirdi. Artık bu kitabı bilen neredeyse yok ve bence bu son derece trajik.

Bu kitap sizi içinizdeki çocuğa ve Dünyadaki yaşamın güzelliğine açacak.

Welcome Home adlı kitabımdan bir mesaj:

Zor zamanlarda:
Odağınızı koruyun
Olumlu olun
Merkezinizde kalın

Bu ay için hazırladığım seremoniyi dinlemek ya da seyretmek için linke tıklayın: https://www.youtube.com/watch?v=03GdRulVNHc

Copyright 2022 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.

Transmutation News – March 2022 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Mart 2022


Meditasyon yaptığım ya da sessizlik içinde oturduğum bazı zamanlarda, oldukça sıradışı denebilecek ama beni derinden etkileyen mesajlar alıyorum.

Bir gece huzur içinde sessizce oturuyordum. Covid ve hem siyasi hem çevresel konularda olanlar elbette sürekli etrafımda. Tüm haberlerden uzak durabilirim ama bilgim olsun istiyorum ki öğretilerimde faydalı olabileyim. 

Covid mutasyonları ve genel olarak virüsler üzerine düşünüyordum. Son 20 yıldır Ruhsal Işıkla Şifa ve Yeryüzü için Şifa workshoplarımda virüslerin insane ırkından daha zeki olduklarını öğretirim. Ve virüslere karşı iyi bir savunmaya sahip olmak için yaşama daha fazla tutkulu olmayı öğrenmemiz gerektiğinden. BU konuda biraz yazmıştım. 

İnsanların şu anki ve tarih boyunca davranışlarına baktığımız zaman egolarımızın birlik ilkesini kabul etmediğini ve insan zihninin kendi sağlığımızda kırılmalar yarattığını ve daha ötesinde insanlar arasında kırılmalar yarattığını görüyorum.   Ve egolarımız birlik , barış ve uyum yerine hükmetmek ile ilgilendiği için insanların birbirleriyle barışık olmadığını. Hemen herşey için birbirimizle kavga ediyoruz ve bu daima böyleydi. 

Tüm yaşamın sağlığının insanların birlik içinde biraraya gelmesine bağlı olduğu bir zamanda, bölünme günbegün artıyor.

Ama Covid mutasyonları birlikte çalışıyorlar. Virüs hayatta kalmasına yardımcı olacak ve kendisini güçlendiren mutasyonlar yaratıyor. Virüsler hangi renk oldukları hakkında ya da siyasi konular üzerine tartışmazlar. Birlikte çalışır ve gelişirler.  

Covid’in ortaya çıkmasından yıllar önce bile bölünüyorduk. Ve inanıyorum ki Covid bir öğretmen olarak ortaya çıktı. Covid’in evren tarafından birlik ve yardımlaşma ve dayanışmanın gücü konularında bir öğretmen olarak gönderildiğine gerçekten inanıyorum.

Kulağa çılgınca geldiğini biliyorum ama bir düşünün!  

20 Mart’ta kuzey yarımkürede ilkbaharı ve güney yarımkürede sonbaharı karşılayacağız.  Onurlandırmak için kutsal değişim zamanları. Aynen yaşamın bizim için asla durmaması gibi doğa da sürekli değişir. Bizler doğa varlıklarıyız ve ayın fazları, mevsimler ve gece göğündeki yıldızlar gibi doğanın dögülerindeki tüm değişimlerden etkileniriz. Bizler her zaman bu değişimlerle bütünlük içinde olduğumuzu teslim etmesek de doğada değişen herşey bizim içimizde de benzer bir değişim yaratır. 

Mevsimler değişirken ve ay fazlarında ilerlerken dışarıda olmak için kendinize zaman ayırın. Bırakın gündüz güneş sizi ışınlarıyla yıkasın ve gece de ay banyosu yapın. Sizi yıkayan ve şifalandıran bu yaşam veren güçlerin parlaklığını hissedin. Bu tek başınıza ya da bir grupla yapabileceğiniz çok güçlü ve basit  bir seremoni.

Ekinoksta doğada zaman geçirin. Doğanın şifalandırıcı nitelikleri hakkında bir şiir yazabilirsiniz. Bir eşarp gibi basit bir seremonisel giysi giyebilir ya da yaptığınız küçük bir çıngırakla doğaya çıkabilirsiniz.  En sevdiğiniz ağaçla oturabilir ve sevgi dolu sözcüklerle dolu ve ekinoksun hayatınıza getirdiği yeni nitelikleri kabulle şiir okuyabilirsiniz. Doğada ziyaret ettiğiniz yerlere ya da birlikte oturduğunuz ağaca, yaşadığınız yerin şefkatli ata ruhlarına, toprak, su, hava, ateş, güneş, ay, kendi yardımcı ruhlarınız ve yeryüzüne size bu değişim zamanında değişimlerle uyumlanabilmeniz için rehberlik ettikleri için teşekkürlerinşzle sunular bırakın. Ve yaşadığınız yerin ruhunu onurlandırmayı da unutmayın çünkü onunla birsiniz ve onunla güçlü bir bağ kurduğunuz zaman yaşadığınız yer sizi hayalleriniz ötesinde şekillerde kollayacaktır.

Ağaçların ve bitkilerin değişen yapraklarına bakarak seremonisel biçimde yürüyün. Mevsimin değişmesiyle havadaki doku, his ve kokunun farklılaştığını fark edin. Yılın bu zamanında duyulan kuşların yeni şarkılarını dinleyin. Parktaki küçük hayvanların yeni mevsime hazırlanmakla nasıl meşgul olduklarını izleyin. Yeryüzünün kalp atışını hissedin. Rüzgarın size getirdiği mesajlardan ilham alın. Suya yakın yaşıyorsanız, suyun niteliğinin ve dalgaların mevsim değişimleriyle birlikte nasıl değiştiğini fark edin.

Sürdürdüğünüz seremoni çalışması yoluyla yaşamla uyumsuz hissetmek yerine uyum içinde bir akışa gireceksiniz.

Ve yaşamınız için teşekkür etmeyi de unutmayın!!!

Dolunay 18 Mart’ta. Bu hepimizin hayatı ve Yeryüzü’nün mevsim değişimleriyle birlikte içinden geçtiği değişimleri  takdir etmesi için güçlü bir zaman.  Ruhsal uygulamalarımıza devam etmek için kararlılığımızı sürdürmemizin önemli olduğunu hissediyorum. Covid ve hayatımıza getirdiği tüm kısıtlamalar pek çok kişiyi atalete yönlendiriyor. Ataletle savaşın ve yaşam için yeni bir hayali kurmada aktif bir katılımcı olun.

Bunu yapmanın yollarından biri dolunayda yaptığımız gibi seremoniler yapmak.

Bu yüzden haydi bu ay ve her ay ruhsal ışıklarımızı birleştirerek çalışmamıza tüm niyetimizi ve kalbimizi koyalım. Dünyayı ve kolektifi koşulsuz sevgi ve ışıkla dolduralım.

Eğer Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız, aylık seremonilerimizin detayları için lütfen ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyunuz.

Ve size Facebook sayfamız Shamans are Gardeners of Energy hatırlatmayı unutuyorum. İlham verici sözler, öyküler ve imajlar paylaşmak topluluğumuza hizmet etmek için harika yollardan bir tanesi.  Ayrıca sayfayı ziyaret ederek ilham ve moral bulduğunuzu umut ediyorum.  Sayfamıza katılmak için adres:  https://www.facebook.com/groups/991720834662313. Sorunun cevabı ise “Transfiguration”. 

Lütfen çemberimize sevginin gücü, umut ve yeni şeylerin doğması ve toprağa dönüşmesi gerekenlerin bırakılması için iyimserlik ile dolu güzel bir ekinoks dilemek için bana katılın. Çünkü doğanın da şu anda yaptığı bu.

Lütfen ekinoksu karşılamak için basit ama güçlü bir seremonide çemberimize katılın.  Davulunuz, çıngırağınız ya da şamanik müzik yapabileceğiniz bir enstrümanınızla katılabilmeniz için kısa bir video kaydettim.  İsterseniz iki sopayı birbirine vurabilir, bir kitap kapağına vurabilir ya da bir şişenin içine tohumlar ya da taşlar koyarak bir çıngorak da yapabilirsiniz. Birilkte davul, çıngırak açalarak ve müzik yaparak yardımcı ruhlardan çemberimize güç vermelerini ve bu sayede de grubumuzdaki herkese sevgi yaymada aktif bir katılımcı olabilmeyi rica edeceğiz.

Ekinoks kutlamamıza katılmak için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz:
https://www.youtube.com/watch?v=cxDn4PXGxMg

Copyright 2022 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.

Transmutation News – February 2022 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Şubat 2022


Bu ay sevginin neredeyse evrensel olarak kutlandığı bir ay. İnsanların birbirleri ve tüm yaşam ile her gün sevgilerini paylaştığı bir düşe odaklanmak harika olurdu.

Geçmişte, ruhların bu hayatlarında ifade etmek istedikleri biricik bir yeteneklerini tezahür ettirmek ve fiziksel bir biçime sahip olmanın güzelliğini deneyimlemek için dünyaya enkarne olduklarını öğretirdim. Ruhlar renkerş göremez, yiyeceklerin tadını, çiçeklerin kokusunu alamaz, dokuları hissedemez ve bize mutluluk veren sesleri duyamaz.

Ama yakın zamanda ruhlarımdan çok güzel bir mesaj aldım. Bana ruhların biçim almalarının gerçek nedeninin diğerlerinin kalp atışlarını hissetmek olduğunu söylediler. Bunun üzerine düşündüm ve paylaşılması gereken büyük bir mesaj olduğunu hissettim. Çünkü Yeryüzünün, tüm yaşamın ve özellikle sevdiklerimizin kalp atışlarını hissetmek büyük mutluluk.

İnsan olmak hakkında anlamadığımız pek çok şey var. Elle tutulur şeyleri toplamaya ve yaşamın anlamını ve mutluluğu bulmak için gerçekten ihtiyacımız olmayan şeyleri biriktirmeye fazla önem veriyoruz.

Ama koşulsuz sevgiyi yaşayan varlıklara evrilmenin önemini vurgulayan cümleler kurarken hükmetmek, aç gözlülük ve bölünmeyi desteklemeye devam ediyoruz. 

Ve çoğumuz dünyada şu anda görülen ayrışmanın yıkıcı etkilerini gerçekten görüyoruz. Buraya sevgiyi öğrenmeye gelmemize rağmen kollektfimize bu kadar çok nefretin gönderildiğini hissetmek gerçekten çok üzücü.

Ve yaşadığımız inisiyasyonu yaratan şey de “bölünme”. Çünkü parçalanma yıkıcı bir gücün olağan yaşantımızı parçalamasıyla olur. Ki böylece geçmişte bildiğimizin ölümünden yeni bir şey doğabilsin.

İnsanların birliğin, bir ışık mevcudiyeti olmanın ve sevgi yaymanın gücüne uyanmaları için işlerin daha ne kadar kötüleşmesi gerektiğini her zaman merak etmişimdir. Birbirimizle uyum içinde yaşasak hayatlarımızın ne kadar farklı olabileceğini bir hayal edin. 

Kendimi dünyada olup bitenlerden tümüyle bağlantımı kesmiş halde buldum. Parçası olmak iyi hissettirmeyen bir enerji projekte ediliyor.

Eril enerjiler dünyayı yönetmeye devam ettiği için dişi prensibi dengelemek için yıllardır paylaştığım çalışmaya odaklanmayı sürdürüyorum. Kali, Sekmet ve diğer geleneklerdeki tanrıçaların eylemlerinde gördüğümüz gibi dişi acımasız olabilir. Am bunun nedeni yanılsamayı aşmak içindir. Ve şu anda kesinlikle yanılsamanın içinde hapsolmuş durumdayız.  

İnsanların Covid, siyaset, ırk, iklim değişimi ve yaşam tarzı hakkındaki tartışmalarını okuduğumda, akıllarını kaybettiklerini görüyorum. Çünkü paylaşılanların çoğu ruhtan değil, saf egodan.  Ruhun karmaşıklığını ve dinamiklerini ve evrenin gizemlerini anlayacak kadar uzun zamandır dünyada bulunmuyoruz.  Ama hayata dair kısıtlı algımızla gerçekten bilemeyeceğimiz şeylere sanki ortakmış gibi davranan pek çok insane var.

Ruhsal çalışmama, yeni kitabımı yazmaya ve doğada olmaya odaklanarak gerçekten içsel huzur hissediyorum.

Pek çok okuyucunun “mücadele”nin içinde kalmak istediğini ve bunun kolektifi harekete geçirmeye çalışmanın ve değişimin sesi olmanızın kaderiniz olduğunu biliyorum.

Aynı şeyi kendi hayatımda pek çok kereler yaptım ve şimdi sessizlik ve huzurun güzelliğini öğreniyorum.

Geçenlerde eşimle birlikte televizyonu kapatıp uyumaya hazırlanıyorduk. Ama deniz canlılarıyla ilgili bir program bizi büyüledi. Doğayla ilgli programların güzelliği bazı doğa varlıklarının yaratışındaki tğm o hayalgücü ve yaratıcılığa tanıklık edebilmek. Bu varlıkların bazılarının ne kadar biricik oldukları gerçekten harika ve gezegeni paylaştığımız bazı varlıkları gördüğümüzde huşu içinde kalmaktan kendimizi alamıyoruz.

Doğa varlıklarıyla ilgili verdiğim eğitimlerde en sevdiğim bölüm öğrencilerin paylaştığı sıradışı doğa varlıklarının fotoğraflarıydı. Çoğu insanın asla görme şansını bulamayacağı ama son derece sıradışı doğa varlıklarının fazlalığı karşısında sürekli hayret içinde kalmıştım.

Televizyondaki programda gösterilen varlıklardan bir tanesi Nautilus idi. Bu kadim varlık 500 milyon yaşından fazla ve bu sure içinde bahsetmekten çok hoşlandığım yusufçuk böceği gibi evriminde pek değişiklik geçirmemiş. Bu varlıklar gezegende biz insanlardan çok daha uzun zamandır bulunuyor ve pek fazla biçim değiştirmeden uyum sağlamışlar. Ve çevresel değişikliklerden etkilenseler de yaşamlarını milyonlarca yıldır sürdürdükleri gibi sürdürüyorlar.

Nautilus hakkında merakımı cezbeden şey sıradışı görünüşünden çok okyanus yüzeyinde günler boyunca yaşadıktan sonra 700 metre derinliğe dalarak derin ve korunaklı biçimde dinlenmeleri.

Her zaman sessizlik içinde derin biçimde dinlenmenin gücü hakkında yazdığımı düşünüyordum. Sessizlik, teknolojinin 7/24 ses yarattığı dünyamızda deneyimleyebildiğimiz bir şey değil. Nautilusun geceleri yaptığı gibi bizler de kendi İç Dünyamıza dalabilmeliyiz.

Ve sizleri de daima kendi iç dünyanızdaki ruhsal gücünüzü öğrenmeniz ve yalnızca dinlenmek için değil ama aynı zamanda kendi ruhunuzun sesini duyabileceğiniz sessizliği bulmanız için içinize dönmeye teşvik ettim. 

Bunu ne kadar çok yapabilirsek, evrilmek için, yaşamlarımızda değişimler yapacak ve bu değişen zamanda uyum sağlamamız için gereken enerjiyi bulabileceğimizi düşünüyorum.

Böylelikle, bu yıl Sevgililer Günü’nü kutlarken, kalplerimizin tüm yaşamı kucaklayacak kadar çok açılmasına izin vererek, yeni bir hayal kurmamıza bel bağlayan tüm varlıkları düşünelim.  Çünkü ayrışmanın devam etmesi sevdiğimiz herşeyi yok edecek

Ve içinde yaşadığımız zamanda yaşadığımız kalp kırıklığı şefkatimizi, empatimizi ve sevgimizi artırıyor.

Haydi bildiğimiz yaşam tarzının yok olduğu bu zor zamanda gezegeni ve tüm yaşamı sevgiyle sarmayı seçelim.  

Dolunay 16 Şubat’ta. Bir sevgi ve ışık varlığı olmak için sınırsız kapasitemizi gösteren biçimde kalplerimizi açmaya odaklanalım.  Ve Yaradan’ın ve evrenin yaratıcı güçlerinin sevgisini absorbe etmeye de odaklanalım. Çünkü kendimizi sevmek de bilincin evriminin bir parçası. Kendimize çok yüklenmeye eğilimliyiz ama bu gerçek bir ışık ve sevgi mevcudiyeti olmamızı engelliyor. Çünkü eğer kendinizi acımasızca yargılarsanız bu kolektif enerjilerimizdeki mevcudiyetinizi nasıl etkiler.

Hazırlık çalışmanızı yapın ki gündelik endişelerinizden uzaklaşıp yalnızca sevgi ve ışığı bilen ilahi varlık halinize transfigüre olabilin. Bunu kolektife yayın. Ve kalp atışınızın çemberimizin sevgisi, Yeryüzünün kalp atışı ve tüm yaşamla birleştiğini hissedin.

Eğer Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız lütfen ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyun.

Sevgililer Gününü yalnız da geçirseniz, sevdiğiniz biriyle de geçirseniz, herkesin Sevgililer Gününü kutlayalım ve bilin ki gerçekten seviliyorsunuz.

Copyright 2022 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.