Preparing for Ceremonial Work – Turkish

Seremoni Çalışmasına Hazırlık

preparing ceremonial work 1200x630

Seremoni Çalışmasına Hazırlık          
Copyright Sandra Ingerman 2015

Her seremoninin bir başlangıcı, ortası ve sonu bulunur. Şamanik yolculuk da bir seremoni olarak kabul edilir.

Hazırlık

Bir Sunak Hazırlamak


Şamanik çalışmanızı yaptığınız yerde bir sunak hazırlayabilirsiniz. Bunu yapmak, kutsal bir alan yaratarak görünen ve görünmeyen alemler arasında bir yol sağlar. Bir masa ya da yere özel bir örtü ya da küçük bir halı yerleştirin. Bunun üzerine birkaç kristal ya da doğal taşlar, çiçekler ve kutsal çalışmanızı yaparken yakacağınız bir mum yerleştirin. Kutsal alan yaratmak spritüel çalışmanızı destekler. Bazıları adaçayı gibi kutsal bitkiler yakmaktan hoşlanır. Tütsü kutsal bilinç durumunu desteklemekte yardımcı olabilir . 

Yaşamımdaki önemli değişimleri yansıtmak istediğimde sunağımdaki belirli şeyleri yeni kutsal nesnelerle değiştiririm. Sunağım benimle birlikte değişir..

Dualarınızı göndermek ya da şifa istemek için sunağınıza gidin. Benden yardım isteyenlerin isimlerini sunağıma yerleştiririm. Biraz huzur istediğimde sunağıma giderim.

Davul ya da Çıngırak Çalmak, Şarkı Söylemek ve Dans Etmek


Şamanlar yardımcı ruhlara ve görünmez alemlerin dönüştürücü ve şifalandırıcı enerjilerine araç olabilmek için günlük düşüncelerini geride bırakırlar ve ekstatik duruma girerler. Bunlar seanslarınıza hazırlanmak ve süregelen seremoni çalışmanıza hazırlanabilmeniz için yollardır: 

Seremoni çalışmamıza hazırlanmak için, sizi işinizden ve günlük aktivitelerinizden uzaklaştırarak görünmez alemlere tamamen geçmenizi sağlayacak bir aktivite ya da bir eylemde bulunmaya çalışın.  Ellerinizi ve yüzünüzü yıkamak gibi sembolik bir eylem bile size bunun için yardımcı olabilir. Olağan dünyanızı geride bırakmanız önemlidir. Biraraya gelerek sanal seremonilerimizi gerçekleştirmeden önce bunu yaparak gerçek güce açılmamız, içi boş kemikler haline gelerek onun içimizden geçmesi için çok önemlidir.      

Aşağıda bazı öneriler bulabilirsiniz:

Egonuzu kenara çektiğinizi ve günü ardınızda bıraktığınızı ve böylece ruhunuzun parlayabileceğini  temsil eden özel bir eşarp, bluz ya da bir giysi giyin.

B ir mum yakın. Adaçayı, palo santo gibi kutsal bitkileri ya da favori tütsünüzü yakarak kendinizi arındırın.  

Yolculuk çalışmanızdan önce sessizce oturun ya da meditasyon yapın. 

Doğada yürüyüş yapın.

Günlük düşüncelerinizi geride bıraktığınızı hissedene dek davul ya da çıngırak çalın ve şarkı söyleyin ya da dans edin.  Şamanlar egolarını/kişiliklerini yoldan çekebilmek ve böylece yardımcı ruhların onların aracılığyla çalışabilmesi için kendilerine yardımcı olançeşitli erk şarkıları söylerler. Şamanlar bu nedenle şifa, bilgi alma ve seremoni çalışmalarını yaparken “içi boş kemikler” ya da “boş kabuklar” olarak görülürler. 

Bir erk şarkısı için doğada yürüyüş yapabilir ve ruhunuzun şarkı söylemesine izin verebilirsiniz. Erk şarkısı bulmanın geleneksel yollarından biri bir şarkının gelmesi niyeti ile bir ağacın yanında oturmaktır.  Davul ya da çıngırak çalabilir ve ruhunuzun şarkı söylemesine izin verebilirsiniz. Lütfen şarkı söyleme yeteneğinizi yargılamayın. Şarkı söylemek bizim doğuştan hakkımız. Doğadaki her canlı şarkı söyler!! Şarkı söylemek şamanik çalışmaya hazırlanmak için harika bir yoldur ve kendinizi de iyi hissettirir.  

Fazla ya da ağır bir yemekten sonra yolculuk yapmak zordur. Dha berrak yolculuklar için az yemeye gayret edin. Alkol yolculuklarınızı bulanıklaştırır. Lütfen yolculuktan ya da seremonilerden önce alkol almaktan kaçının. 

Bunlar yalnızca öneriler. Kendinizi görünmez alemlerin güzelliği, gücü ve şifasını fiziksel aleme köprüleyebilmek için daha berrak bir araç haline getirmekte hazırlanmanıza yardımcı olacak yollar bulun.  Başarılı bir seremoninin anahtarı hazırlıktır!!


Yardımcı Ruhları Selamlama ve Onurlandırma

Yardımcı ruhlara seslenir ve onları karşılarken Yardımcı ve Şefkatli Ruhlara seslenmeye niyet ettiğinizden emin olun.  HERHANGİ BİR RUHA/RUHLARA seslenmiyorsunuz.

Yardımcı ruhlarınızı karşılamak, hoş geldin demek ve onurlandırmak için kendi yolunuzu bulmanız çok önemlidir. Bu basitçe nezaket göstermektir. Sizinle birlikte çalışmaları için yardımcı ruhlarınıza sesleniyorsunuz ve onları karşılayarak başlamak istersiniz.  Eğer ezberden bir duayı tekrarlarsanız, bunun hiçbir gücü olmayacaktır. Yardımcı ruhlar zihninizi değil kalbinizi okurlar. Onlarla kalpten konuşun.  Aşağıda kendinizinkini yaratmak için size fikir vermesi için kullanmış olduğum bir seslenişimi veriyorum.

Aşağıdaki sesleniş Walking in Light: The Everyday Empowerment of Shamanic Life copyright 2014 Sandra Ingerman (Sounds True)’dan özetlenerek alınmıştır.

Derin birkaç nefes alın ve rahatlayın. Doğada ziyaret etmekten hoşlandığınız bir yeri düşünün. Burası güzel ve gevşeyip sakinleştiğiniz bir yer. Burası sizin için kutsal bir yer. Şimdi kendinizi bu huzur ve şifa dolu yerde hayal edin. Gözlerinizi kapayın ve derin nefes alın. Enerjinizin bedeninizde nasıl hareket ettiğini farkedin.  Ellerinizi kalbinizin üzerine koyun ve aldığınız ve verdiğiniz her nefeste kalbinizin açıldığını hissedin. Sizi rahatsız eden tüm düşünceleri nefesinizle birlikte dışarı verin ve nefesinizle içinize sevgiyi çekin.  Nefesinizin enerjisini bedeninizde gerginlikn hissettiğiniz yere gönderin ve nefesinizi verirken gerginliği de salıverin. Nefes alıp verdiğiniz sırada yükselen düşünce, duygu ve imajları farkına varın. Nefes alıp verdiğiniz sırada çevrenizdeki sesleri farkedin. Ve dewrin nefesler alıp vermeyi sürdürürken, bir adım geriye çekilerek günlük yaşamınızı şimdilik geride bırakın.

     Şimdi kendinizi mümkün olduğunca tümüyle bu kutsal yerde ayakta dururken deneyimleyin.  Ayakta dururken bulunduğunuz bu yerin güzelliğini içinize almak için duyularınızı açın.  Çevrenize bakın.
     Burada hangi bitkiler yaşıyor?
     Hayvanlar var mı?
     Kaya ya da mineraller var mı?
     Bir su kütlesi var mı?
     Toprağın niteliği nasıl?
     Dağlarda mısınız yoksa bir orman, çöl ya da bir plajda mı?
     Güneş parlıyor mu?
     Gökyüzünde bulutlar var mı? Gökyüzünün rengi ne?
     Sizi hangi renkler çevreliyor? Tüm renkleri gözlerinizle için.
     Kendinizi bütünüyle bu yerde hissedin. Ayaklarınızın altındaki toprağı hissedin.
     Havayı teninizde hissedin.  Ilık mı yoksa soğuk mu? Hava nemli mi yoksa kuru mu? Hava durgun mu yoksa tatlı bir meltem ya da güçlü bir rüzgar mı esiyor?
     Doğanın seslerini dinleyin. Suyun sesini, kuşların cıvıltılarını ya da hayvanların seslerini duyuyor musunuz? Rüzgarı duyuyor musunuz?
     Çok derin bir nefes alın ve bu huzur dolu yerin harika temiz ve taze kokularını içinize çekin. Bu kokular daha önceden tanıdığınız ve size güzel anılarınızı anımsatanlar ya da yeni kokular olabilir.
     Güneşin yaşam veren ışığının tüm hücrelerinizce emildiğini hissedin.  Huzur ve güzellik dolu bu kutsal yerde bulunmaktan doğan duyguları hissedin. Kalbinizi açın ve içinizdeki sevgi, huzur ve şükranı  hissedin.  
     Duyusal algılarınıza kendinizi açarken, zihninizin sessizleştiğini ve enerjinizin genişlediğini deneyimleyin. Bu yerin huzur ve şifasını deneyimleyin. Evrenin gücünün ve yaşamın sevgiyle dolu kollarındasınız.  Yalnız değilsiniz; büyük bir bütünün parçasısınız.  Yeryüzünün bir kalp atışı var, ve derin nefesler alıp verirken, onun kalp atışıyla bir olduğunuzu deneyimliyorsunuz.  Kalp atışınızı bir davulun ritmi gibi hissederken, kalbinizin doğanın güzelliği ve sizinle paylaştığı her şey için sevgi ve şükranla atışını hissedin.

Yönleri onurlandırarak başlayın.
     Doğuyu onurlandırın ve selamlayın. Doğu ilkbaharı temsil eder. Size daima yeni başlangıçları ve sınırsız olasılıkları hatırlatan gün doğumunun yeridir.
     Güneyi, yaz mevsimini, onurlandırın ve selamlayın. Yaşamınızı bir sevgi halinden yaşarken sizi koruduğu için teşekkürlerinizi sunun.  Güney sezgiyi ve çocukluğunuzdaki gibi huşu ve merak içinde yaşamayı temsil edebilir.  
     Güz mevsimi ve güneşin battığı yön olan Batıyı onurlandırın ve selamlayın. Batı size ölüm ve yeniden doğuşun gücünü öğretir. Size artık hzmet etmeyen şeyleri bırakmak daima yeniyi getirir.
     Kış mevsimini, Kuzeyi onurlandırın ve selamlayın. Ata ruhlarınızın paylaştığı bilgeliğe teşekkürlerinizi sunun.
     Yukarıdaki göğü ve aşağıdaki yeri onurlandırın ve selamlayın ve Yerin ve Göğün büyük gücünü açık kalbinizle köprülediğinizi farkedin. Yaratıcının bir yansıması olan içinizdeki ilahi ruhu onurlandırın. 

Daha sonra, gelişip büyümeniz için sizi besleyen ve güzellikler sunan Yeryüzü2nün ruhuna teşekkürlerinizi sunun.
     İlk nefesinizi alışınızla size hoşgeldin demiş olan hava adını verdiğimiz canlı varlığa şükran duyun. Nefes alıp vererek daima bağlantıda olduğunuz hava sizinle sürekli beraber olan dostunuzdur. Ve nefes verirken DNAnızın bir bölümünü diğerleri ile paylaştığınız ve nefes alırken diğerlerinin de DNAsından aldığınız için hava size tüm yaşamla bağlantınızı öğretir.
     Suya şükranınızı sunun. Su olmadan yaşam olmaz. Annenizin rahminde büyürken sizi sarmalayan ve daha sonra dünyaya gelişinizde size eşlik eden suydu. Su, hücrelerinizi yaşam veren besinle doldurur. 
     Güneşi selamlayın ve büyümenizde ihtiyacınız olan enerjiyi size verdiği için teşekkürlerinizi sunun.  Güneş size yaşam tutkusunu hatırlatır ve içinizde parlayan ilahi ışığı yansıtır. Güneş karşılık istemeden verdiği için ile koşulsuz vermeyi öğreten bir öğretmendir.
     Ay ve yıldızları selamlayın, onurlandırın ve paylaştıkları güzellik ve bilgelik ve size verdikleri rehberlik için teşekkürlerinizi sunun.  Gece göğünün güzelliğini yansıtan ışığınızla parlayarak ay ve yıldızları onurlandırırsınız.
     Nefesinizi verirken elementlerde yaşayan tüm canlı varlıklara, herşeyin içinde yaşayan ruha sevginizi gönderin. Hayvanları, kuşları, böcekleri, balıkları, sürüngenleri, ağaçları, mineralleri ve kayaları onurlandırın.
     Huzur, ahenk, sevgi, ışık ve bollukla dolu bir hayatı yaşayabilmeniz için pek çok fedakarlıkta bulunmuş olan yardımcı ata ruhlarını onurlandırın, selamlayın ve teşekkürlerinizi sunun.
     Size yaşamın sihrini hatırlatan periler, elfler ve orman koruyucuları olan Gizli Halkı onurlandırın, selamlayın ve teşekkürlerinizi sunun. Bu doğa ruhları Yeryüzünü korurlar ve çok severler. Size bir yuva sağlayan, yaşadığınız toprağın ruhuna teşekkürlerinizi sunun.
     Bilgelik, şifa ve koşulsuz sevgilerini paylaşmayı sürdüren tüm yardımcı ruhlara teşekkürlerinizi sunun.  Derin, zengin ve sevinç dolu bir yaşama giden yolunuzu aydınlattıkları için onlara teşekkür edin.


Sonlandırma ve Kapanış

Yolculuk/meditasyon/seremoni çalışmanızdan tümüyle geri döndüğünüze emin olun. Bir seremoni sırasında yolculuk yaparsanız, yolculuk yaptığınız odaya  gittiğiniz yolu geriye doğru takip ederek dönün.  Eğer tümüyle topraklanmış hissetmezseniz lütfen geri dönüşü tekrar edin. Bunu dinlediğiniz Cddeki geri dönüş ritmini yeniden çalarak yapabilirsiniz. Eğer davul ya da çıngırağı kendiniz çalıyorsanız, geri dönüş ritmini yeniden çalabilirsiniz. Ya da iki tane sopa bulabilir ve onları çalarak yavaşça görünmeyen alemlerden tümüyle topraklanmış biçimde bütünüyle geri dönebilirsiniz.  

Bir yolculuk ya da seremoniden sonra bedeninizin toprakla bağlantı kurduğunu tümüyle deneyimlediğiniz bir meditasyon yapabilirsiniz.  Bir ağacın altında oturduğunuzu hayal edin ve ağacın toprağın derinliklerine köklendiği gibi köklendiğinizi hissedin.  Kökler ne kadar güçlüyse ağaç da o kadar güçlüdür.

Bir yolculuk ya da seremoniyi tamamladığınızda çalışmaya katılmış olan tüm yardımcı ve şefkatli ruhlara teşekkür edin. Çalışmanızın tamamlandığını söyleyin. Bunu zaten biliyor olsalar da teşekkür ederek çemberi kapatmak nezaket göstermektir.

Creating a Human Web of Light – Turkish

 İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak

human web light 1200x630

Hayal edin.“Hayal edin.Doğmadan önce, evrenin yaratıcı gücüne bağlı,  küçük bir ışık kıvılcımıydın yalnızca. Yeryüzüne baktın. Harikulade yaşam formlarıyla dolu ne güzel bir gezegen. Dünya üzerindeki yaşam olasılıkları üzerine düşünmeye başladın. Okuyucu, yaşamın değerini ve tüm yaşamın sevgi, ışık, sevinç, uyum, huzur, eşitlik ve bolluk deneyimlemek için yaratıldığını hatırlıyor musun? Eğer bunu içinin derinliklerinde hissedebiliyorsan, doğru olduğunu biliyorsun.Eğer hissedemiyorsan üzülme, ben hatırlamana yardımcı olacağım. Biz, ruhsal ışığımızı ve enerjilerimizi, hatırlamak ve yaşayan tüm varlıklar için harikulade bir yaşam yaratmak için biraraya getiren bir topluluğuz. Vizyonumuzu hatırlamalı, ona odaklanmalı ve bu vizyonu hep birlikte birarada tutmalıyız. Değişen zamanlarda ancak bu şekilde başarılı olabiliriz.” Değişen Zamanlarda Nasıl Başarılı Olmalı”dan alıntıdır. Sandra Ingerman (Weiser 2010).

Medicine for the Earth (Yeryüzü için Şifa) için çeşitli ruhsal öğretileri araştırdığım sırada, ezoterik biilgilerin altında yatan prensibin yaşamın ışıktan yaratılmış olması olduğunu öğrendim. Egoya sahip varlıklar olarak, sıklıkla gerçek doğamızı unutuyoruz ve kendimizi bedenlerimiz ve kişiliklerimizle fazlaca tanımlıyoruz. Bizler bedenlerin içindeki ışığız. 

Simyacılar gerçekte kurşunu altına dönüştürmemişlerdir. Aksine, kurşun gibi ağır olan bilinci altın renginde ışıyan bilince dönüştürmüşlerdir.   Dünyanın dört bir yanındaki gizemcilerin şifa verdikleri esnada parladıkları ve ışık saçtıkları görülmüştür.

Yeryüzü için Şifa kitabımda tüm ruhsal geleneklerdeki ışık kavramı üzerinde durdum.

Işığız ve buraya parlamak üzere geldik. Ama çoğumuz hem gerçek doğamızı hem de neden buraya geldiğimizi unutmuş durumdayız. Sevgi ve ışıktan yaratıldık ve sevgi ve ışığız. Dünya üzerinde parlayabildiğimiz kadar parlamak hepimizin doğuştan gelen hakkı.

Çoğumuza küçük yaşlardan itibaren çok fazla parlamamamız öğretildi. Eğer çok fazla parlarsak kimsenin bizi sevmeyeceği. Yalnızca birkaç tane “yıldız” olabileceği ve senin bunlardan biri olmadığın. Bu sana tanıdık geliyor mu?

Neden dünya üzerinde yalnızca birkaç tane yıldız olsun ki? Şimdiye kadar hiçkimsenin yıldızlara bakıp da “keşke şu yıldız bu kadar çok parlamasa, ışığıyla diğerler yıldızların ışığını bastırıyor” dediğini duymadım. Burada bu inanç neden var?

Hepimizin, üzerimizdeki gece göğünün güzelliğini yansıtacak şekilde,  kendi ışığıyla parlamasının zamanıdır. Dünyadaki karanlık yerleri aydınlatabilmek için hepimizin ışığıyla parlaması gerek.

Aylık bazda insanlardan oluşan bir ışık ağı yaratacağız. Bu yalnızca şu anda ihtiyacı olan yerlere ışığı götürmekle kalmayıp aynı zamanda da bizi şifalandıracak ve gerçek doğamızın ışık olduğunu hatırlamamıza yardımcı olacak. Işık olduğumuzu hatırlayan binlerce kişiyle bağlantı kurmak da son derece şifalandırıcı olacak. Bu kavramı diğerleriyle de paylaştıkça, biliyorum ki, ışık ağımız genişleyerek dünyaya ve üzerindeki tüm yaşama etki edecek.

Yeryüzü için Şifa kitabımda niyet + uyum+ sevgi + konsantrasyon + odaklanma + birlik+ imajinasyon = dönüşüm olduğunu öğretiyorum. Bu formül bize ışık olduğumuzu hatırlamak ve onunla parlamasına izin vermek için yardımcı olacak.

Işık olan gerçek doğanızla bağlantı kurmaya başlamak için rahatlatıcı, sakinleştirici bir müzik seçin ve sessiz bir yere geçin. Sizi merkezlenmiş bir konuma götürerek uyum ve sevgiyi deneyimleminize izin verecek birkaç derin nefes alın. Varlığınızda parlayan ışığı deneyimlemek niyetinizle birlikte içeri girmek kendinize izin verin.  Bu sizi yaratıcınız veya evrenin gücüyle birlik haline getirecektir.  Odağınızı sabitleyin ve niyetinize konsantre olun. İmajinasyonunuzun içsel ışığınızı görmek ve hissetmeniz için yardımcı olmasına izin verin. Işığınızın tümüyle parlamasına izin verin. Bu ışık her zaman oradadır ve kullanmakla bitmez. Işığınızın paylaşılma ve sizin tarafınızdan yenilenme kapasitesi sınırsız. Işığınız yokedilemez ve sizden alınamaz. Tükenmek konusunda endişe etmenize gerek yok çünkü bu ışığın kaynağı her zaman sonsuz bereketli.

Deneyimizi tüm bedeniniz için bir deneyim haline getirin. Bunu yapmaya ışığınızın varlığınızın merkezinden parlamasına izin vererek başlayın. Bu  ışığın bedeninizdeki her hücreye yayılmasına izin verin. Kendinizi ışığınızla tamamen dolu hissettiğinizde yaşam ağıyla bağlantı kurarak titreştiğinizi deneyimleyin.  Işığınızın bu şekilde titreşen bedeninizden yayılmasına izin verin. Işığın bedeninizin her bölümünden yayıldığını deneyimleyin.

Işığınızı deneyimleyip, parlaklığının sizden yayılmasına izin verdikten sonra nefesinizi ve niyetinizi kullanarak bulunduğunuz durumdan çıkın. Geri dönün, gözlerinizi açın, bedeninizi hissedin, parmaklarınızı oynatın ve dünyaya şifalandırıcı enerjiyi parlayarak getirecek olan  diğerleriyle bağlantı kurmaya hazır olduğunuzu bilin.

Uygulamaya ışığınızın parlamasına izin vererek başlayın. Sonraki uygulamanız gün içinde ışık solumak olsun.

Işığınızla bağlantı kurup, yaşamınızda parlamasına izin verdikçe titreşiminiz değişecek. Işıklarımızı biraraya getirip dünyada paylaştıkça gezegenin titreşimini de değiştiriyoruz. Niyetinize odaklı kalmanız büyük önem taşıyor.

Bunu yaparken, dua veya sözcük kullanmamanızı öneriyorum. Yalnızca ışığınızla parlayın ve gezegendeki karanlık yerlere ulaşıp dokunacak olan gezegensel ışık ağına katılmak için kendinize izin verin.

İlk meditasyon, 2000 yılı kış gündönümünde , ışığın geri dönüşünü kutlamak için yapılmıştı. Bu meditasyon esnasında insanlara yaşadıkları yerlerde gündönümünün başlangıcıyla beraber ışıklarını parlatmaları söylenmişti. Bunu yaptığımızda ışık, ülkeden ülkeye geçerek büyüdü. Işık yerküreyi gezdi. Ama orada durmadık. Tüm gün ve gece boyunca parlamaya devam ettik. Bu şekilde, gündönümü ile parlamaya başlayarak dünya çapındaki ışık ağını birleştirdik ama gün ve gece boyunca parlayarak bu ağı canlı tuttuk.

İnsanlardan oluşan ışık ağı yaratma meditasyonları her dolunayda, yansıttığımız ışığı gücüyle  büyüten her dolunayda devam ediyor.  Her dolunayda ışığınızı parlatma ve gün ve gece boyunca global bir insan ışık ağına bağlandığınızı imgeleme çalışmanıza devam edin. Ve bunu her dolunayda yapmaya devam edelim. Hem kendi yaşamlarınızdaki hem de gezegendeki titreşim değişimi ve şifalanmayı imgeleyelim.

Dolunay kutlamalarında bir grupla çalışması yapıyorsanız, ışığınızın parlamasına izin verirken, ellerini ve ışıklarınızı birleştirin. Grubunuzun ışığının dünya üzerindeki tüm diğer gruplarla birleştiğini deneyimleyin. Kocaman bir ışık ağıyla birleştiğinizi deneyimleyin.

Eğer yalnız çalışıyorsanız, sessiz bir yere gidin ve ışığınızın parlamasına izin verin. Dünyanın dört bir yanında ışıldayan ışık ağıyla birleştiğinizi deneyimleyin.

Bir arkadaşım bana çocukların her zaman parladığını anımsattı. Çocuklarınızı da bu uygulamaya katın.

Hatırlayın tüm yaşam ışıktandır. Siz ışıksınız, hepimiz ışığız, devasa bir ışık ağında biraraya geliyoruz.

Delaware’de Yeryüzü için Şifa eğitimleri veren Kate, 2010 yılında bir önerisini yazmış. Ayda bir yerel bir grupla ışık ağı örmek için buluşup, aşağıdaki gibi çalışıyorlar:

“Işık ağını yukarı ve dışarı doğru örmek yerine yerin derinliklerine kökler örüyoruz. Tüm kökler bir defa herkesin ışığıyla birleştiğinde, ışıklar yerden fışkırıp dünya üzerindeki tüm varlıkları sarıyor.”

Yukarıdaki aşağıdaki gibidir, dışarıdaki içerideki gibidir prensibinden hareketle, spiritüel topluluğun “içerideki gibidir” bölümünü geliştirmesi önemli. Zira spiritüel topluluğun çoğu üyesinin ruhsal çalışmalar esnasında bedenini bırakma eğilimi var. Çalışmamızın gücü bedenimizin içinde kalarak, içten parlayan bir yıldız olarak parlamamızdan geliyor.

Işık ağını toprakta köklendirmeyi deneyelim. Işık ağını yeryüzünün içinde ve her tarafında gerçekten hissetmek istiyoruz.

                                              Global Topluluğumuz için Aylık Şifalanma Önerileri

Görünen o ki bilinç hızla değişiyor. Uyum içinde yaşamayı öğrendikçe bu durumun elbette birçok ödülü var. Her değişim yaşamlarımızda bir ölüm gerektirir. Bunun nedeni yeni bilinç ve farkındalık düzeylerine geçerken bizi desteklemeyen şeyleri bırakmamızın gerekmesi.

Şimdiye dek hiç bu kadar fazla sayıda insanın zor zamanlar geçirdiğini görmemiştim.

Değişim Haberleri’nde de sık sık yazdığım gibi değişik farkındalık ve bilinç düzeylerindeki paradokslarla dansetmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Zira , eşzamanlı olarak işleyen birçok düzey var.

Bir düzeyde hepimiz bağlantılıyız ve hepimiz ruhuz. Spiritüel durumda hepimiz kutsalız ve her zaman mükemmeliz. Aynı zamanda, insan olmanın koşulunun bir parçası da ego sahibi olmak. Ve ego kendisini diğer tüm yaşamdan ayrı olarak görmekte. Bu ayrılık hali ise korku, öfke ve diğer çeşitli duyguları yaratıyor. Fiziksel hastalıkları yaratan da bu ayrılık hali.

Dönüşüm uygulamamızı yapmaya devam ederken bu ayrılık hallerini de şifalandırmaya başlıyoruz. Daha yüksek düzeydeki bilinç durumuna hareket ederken evrenin kusursuzluğuna teslim olmayı da öğrenmeliyiz.  Ve bazen bunu yapmak zor ve kendi kutsal ışığımızı hatırlamaya ihtiyacımız var.

Dönüşüm Haberleri’ni okuyan dünya çapındaki topluluğumuza yardımcı olmak için ışıktan bir insan ağı yaratma uygulamasının yanına bir şifalanma çemberi eklemeye karar verdim. Dolunayda yeryüzünün içinde ve çevresinde bir ışık ağı örmeye devam edeceğiz. Ve parıltımızın yardım isteyenlerin de  içinden parlamasına olanak veren bir çember oluşturacağız.

Önerim şu. Eğer uygulayıcı olarak gönüllü olmak isterseniz, kendinizi diğer uygulayıcılarla beraber bir çemberde ayakta veya otururken imgeleyin. Hatırlayın ki Dönüşüm Haberleri birçok farklı dile tercüme ediliyor. Birlikte çalışan çok büyük bir global topluluğumuz var.

Niyetimiz kendi kutsal ışığımız deneyimlemek ve onu içsel çembere yaymak.

Çemberimizde acı çekenleri görmüyoruz. Her bireyin içindeki ilahi mükemmeliği teslim ediyoruz. Böylelikle insanları acı çekme teşhisiyle kısıtlamak yerine onları kendi kutsallıklarına yükseltiyoruz.

Yazar ve eğitmen Eric Pearl “kuantum fiziğinde bir parçaçığın davranışını değiştirirseniz, diğer bir mekanda bulunan başka bir parçaçık, ister santimetler isterse evrenler uzaklığında olsun, derhal tepki verir” diye öğretir. Daha düşük frekanslar daha yüksek frekanslara katılır veya uyumlanır, tersi değil.

Böylelikle Yeryüzü için Şifa çalışmasının esas prensibine dönersek, dünyayı değiştiren ve diğerlerini şifalandıran kim olduğumuzdur, yani buradalığımız ve yaydığımız ışık.

Enerji göndermiyoruz veya kimseyi şifalandırmaya çalışmıyoruz. Yalnızca kendi ilahi sevgi ve ışığımızın, yardım isteyenlerin ilahi ışıklarını kıvılcımlamasına izin veriyoruz.

Kendinizi diğer uygulayıcılarla birlikte bir çemberde ayakta veya otururken imgeleyin. Dönüşüm (transfiguration) çalışmanızı yapın ve elleriniz çemberin içine dönük olarak ilahi ışık ve sevginizi yayın.

Eğer yardıma ihtiyacınız olduğunu hissederseniz kendinizi dünyanın dört bir tarafından insanların oluşturduğu bir çemberin içinde uzanırken imgeleyin.

Rolünüz uygulayıcılarımız tarafından paylaşılan ışığı absorbe etmek. İlahi sevgi ve ışığı varlığınızın her hücresine absorbe etmek için bir benzetme düşünün. İşinize yarayan bir benzetme bulabilmeniz umuduyla sizlere birkaç örnek vereceğim. Suya konulduğunda tüm suyu emen bir sünger düşünebilirsiniz. Yağmur altında günlerce kalan bir çiçeğin güneş açtığında onun ışığını emdiğini düşünebilirsiniz. Belki çok fazla güneş alan bir çiçeği ve yağmur başladığında ona hayat verip besleyen suyu nasıl içtiğini düşünebilirsiniz. Veya perdeleri sıkıca kapalı bir odanın perdeler açıldığında günışığıyla dolduğunu düşünebilirsiniz.

Bırakın dış çemberin ışığı kendi ışığınızın bedeninizdeki her hücreden akışını tetiklesin. Bu, bizi ilahi mükemmellikle ve ışık ağıyla yeniden bağlantıya geçirir. Bu, duygusal ve fiziksel hastalıkları yaratan ayrılık hallerini şifalandırır. Ve hepimizin yaşamın bize getirdiği güçlük ve fırsatlara doğrulmamızı sağlayacak güce sahip olduğumuzu hatırlatır.

Ve günün ve gecenin çeşitli zamanlarda değişik rollerde de olabilirsiniz. Bir süre uygulayıcı olabilir ve sonra çemberin ortasına uzanabilirsiniz.

Ve zamanın dışında çalıştığımız için bu çalışmayı ne zaman yaptığınızın da bir önemi yok. Çalışmalarımızın eşzamanlı olmaları gerekmiyor.

İnsanlardan oluşan ışık ağını yaratmak için yalnızca dolunay zamanı ile sınırlı değiliz. Kalbimin çağırdığı tüm zamanlarda ışık ağını besliyorum. Ve elbette ki ışığımızı günlük olarak global topluluğumuza yaymaya devam edebiliriz. Çalışmamızın aslı ışığımızı dünyaya aldığımız her nefes ve attığımız her adımda yaymak.

Transmutation News – May 2021 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Mayıs 2021

Geçen aylarda küf ile ilgili sorunlarla uğraştığımı yazmıştım. Küfü bertara etmek için gereken her eşyi yaptım ve kesinlikle başarılı oldum. Fakat unuttuğum bir öyküyü hatırladım. Ve şimdi yaptığım çalışma da bununla ilgili.

1980 lerin sonunda 90’larda Doğu Sahilinde pek çok eğitim verdim. Orada pek çok takipçim vardı. Fakat eğitim verdiğim tüm salonların ve kaldığım odanın siyah küfle kaplı olmasıydı. O siyah küf adeta duvar kağıdı gibi odaları kaplıyordu.

Bunlar bütüncül tıbbın popüler olmasından önceydi. Sıradışı vakalar ve özellikle de çevresel faktörler üzerine uzmanlaşmış bir doktorum vardı. Ve yürüyebiliyordum.

Farklı tedaviler üzerine konuştuk. Yine o günlerde tıbbi olarak küfün nasıl ele alınacağı bilinmiyordu. Bugün ise içinde küfün geçmediği bir konuşma yapamıyoruz. Bu, günümüzün önemli sorunlarından biri.

Neyse, doktorum bana son derece ilham verici bir öykü anlattı. Doktorumun benim gibi küfe karşı çok allejik olan bazı hastaları vardı. Ve benim gibi onlar da koşullarını değiştiremiyordu.

Ve sanırım Kuzey Carolina’daki bir kiliseyi duymuşlar. Tedavi ise bu kiliseye seyahat etmek ve şifa için orada kalmakmış. Ve şifa da Baba ve Kaynak ile olan bağlantınızı iyileştirmekti. Tüm hastalıkların Tanrı ya da Kaynak’la olan bağlantının kopmasından kaynaklandığına inanılıyordu

Küfe alerjisi olan kişileri her bir santimi siyah küfle kaplı karavanlara yerleştiriyorlardı. Haftalarca burada kalıyor ve tüm zamanınızı dab u karavanda geçiriyordunuz.

Gün boyunca kilisede oturup Baba ile olan sorunlarınızı çözüyordunuz. Oraya giden iki kadının kilisede geçirdikleri zamanda küf alerjilerinin iyileştiğini biliyorum.

O kiliseye hiç gitmedim. Neden gitmediğimi hatırlamıyorum. Bunu ilginç buluyorum çünkü şifaya ilgim büyük. Fevkalade çalışmalarına şahit olmak için gitmek isterdim. İnsanlara sevgiyle davranılıyordu ve orada oldukları zamanda iyileşiyorlardı.

Bunları yazmamdaki neden inanç sistemlerimizin bazılarını kapsaması. Çünkü günümüzde gizemli hastalıklardan muzdarip olan pek çok kişi var. Bu son derece sıradışı. Ya hiç bir açıklaması yok ya da yalnızca teorilerden bahseden ve bubları destekleyemeyen çok ünlü doktorlar var.

Pek çok yönden yeni zamanlara giriyoruz. Bilincin de değiştiği bir zamana girdik. Bu zamanda bedenlerimiz de değişiyor. Ruhsal olarak evrimleşir ve farklı varlıklara şekil değiştirirken bedenlerimiz ne tip bir travma geçiriyor? Bu kendi başına bile ele almak için ilginç bir soru.

Her hastalığın pek çok katmanı olduğu gibi, yine her hastalığın fiziksel, duygusal ve spiritüel nedeni olduğunu da anlamamızı istiyorum. Fakat genelse farkına vardığımızdan çok daha fazla tedavi seçeneğimiz de mevcut. Benim durumumda ise, tıp bana yardımcı olamadığı için kendi başıma hareket etmek zorunda kaldım. Hastalığımın duygusal nedenini bulmak için yaptığım kişisel yolculuk çalışmamda derinden kederli olduğum bir zamanda kendimle ve Kaynakla olan bağlantımın kopmuş olduğunu keşfettim. Ve bu zamanda önemli olduğunu anlattığım gibi, çalışmam da bağlantımı yeniden kurmak ile ilgiliydi.

Değişen döngülerin içinde olduğumuzdan, ki doğada döngüler çok yavaş değişir, içimizde de değişen pek çok şey var. Kendimizle, yaşam ağıyla, yardımcı ruhlarımızla ve Kaynak’la bağlantıda kalmalıyız. Bu enerjilerle yeniden bağlantı kurarak, akışta kalırız ve derslerimizi almaya devam ederken daha güçlü oluruz. Tüm varlıklarbirbiriyle bağlantılıdır. Yaşam ağını sanki dışımızdaki bir televizyon görüntüsü gini seyretmeye eğilimliyiz. Gerçekten sağlıklı olmak için yaşam ağına yeniden örülmemiz gerekir.

Bu ay bağlantınızı sağlıksız biçimde kaybetmiş olabileceğiniz yerlere ve nerede yeniden bağlantı kurmanız gerektiğine bakın. Sizleri “Seremoni Kitabı” adlı kitabıma yönlendirmek isterim çünkü bağlantınızı yeniden kurmanıza ve şifalanabileceğiniz sağlıklı bir çevre yaratmak için bağlarınızı kesmeniz gereken insanlar, yerler ve olaylarla bağlantınızı kesmenize yardımcı olacak muhteşem seremonilerle dolu.

Dolunay 26 Mayıs’ta. Haydi dikkatimizi ruhsal ışığımızla, çemberimizle, Kaynakla, yaşam ağıyla ve Yeryüzü ile yeniden bağlantı kurmaya verelim. Ve bu muhteşem gezegenin her yerini güzel sevgi dolu ve ışıkla dolu enerjilerle dolduralım.

Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız, dolunay seremonimizin detayları için lütfen ana sayfadan İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak başlıklı yazıyı okuyun.

Bu ayın kaydı için Karen Fur rile birlikte yaptığımız bir ses kaydı kullanıyorum. Karen www.shamanicteachers.com sitesinde listelenmiş harika bir eğitmendir, transfigürasyon çalışmasını çok sever ve pek çok gruba da liderlik ediyor. Bu programda transfigürasyon çalışmasının tüm tarihini ve bu çalışmaya nasıl başladığımı anlatıyorum. Sonrasında Karen bize bir transfigürasyon seremonisinde liderlik ediyor. Bu şekilde çalışmaya karar vermemin nedeni İsis’in bana ışığın farklı nitelikleri olduğunu göstermiş olması. Ve Haziran ayındaki gün dönümünde, ışığın bu farklı niteliklerinden bazılarını bir yolculuk ya da seremoni ile keşfetmek istiyorum. Ama çoğunuz bu bültenle ve transfigürasyon çalışmasıyla yeni tanışmış olduğunuz için, bunun size çalışmayı tanıtmak için iyi bir yol olduğunu düşündüm. Böylece Haziran’da grubun geri kalanıyla birlikte çalışmak için hazır olacaksınız.

Bu kaydın yalnızca ses kaydı olduğunu yeniden hatırlatmak isterim.

Sağlık ve mutlulukla dolu bağlantıları kutladığınız mutlu bir ay diliyorum.

Transfigürasyon uygulaması linki aşağıda:

Copyright 2021 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.

Transmutation News – April 2021 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Nisan 2021

Hatırlıyorum da 7 yaşlarımda Brooklyn’de büyürken, şahit olduğum eşitsizliğin düzeyi beni çok rahatsız ederdi. Bazılarının diğerlerinden fazlasına neden sahip olduğunu anlayamazdım. Neden bazı insanların yiyeceği vardı ama diğerlerinin yoktu anlayamıyordum. Neden herkes aynı süreyle çalışırken bir iş diğerinden fazla kazandırıyordu?

Aşırı nüfus sahibi olan dünyaya bakarken açıkça yaşamlarımızda ortaya çıkan bu sorularla zorluk çekiyorum. Eşitlik hiç yok. Hizmetlere erişebilen ve erişemeyen insanlar var, yiyecek ve barınak bulabilen insanlar var ve bazıları da aç ve barınak bulmaya çalışıyor. Buna çok değerli doğa varlıkları da dahil.

Şu anda gerçekleşen pek çok ayrım mevcut ve her şey o denli dengesizleşmiş durumda ki “otoriteler” eylem ve davranışlarımızı kontrol etmek için daha fazla önlem alıyor. Aynı zamanda, bizler de bağımsızlığımızı ve özgür irademizi istiyoruz.

Erkek kardeşimin arkadaşlarından bir tanesi gerçek bir entellektüeldi ve ben yedi ve o da 10 ya da 11 yaşlarındayken, gerçekten derin felsefi sohbetler ederdik. Dünyadaki bütün sorunları çözmeye çalışırdık ve neden herkesin eşit kaynaklara sahip olmadığı sorununu konuşurduk.

Bu konuyu açmamın nedeni, öyle insanlar var ki sahip oldukları zenginlik ve kaynaklarla ne yapacaklarını bilemezken, diğerleri bir öğün yemek ve barınak bulmaya çalışıyor. Hepimiz şeffkatli insanlarız. Sosyal sorunlarımızı çeşitli biçimlerde düşündğünüzü tahmin ediyorum.

Bu dünyada yeni bir sorun değil. Dünyadaki ayrışmanın inanılmaz boyutlara eriştiğini hissediyorum. İklim, sağlık, siyaset, ırk, ruhsallık, aşılar gibi pek çok konuda ayrışmaların artmasıyla farklı gerçeklik boyutlarının oluştuğunu group hissedebiliyoruz.

Bu konuyu, yüzeşmekte olduğumuz eşitsizliğe gerçek bir çözüm sunmak amacıyla yazmıyorum. Aşı ve aşının nüfusları birden çok sınıflara ayırması şu anda bakabileceğimiz bir örnek. Yani ayrım gitgide artıyor.

İnsanların ve tüm doğa varlıklarının özgürlük ve kaynaklar için bu temel haklarına tepki nedir. O kadar çok insan var ki herkes ihtiyacı olan yardımı alamıyor. Bu sorun nedeniyle, bir günü kurtarmak için çabalayan çocukları ve ebeveynlerini görünce uyuyamıyorum. Dünyanın dört bir yanındaki insanların yüzlştiği travmaları deneyimlemedim. Fakat yeterli yiyeceğe sahip olmamayı ve bir sonraki barınağımın neresi olacağını bilmemeyi çokça yaşadım. Bunun size duygusal olarak nasıl yıpratıığını biliyorum.

Pek çok düzeydeki ayrışma bizleri duygusal olarak o denli yıpratıyor ki inançlarımızı, ahlakı, felsefemizi ve ruhsal uygulamalarımızı yeniden değerlendiriyoruz.

Fiziksel düzeyde ihtiyaç sahiplerine bağış yaparak eylemde bulunabiliriz. Yiyecek, barınak, nezaket, onurlandırma ve saygı ihtiyaçlarını seslendiremeyen tüm canlı türlerinin çocuklarının sesi olabiliriz.

Diğerlerine nezaket gösterebiliriz. Ruhsal düzeyde, kabule ihtiyacı olan herkesi onurlandırabilir ve saygı gösterebiliriz.

İnsanlar sürekli bana bunun yetmeyeceğini söylüyor. Ama bununla ilgili ilk elden deneyimim var. Yiyecek parası için avuç açmak zorunda kaldığımda birinin üzerime tükürmesiyle bir gülümseme ya da umut veren bir kelime etmesi arasındaki farkın nasıl hissettirdiğini bilirim.

Tavrımız ve ruhsal davranışımız önemlidir. Bunlar fark yaratır.

İnsanlar sevgi ve nezaketin yeterli olmadığını söylemeye devam edemez. Bunlar ruhun gıdası! Ve o sevgi, özellikle az olduğunu hisettiğinizde, birinin ışığının uzun süre parlamasını sağlayabilir.

Walking in Light kitabımda inziva merkezlerindeki workshoplarda yapmayı çok sevdiğim çok güzel bir seremoniyi paylaştım. Ama online olarak yapmak için de çok güçlü bir seremoni. Bu seremoniye İçsel Işık Odası diyorum.

Bu yolculukta, yüzü olmayan sevgi dolu varlıklarca karşılanıyor ve Yeryüzünün içindeki İçsel Işık Odasına götürülüyorsunuz. Bu odada milyonlarca insane bulunuyor ve yaşam ağının ipliklerini onarıyorlar. Ama bunu anonym olarak yapıyorlar. Kimse kimsenin yüzünü görmüyor. Fark yaratan şeyin görüntünüz, ne kadar ünlü ya da varlıklı olduğunuz olmadığını gösteren çok güzel bir yolculuk. Önemli olan tek şey yaşam ağında ne kadar sevgi ve ışık yaydığınız. Ve işin anahtarı da takdir yada onaya ihtiyhaç duymadan yalnızca doğru şeyi yapmak.

Bu ay kaydedeceğimiz seremonide, bu seremoninin farklı bir versiyonunu yapacağım. Çok güzel. Dünyada yürüyen tüm insanları gözlemlemek ve mutluluk veya acı içinde de olsa da bir sevgi ve ışık mevcudiyeti olarak herkesin moralini yükseltme yolculuğu.

Bu muhteşem gezegendeki herkesi besleyecek bu enerji alanını yaratacağımız bu yolculuğu deneyimlemek istediğinizde sizleri yolculuk yapmaya davet ediyorum.

You Tube bağlantısı aşağıda.

Ve deneyiminizin nasıl olduğunu duymak için dört gözle bekliyoruz. Yeni FB sayfamız olan Shamans Are Gardeners of Energy sayfasına yazabilirsiniz. Katılmak için cevaplamanız gereken bir soru var. Cevabı “Transfiguration”.

Dolunay 27 Nisan’da. Haydi toplumun bizden beklentilerinden bir adım uzaklaşalım ve içimizde tuttuğumuz psişik güçlerimizi harekete geçirelim ve ışığımızın özgürcw akarak tüm yaşama ve Yeryüzüne dokunmasına izin verelim. Gezegenimizdeki bu zaman hepimizi kolektifi koşulsuz sevgi ve ilahi ışıkla beslemeye davet ediyor.

Eğer Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız, ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyarak dolunay seremonimizin detaylarını öğrenebilirsiniz.

Copyright 2021 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.

 

Transmutation News – March 2021 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Mart 2021

İsis’in şimdi burada olma konusunda bizi teşvik ettiğini paylaşmıştım. Bana gelecekte olabileceklere çok fazla odaklanırsak, hayatta kalmamıza ilişkin önemli ipuçlarını ve bilgileri gözden kaçırabileceğimizi söylemeye devam ediyor.

Yıllar önce paylaştığım bir cümleyi tekrarlamaya değer görüyorum. Eğer yaşamı sindiremezsiniz, yemeğinizi de sindiremezsiniz. Eğer eczane raflarına bakarsanız, en dolu rafların mide ilaçları için ayrılöış olanlar olduğunu görürsünüz.

Mevcut kalabildiğimiz zaman yaşamın küçük parçalarını sindirmek için absorbe edebiliriz. Ve bu da yaşadığınız muhtemel baskıyı azaltır. Mevcut kalabilmeyi öğrendiğimizde yaşam sadeleşir ve daha “sindirilebilir” hale gelir.

20 Mart’ta ilkbahar ve sonbahar ekinoksuna hoşgeldin diyeceğiz. Bir günün diğerinde nasıl kaybolduğu inanılmaz. Zaman çok hızlı ilerliyor. Bu da mevcut kalmak ve yaşamın güzelliğini absorbe etmek için başka bir neden.

Ekinoksu karşılamak için bir seremoni kaydettim. Bağlantı aşağıda. İngilizce bilmeyenlerin de yapabilmesi için seremoniyi yazacağım. Işık Kazanına Seremoni adı altında kaydettim.

Seremomniyle ilgili daha önce yazdığım yönergelere bakmak için The Shaman’s Toolkit ve Walking in Light kitaplarıma göz gezdirdim. Bu kitapların ikisi de zamansız bilgelikle dolu. The Shaman’s Toolkit adlı kitabımı şamanik olmayan topluluklara hitap etmek için yazdım. Ama buna rağmen öğrettiğim Yeryüzü için Şifa uygulamalarını içeriyor, yalnızca şamanizmden bahsetmiyor. Walking in Light adlı kitabım ise çalışmamın gerçek bir özeti. Umarım kitaplarımı desteklersiniz!

Ruhlar Işık Kazanı seremonisini bana yıllar önce gösterdi. Ateş seremonisinin nötr bir yolu. Eski bir yaranızı, hayal kırıklığını, travmayı, bir ihaneti ışığa bırakabilirsiniz. Evrene bir mektup yazarak Işık Kazanına bırakabilirsiniz. Çalışmak istediğim niyet ise eski bir planı bırakmak ve yaşamın iyiliğini geri getirmek için yardım istemek.

Şifalanmasını istediğiniz bilinç durumlarını size göstermesi için sezgilerinize izin verin. Bunu yapmak için size yardımcı olması için bir yardımcı ruhunuzu çağırın. Ve Işık Kazanına seyahat etmeye niyet edin.

Niyetiniz nedir? Hayat tarafından ihanete uğramış mı hissediyorsunuz? Sizi kim hayal kırıklığına uğrattı? Affetmeniz gereken insanlar var mı? Kendinizi mi affetmeniz gerek? Hayal kırıklığına uğradığınız ve şimdi kalbinizde bağışlamayı bulmaya ihtiyacınız olan olayları ve hayat durumlarını keşfedin. Hangi enerjileri temizlemek ve dönüştürmek istersiniz?

Davranışarınız ya da sözcüklerinizle birine zarar verdiniz mi? Kendinizi affetmeye mi ihtiyacınız var? Yaşadığımız zamanlarda kendini affetmek çok önemli.

İçinizdeki ruhun ve yardımcı ruhlarınızın size incelemeniz, kabul etmeniz ve bırakmanız gereken içsel bilinç durumlarını göstermesine izin verin. Temizlenmek için bu iyi bir zaman. Bağlantılarınızın hangilerini bırakmaya ihtiyacınız olduğuna bakın. Size artık hizmet etmeyen kolektif enerjilerle bağınızı kesin ki farklı bir enerjiyle hareket edebilmek için özgür olun.

Sadece ilahi ışıkla dolu bir kazana seyahat etmeye niyet edin ve niyetiniz size oraya götürsün. Bırakmanız gereken bağlantıları, koparılması gereken bağları, ihanetleri, hayal kırıklıklarını, affetmeniz gerekenleri ve bırakmanız gereken kolektif enerjileri kabul edin. Onların enerjisini ve gücünü sevgiye dönüştüren ilahi ışığa bırakın.

Artık sizi yaşamın ağır enerjisine bağlayan enerjilerden özgürsünüz. Artık farklı bir enerjiyle yolunuza devam edebilirsiniz. Kendinizi yüklerinizden arınmış, hafiflemiş ve özgür hissederek bu yolculuktan dönün.

Size artık hizmet etmeyen ne varsa yok edin. İçinde olduğumuz zaman temizlik için çok güçlü bir zaman. Değişen döngülerde arınmak ve temizlenmek çok önemlidir.

İçsel dünyanıza yeni bir plan örün.

Kuzey Yarımkürede ilkbaharı ve Güney Yarımkürede sonbaharı karşılarken çemberimizi sevgi ve ışıkla sarmak için bana katılın.

İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak adlı dolunay seremonimizi de unutmayalım.

Dolunay 28 Mart’ta. Psişik güçlerimizi sınırlayan eski kalıplarımızdan çıkalım ve ışığımızın tüm yaşama ve Yeryüzüne özgürce dokunmasına izin verelim. Gezegendeki bu zaman bizi kolektifi koşulsız sevgi ve ilahi ışıkla beslemek için davet ediyor.

Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız, dolunay seremonimizin detayları için lütfen ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyun.

Mutlu ekinokslar!

Ekinoks için kaydettiğim Işık Kazanı seremonisinin bağlantısını aşağıda bulabilirsiniz:

Copyright 2021 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.

 

Transmutation News – February 2021 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Şubat 2021

Neredeyse 6 yıldır yoğun bir şifalanma sürecindeyim. Şamanik şifa çalışması almaya başladım. Ve daha sonra pek çok alternatif tıp uygulayıcısına başvurdum. Nereye dönsem bir çözüm bulamadım.Dönüşüm Haberlerinde 20 yıldır paylaştığım gibi, gerçek şifanın içimde olduğunu her zaman biliyordum.

Fakat kültürümüzde ne zaman hastalandığımızı hissetmeye başlasak, bizi etkileyen şeyin çözümü için, bedenimizin bize tam olarak ne olduğunu, dengesizliğin nerede olduğunu ve iyileşmek için neye ihityacımız olduğunu söyleyebileceği ruhumuzun derinliklerine yolculuk etmektense hemen diğerlerinin yardımına başvuruyoruz.

Ama benim gibi, bazılarımız çok inatçı ve her ne kadar işaretlerin beni dışarıdansa içime dönmeye yöneltmiş olduğunu görsem de, çözümü dışarıda aramak daha kolaydı. Sonra sürecimde işler doğal olarak değişti. Beş yıl boyunca, gecenin en derin saatlerinde, şamanların en güçlü çalışmalarını yaptığı zamanda yolculuk yaptım ve yardımcı ruhlarımla çalıştım. Çalışma, hala peşimi bırakmayan ve bedenimin acıyla bükülmesine neden olan şimdi ve geçmişteki sorunları tespit etmekti.

Beş yıl boyunca bedenimdeki acıyı çözmeyi sürdürdüm. Gerçekten inanılmaz bir duyguydu. Bunun benim için acı dolu bir zaman olduğunu söyleyebilirim ama dersler iananılmazdı ve ben kendim, diğerleri, hayat, yaşam ağı ve doğanın döngüleri hakkında çok şey öğrendim. Doğanın döngüleri bana şifamı nasıl bulacağım hakkında en büyük ipuçlarını verdi.

Aralık ayında daha da derine gittim ve çevremde olabildiğince sessizlik yaratmaya çalıştım. Bunu yapmak çok zor oldu çünkü insanlar bana nasıl olduğumu sormak ve benden yardım istemek için eposta yazmaya alışkın. Ama gerçekten tam bir sessizliğe ihtiyacım vardı. Facebook ve epostadan uzak durmanın bir yolunu bulmalıydım. Bunu en zarif biçimde yapmadığımı söyleyebilirim ama yaptım ve ihtiyacım olan sessizliğe kavuştum.

İhityacım olan sessizliğe kavuşur kavuşmaz, bedenim ve yardımcı ruhlarım benimle durmadan konuşmaya ve adım adım gitmem gereken yere yönlendirmeye başladı. Geçmişimi gerçekten bırakmam gerekiyordu. Geçmişim yüklerimden biri haline gelmişti ve ileri giderken bana taşıyamayacağım kadar ağır bir yük oluyordu. Geçmişimin çoğunu gerçekten unutmuştum. Kişiliğime işlemiş olan sorunlar bana artık hizmet etmiyor ve ilerlememi engelliyordu. Pek çok salıverme seremonisi yaptım.

İyileşmemdeki kilit noktanın geçmişime bakmak, ona tutunmamak ve aynı zamanda da ondan uzaklaşmak için istekli olmak olduğunu gördüm. Uzaklaşabildiğimde eski halimden uzaklaştım. Dürüstçe söyleyebilirim ki artık eskiden olduğum gibi olmayı hayal bile edemiyorum. Yeni bir hayata adım atıyormuşum gibi hissediyorum. Ama geçmişimden tümüyle uzaklaşmadan ve ona veda etmeden bu yeni hayatla meşgul olamam.

Bunu sizinle paylaşıyorum çünkü yavaşça yeni bir paradigmaya geçiyoruz ama geçmişimizi yanımızda götüremeyiz. Omuzlarımızda acılığı taşıyarak ve geçmiş ihanetler ve yaraların yüküyle özgür bir yaşama ve sevgi ve ışıkla dolu bir hayata adım atamayız.

Bir dağa tırmandığınızı hayal edin ve yol dik bir yokuşa dönüştüğünde ağır yükleri bırakmanız gerekir. Zirveye vardığınızda onca yükü o kadar uzun zaman taşımış olduğunuza inanamazsınız. Eğer onca ağırlığı taşıyor olmasaydınız yolculuğun ve manzaranın tadına daha çok varabilecektiniz.

Bununla çalışmak için 5 yılım vardı. Çoğunuzun spiritüel, duygusal ve fiziksel tüm düzeylerde çalışmak için odaklanmış olduğunu biliyorum. Eğer yaklaşan yeni fırsatlar sizi heyecanlandırıyorsa, gerçekliğin yeni bir boyutuna adım atmanın tek yolu sizi geçmişe ait dar bir alanda tutan yüklerinizi bırakmak.

Dolunay 27 Şubat’ta. Haydi psişik gücümüzü kısıtlayan geçmişin dar alanından dışarı çıkalım ve ışığımızın Yeryüzüne ve tüm yaşama dokunarak özgürce akmasına izin verelim.

Eğer Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız, dolunay seremonimizin detayları için lütfen ana saydfadan “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyun.

Sbu ay sizler için kaydettiğim seremoniyi umarım beğenirsiniz. Bu haber bülteninin yeni okuyucuları için, her ay bir yolculuk ya da seremoni kaydediyorum. Ve Shamans Are Gardeners of Energy adında yeni bir esin verici Facebook sayfamız var. Eğer katılmak isterseniz, şifre “Transfiguration”.

Aşağıda bu ayın seremonisinin linkini bulacaksınız. Bizler için videoyu kaydeden Sylvia Edwards’a teşekkürler. Bize katılın!!

Copyright 2021 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.

Transmutation News – January 2021 – Turkish

Dönüşüm Haberleri, Ocak 2021

2021’e hoşgeldiniz!

İsis’ten harika ve güzel mesajlar alıyorum, ve bir tanesini bu ayki yazıda sizlerle paylaşmak istedim.

Öncelikle şunu söylemeliyim; bir süre önce ruhlar benimle spiritüel toplulukta giderek büyüyen bir bilinç halini paylaşmaya başladılar ve aşırı tetikte bir psişik bilinç haline girmemek için dikkatli olmamız gerektiğini söylediler.

Hepimiz aşırı atiklik veya tetikte olma halini biliriz. Travmayla büyümüş çoğumuz, çevremizin frekansına adapte olup güvende miyiz değil miyiz anlamak için aşırı tetikle olmayı öğrendik. Şu an toplulukta yaşadığımızın da buna benzer olduğu bana söylendi. İnsanlar ruhani pratikleri aracılığıyla psişik atikliğe erişmeye ve bir sonraki adımda ne olacağını öngörmeye çalışıyorlar.

Halbuki esas dersin anda kalmak, içinde bulunduğumuz anda olana odaklanmak ve geçmişe veya geleceğe bakmayı bırakmak olduğunu söylediler. Biz bunu yapınca ve başka sesleri dinlemeyi bırakıp kendi iç sesimizi dinlemeye başlayınca, kendimiz ve içinde yaşadığımız çevre için şifa yaratacak adımlarla ilgili rehberlik de gelecektir.

İsis, bilincimizi harikulade bir biçimde yükselttiğimizi söyleyerek devam etti. Dünyanın dört bir yanında insanlar içinden geçtiğimiz inisiyasyondan uyanıyorlar. Ama bir döngünün içinde olduğumuzu anlamamız lazım; ve yeni bir döngü başlamadan önce önceki döngüler tamamlanmalıdır.

İsis’e göre insanlar bilinç düzeylerini değiştiriyorlar ve bu değişim, dengeli yeni bir düzenin yaratımına önayak olmalı. Ama dünyevi düzenler uzun zamanda oluşurlar.

İsis, içinde bulunduğumuz durumu açıklamak için benimle bir metafor paylaştı. Şu an yaşadıklarımız bir otobanda araba sürmeye benziyor. Otobanda birçok şerit birleşiyor ve tüm arabalar birbirine çarpıyor. İnsanlar büyük ölçülerde ruhani bilgileri zihnen öğrenmeye çalışıyorlar; ama bu bilgileri sindirebilmek için çalışmamız gereken ruhani ve enerjik seviyede yeterince çalışmıyoruz.

İsis’e göre bunun nedeni hepimizin derin kişisel çalışmalar yapması ve bir dönüşüm döneminde olmamız. Yaratılan kaos nedeniyle de bir açıklık yaratılmış durumda. Bu açıklık herhangi bir gücün girmesine izin verebilecek durumda. Bu yüzden de birçok farklı ruhani metod öğrenmeye çalışarak ruhani enerjimizi gereğinden fazla tüketmemeli ve her pratiğin odaklı çalışma gerektirdiğini unutmamalıyız. Kendi zamanlamasında olacak olan dönüşümü kontrol etmeye çalışıyoruz. Bu dönemde insanlar arasında bir düzen algısı yok.

Bu düzeni yaratmak için de şu an ruhani topluluktaki birçok insanın sahip olduğundan daha fazla konsantrasyon gerekiyor. Dış dünyada olanların dikkatimizi dağıtmasına izin veriyoruz. Eğer psişik aşırı tetiktelik haline girmezsek içimizin derinlerine yolculuk yapıp bu döngüyü bitirmek için ihtiyacımız olan tüm cevaplara ulaşırız. Ama öncelikle dış dünyadaki dikkat dağıtan etkenlerden uzaklaşmalı ve bu yolculuk için gerekli derin çalışmalara odaklanmalıyız.

İsis, insanlığın bu gezegene gelmiş yeni ve çok genç bir tür olduğunu söyledi. Buna rağmen Dünya ve burada barınan tüm hayat üzerinde hakimiyet hissediyoruz. İsis’e göre bu gezegende daha çok yeni olduğumuz için yönetme hakkına sahip değiliz. İhtiyacımız olan denge düzenini getirmek için de toplulukla ve dişil prensiple çalışmamız gerekli. Benimle 20 yılı aşkındır paylaştığı bu prensibe göre dünyada ne yaptığımız değil kim olduğumuz, nasıl bir insana dönüştüğümüz önemlidir.

İsis, karşı karşıya olduğumuz sorunların erkek egemenliğinden kaynaklandığını söyledi.

Ruh’un gücüne teslim olmak yerine egomuza ve zihnimize fazlasıyla kapılıyoruz. Ruh’un gücü bize bu döngüyü tamamlarken rehberlik edecek. İsis, insan türünün ölümüyle yüzleştiğini ve bu dünyada bir insan ölümüyle yüzleşmeye başladığında ruhların onu sevgi yağmuruna tuttuklarını söyledi. Şu an dünyada olan da tam olarak bu. Ruhani güçler tüm insanlığı sonsuz sevgileriyle sarmalıyorlar.

Bu sevgi de aradığımız “tedavi”dir. Şu an yapmamız gereken ise bu sevgiyi kabul etmek ve dönüşümsel çalışmalarımızı yapmak için kendi derinliklerimize inmektir. Doğa’nın nasıl işlediğini de keşfetmeliyiz; çünkü Doğa her zaman mükemmel bir düzende işler. Bir başka deyişle insanların Doğa’yı kurtarmadan önce ondan öğrenecekleri çok şey var.

İsis, gezegeni iyileştirmek için hissettiğimiz tutkunun şu an odak noktamız olmaması gerektiğini söyledi. Dünya gezegeni doğumundan beri iklim değişlikleri geçiriyor. Şu an yaşadığımız, tarihte daha önce tecrübe edilmiş değişimlerden farklı değil. Tek fark insanların; kendileri, Dünya ve tüm hayat için en iyisinin ne olduğunu bilecek kadar evrimleşmiş olduklarını düşünmeleri. Şu an tüm farkındalığımızı Doğa’ya çevirmeliyiz; çünkü Doğa’da mükemmel bir düzen vardır. İnsanlar yarattıkları kaos ile bir sonraki evrim aşamaları için gerekli olan düzeni bozdular.

İsis’e göre bu kaos sakinleşmek için çalışmalar yapan; ama Dünya’yı ve insanlığı çevreleyen yeni enerjiler ile çalışmayan insanlar tarafından yaratılıyor. Bu dönemde birleşik ve bütün bir alan olarak bir araya gelmeliyiz. 11 Eylül trajedisinden beri İsis bu konuda yazı yazmamı istiyordu. Karanlığın güçleri o kadar odaklı ve yoğunlaşmış durumda ki en derin gücümüzle yükselmeliyiz.

Ruhani topluluk her zaman bölünmüş durumdaydı; ama bu dönemdeki ayrılıklar o kadar büyük ve bizi o kadar yıkıcı bir şekilde birbirimizden uzaklaştırıyor ki insanlığı, yaşama hakkı ve özgürlüğü için savaşması gereken bir inisiyasyona sokmuş durumdayız.

İsis, ruhani topluluktaki insanların kötüleşen sağlık sorunlarıyla ilgili de ilginç bir mesaj paylaştı. Bu konu diğer öğretmenlerle konuştuğum bir konu. Yakın çevremin dışındaki öğretmenler de benim gibi sağlık sorunlarıyla karşı karşıyalar.

İsis, fiziksel hastalıklarımız konusunda – sanki bir şekilde başarısız olmuşuz gibi- kendimizi suçlu ve utanç içinde hissettiğimizi söyledi. Yetenekli ruhani pratisyenlerin gecenin karanlık saatlerinde psişik alemlerde yaptıkları yorucu çalışmalardan haberimizin olmadığını belirtti ve bu nedenle gündüzleri dinlenmemiz gerektiğini söyledi. Eğer bu mesaj sizin içinmiş gibi hissetmediyseniz bu bilgiyi atlayabilirsiniz. Ben şahsen bu cümleleri kalbimde hissediyorum. Aslında mesaj basitçe şu: elinizden geldiği zamanlarda dinlenmeye özen gösterin. Herkesin hayatta sorumlulukları olduğunu biliyorum.

İsis’in benimle paylaştıklarının özünü aktarmam gerekirse, egonuzun rehberliğinde ilerlemeyi bırakın ve Ruh’un size rehberlik etmesine izin verin derim.

Egonun yerine Ruh’un size yol göstermesine izin verin.

Geçen yıl da bahsettiğim gibi Dönüşüm Haberlerini şimdiki yeni formatta yazmaya devam edeceğim. Yazılar cömertçe birçok dile çevriliyor.

Her ayki paylaşımlara ek olarak da beraber yapmamız için bir yolculuk veya sizlere rehberlik yaptığım bir seremoni kaydedeceğim. Slyvia Edwards paylaşacaklarımızı Zoom üzerinden kaydetmeye gönüllü oldu ve linklerini de siteye yükleyeceğiz.

Zaman içerisinde www.shamanicteachers.com sitesindeki öğretmenleri birer yolculuk veya seremoni kaydetmeleri için davet edeceğim. Hepsinin harikulade işler yapıyorlar ve onları sizlerle tanıştırmak istiyorum. Kayıtların çoğunu ben yapacağım; ama bir noktada rotasyona başlayacağız.

Her ay tek bir yolculuk veya seremoni kaydedip paylaşacağız.

Bir başka heyecanlı haber daha vermek istiyorum. Küresel çemberimiz için Sylvia ile birlikte “Shaman’s Are Gardeners of Energy” adında bir facebook grubu açtık. Eğer bir süredir Dönüşüm Haberleri’ni okuyorsanız bunun Kadimler tarafından benimle paylaşılan en sevdiğim öğreti olduğunu biliyorsunuzdur.

Eğer katılmak isterseniz bu link’e tıklayabilirsiniz: https://www.facebook.com/groups/991720834662313/.

Katılmak için cevaplamanız gereken bir soru var. Cevabı “Transfiguration”.

Aralık ayındaki gün dönümü seremonisiyle ilgili ilk videoya bağlantıdan ulaşabilirsiniz: https://youtu.be/431Qy5Exiuo

Dolunay 28 Ocak’ta. Ayrılık ve bölünmelerden uzakta bütünleşmiş bir enerji alanı olarak, mükemmel odak ve konsantrasyonla birleşelim. İnsanlardan oluşan bir ışık ağı yaratırken Dünya’yı ve tüm yaşamı Işık ile besleyelim.

Eğer Dolunay seremonilerimizle yeni tanıştıysanız, lütfen ana sayfada bulunan “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” adlı yazıyı okuyun.

Unutmayın, şamanlar enerji bahçıvanlarıdır ve neyi beslersek o büyür. 2021 yılında hangi enerjileri besleyeceksiniz? Düşünceleriniz ve hayallerinizde neler olacak? Geleceğimiz bu soruya verdiğiniz cevap ile şekillenecek.

Mutlu Yıllar!

Copyright 2020 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.

Transmutation News – December 2020 – Turkish

Dönüşüm Haberleri, Aralık 2020

Gerçekten de yepyeni bir seneye doğru ilerliyoruz. Önümüzdeki yıl için öngörülerde bulunmaya çalışmayacağım. Facebook’ta gördüğüm bir yazıya cevap yazıyordum ve parmaklarımdan sihirli bir cümle çıkıverdi.

“İç dünyamız büyüdükçe dışarıdaki dünya daha küçük görünmeye başlıyor.” İçinde olduğumuz bu dönem, dikkatimizi etrafımızdaki delilikten uzaklaştırmak için iç dünyamızda büyümenin tam da doğru zamanı.

Kasım ayı yazısı için bir belge ararken birkaç sene önce yazdığım eski bir Dönüşüm Haberleri yazısına denk geldim. Seneyi noktalamak için mükemmel mesajlar içerdiğini düşünüyorum. 2017 Ekim’i için yazdığım yazı şöyle:

Dönüşüm Haberleri, Ekim 2017:

Fırtına, yangın ve depremlerden etkilenen tüm yaşamı kalplerimizde taşımayı sürdürüyoruz. Onları ilahi güçlerinde ve değişimlerde yollarına devam edecek araçlara sahip olarak görmeye devam ediyoruz. Ve bu felaketlerde ölen tüm yaşama varlıkları ile Yeryüzü’nü onurlandırdıkları için teşekkür ediyor ve eve dönüş yolculuklarının kolay olmasını diliyoruz.

Çalışmamızın anahtarlarından birinin hava durumunu değiştirmeye çalışmamak ve Doğa Ana’yı kontrol edebileceklerini hisseden insanların safına katılmamak olduğunu hatırlayın. Bunun yerine, ruhsal çalışmamızı yapmalı ve tüm yaşama saygılı bir hayat sürmeliyiz. Ve karşılıklılık ilkesine uygun olarak Yeryüzü de bize aynı şekilde tepki verecektir.

Eylül’de, Shift Network’ten verdiğim telekonferans derslerinin birinde, dünyayı egonun gözleri yerine ruhun gözlerinden görebilmek için bir yardımcı ruhla nasıl birleşileceğini öğrettim. Bir yardımcı ruhla nasıl birleşileceğine örnek olarak da kendi öğretmenim olan İsis ile birleştim. İsis’ten gruba acı çekmek hakkında konuşmasını rica ettim. Çünkü pek çok dostum ve öğrencim umudunu kaybetmiş ve dünyada çekilen acılar ve insanların hem birbirlerine hem de tüm yaşama olan kötü davranışlarını görmekten sıkışıp bunalmış hissediyorlar. Çeşitli ruhsal pratiklerin uygulayıcıları umutlarını ve odaklarını kaybediyorlar.

İsis’in paylaştığı mesajın güçlü olduğunu hissettim ve sizi de bir düzeyde etkileyebileceği düşüncesiyle sizlerle de paylaşmak istedim. Mesajın tamamını değil özünü paylaşıyorum:“R

uhların öğrenmek ve evrilmek için enkarne oldukları pek çok gezegen ve boyutlar mevcuttur.

Sizler Yeryüzü’nde sevgi, ışık ve sevinci deneyimlemek için doğdunuz. Ama dersiniz ilk önce acıyı deneyimlemek ve bu acı boyutunun ötesine geçerek içinizdeki (dışınızdaki değil) içsel sevgi ve sevince varmak. Gerçekte, sevinç doğru titreşim değil zira ruhunuzun hissettiği şey çok büyük bir mutluluk, saadet.

Dünyanızdaki öğretmenler, sizinki de dahil, sizleri kalplerinizi sevginin ruhuna açmanız için cesaretlendiriyor.

Fakat bu öğreti sizden bağlantı kurmanız istenilen kalp düzeyi için doğru değil.

Çünkü odağınız fiziksel kalbiniz, ki bu da egonun bir parçası. Ve pek çoğunuz da ıstırabı görüyor ve deneyimliyorsunuz ki bu da evrimsel düzeyde şefkat hissinizi genişletiyor. Sizi insanlığınızın derinliklerine götürüyor. Fakat yine de acının enerjisi, titreşimi ve frekansında kapana kısılıyorsunuz ve dünyayı bu enerjiyle besliyorsunuz. Ve pek çok kişi ıstırap enerjisini taşıdığı için hastalanıyor.

Şu anda hem gerçekte hem de metaforik olarak kırılarak insanlığınızın derinliklerine dokunuyor ve içinizde öğrenmenizi bekleyen en derinlerinizdeki bilgi ve bilgeliğe açılıyorsunuz.

Fiziksel kalbinizin gerisinde ruhsal kalbiniz, gönlünüz vardır. Onunla bağlantı kurmak için çok derinlere gitmenize gerek yok. Pek çok guru, mistik ve ruhsal öğretmen bundan bahsetmiştir.

Kaynakla, sevinçle, saadetle, tüm yaşam ve yaradılışa duyulan koşulsuz sevgi ile bir olan bu ruhsal kalp ıstırabı bilmez. O saadeti bilir, koşulsuz sevgiyi bilir ama bu Yeryüzü’nde acıyı bilmez.

Düşler Diyarında, dünyada tekrar tekrar gördüğünüz yanılsamayı düşleyen milyonlarca egonun olduğunu görüyorum.

Bu Düşer Diyarından çıkarak evrilmiş ruhsal varlıkların dünyayı sevinç ve sevgiyle dolu olarak düşlediği alana geçin.

Egonuzda kısılı kalmış durumdasınız. Yalnızca sonsuz sevinç, mutluluk, koşulsuz sevgi ve Kaynak’ın ışığını deneyimleyen, egonuzun ötesinde bulunan ruhsal kalbinizin boyutundaki gerçekliğe yükselin.

Yeryüzü’nde yeni bir zamanda ve yeni bir evrimin içindesiniz. Hayat oyunundaki rolünüzü bırakın. Uyanmış bir ruhsal varlığın hayatına adım atın. Daha yüksek bir titreşim ve frekanstan çalışmanız gerektiğinde kendi titreşim ve frekansınızı yükseltmek için çaba gösterirsiniz.

Sizi kucaklıyor ve bildiğinizden daha fazla seçeneğiniz olduğunu söylüyorum. Daha yüksek bir bilinç seviyesine değişebilirsiniz.”

Bu ay şamanik müzik ya da meditasyon müziği dinleyin, veya doğada biraz zaman geçirin. Fiziksel kalbinizin hemen gerisindeki ruhsal kalbinize yolculuk yaptığınızı hayal edin. Burası ilahi sevginin, sevincin ve ışığın yayıldığı yerdir. Yüklerinizi ruhsal kalbinize getirin ve onların ne kadar çabuk etkisiz hale gelip ışığa dönüştüğünü hissedin.

Transfigürasyon çalışmanızı yapın ve ruhsal kalbinizden ışıyın. Kalbiniz saf ve kişisel olmayan koşulsuz sevgiyi yayarken sevgi ile var olun.

Dönüşüm Haberlerinin geçmiş sayılarında “Walking in Light: The Everyday Empowerment of Shamanic Life” adlı kitabımda da yazdığım şekilde Düşler Diyarına yolculuk egzersizini paylaşmıştım.

Şamanik yolculuk ya da meditasyon yaparak Düşler Diyarına götürülmeyi isteyebilirsiniz. Burası, dünyanın her yerinden insanların oluşturduğu evrimleşmiş ruhsal bir topluluğun hayallerini dünya için yalnızca en olumlu ve güzel düşleri deneyimlemeye odakladıkları bir alandır. Bu “rüyacılar” içindeki yerinizi alın ve çalışmanızı yapın.

Kış gündönümü 21 Aralık’ta geliyor ve beraberinde içsel büyümemize yardımcı olacak dersleri ve fırsatları getiriyor.

Gündönümünde bir parka veya doğa içinde sevdiğiniz bir yere gidin. Tüm duyularınızı açın ve doğanın güzelliğini içinize çekin. Hayata, Yeryüzü’nü paylaştığımız tüm doğa varlıklarına ve Gaia’ya duyduğunuz sevgiyi hissedin.

Yere uzanın ve kalp atışınızın milyarlarca yıllık yuvanız olan dünya ile birleştiğini hayal edin. Bu duyguyu bedeninizin derinliklerinde hissedin. Bu çalışmayı her yaptığımda hissettiğim bu kadim bağın derinliğine inanamıyorum.

Rüzgarı veya etrafınızdaki nazik meltemi hissedin. Rüzgar yanaklarınıza dokunurken bu dünyadaki ilk yaşam formu olan Hava elementi ile ilişkinizin derinliğini hissedin. Milyarlarca yıllık bu varlık yanağınıza dokunmak veya saçınızla oynamak için size uğradı.

Eğer bir su kütlesinin yakınındaysanız ellerinizi veya ayaklarınızı suya batırın ve dünya üzerindeki ilk denize bağlandığınızı hissedin. Milyarlar yaşındaki bu kadim varlığın sizin için bir mesajı olup olmadığını fark edin. Eğer yakınınızda su yoksa şamanik yolculuk veya meditasyon yaparak da bu seremoniyi gerçekleştirebilirsiniz.

Ve sonra da Güneş’in, Ay’ın, yıldızların gücünü içinize çekin ve ne kadar uzun süredir tüm yaşamın üzerine ışıdıklarını düşünün. Şimdi de sizin üzerinde ışıyorlar. Toprak Ana’nın derinlerinde yanan kadim ateşin tutkusunu hissedin. Sizin içsel ateşiniz, bu güçlü elementin kadimliğiyle buluşmak için yanıyor mu?

İçinde yaşadığımız zamansız gerçekliğin derinliklerine dalın. Dünya’da çok kısa süreliğine var oluyoruz.

Önce, bu kadim varlıklarla ilişkinizin gücünü ve onların sevgi ve desteğini hissedin. Eğer hücresel farkındalığınızın gerçek anlamda açılmasına izin verirseniz bu hissedeceğiniz bağın aklımızla algılayabileceğimiz herhangi bir şeyin çok ötesinde olduğunu fark edeceksiniz.

Şimdi de neden burada olduğunuz sorusu üzerine düşünün. Çok kısa süreliğine burada var oluyoruz. Dünya’daki bu zamanınızla ne yapmak istiyorsunuz? Gaia üzerindeki ekolojik ayak izinizi hafifletecek basit bir hayat değişikliğini nasıl yapabileceğinizi düşünün.


Tüm yaşama duyduğunuz sevgiyi hissedin ve affedilmesi gereken her şey için kendinizi affedin. Elementlerle olan kadim bağınızı, atalarınızı ve burada yaşamış tüm kadim varlıkları onurlandırın. Şu an gözlemlediğimiz hayatın tüm evreleri Dünya’nın tarihi boyunca birden fazla kere tecrübe edilmiştir. Kadim ruhların size anlatabileceği hikayeleri hayal edin. Onlara, yapabileceğiniz ve zaman içerisinde pozitif değişime dönüşecek basit bir hayat değişikliği tavsiyesi sorun.

Bu Gaia’ya verebileceğiniz en güzel hediyedir. Elementlerin ve kadim ruhların sevgisini kucaklarken aynı zamanda kendinize ve tüm yaşama da bir hediye verirsiniz.

Hepinize kışa veya yaza girerken güzel bir gündönümü diliyorum!

Dolunay 29 Aralık’ta. Bu, bizim büyük bir topluluk olarak bir araya geldiğimiz ve istenmeyen enerjilerden arınmak için kolektifi ışık ve sevgiyle sardığımız kutsal bir gündür. Zaman karanlıkta oturma zamanı değil. İlerlemeye devam etmeliyiz.

Ayağa kalkın ve davul çalın, çıngırak çalın, dans edin ve şarkı söyleyin. İçsel yıldız ışığınıza yolculuk yapın ve gökyüzündeki en parlak yıldızlar gibi ışıldayın.

Eğer Dönüşüm Haberleri’ni okumaya yeni başladıysanız lütfen ana sayfada bulunan “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” adlı yazıyı okuyun.

Geçen ay da bahsettiğim gibi Dönüşüm Haberleri’ni bu yeni formatta yazmaya devam edeceğim. Yazılar birden çok lisana çevriliyorlar.

Her ayki paylaşımlara ek olarak da beraber yapmamız için bir yolculuk veya sizlere rehberlik yaptığım bir seremoni kaydedeceğim. Slyvia Edwards paylaşacaklarımızı Zoom üzerinden kaydetmeye gönüllü oldu ve linklerini de siteye yükleyeceğiz.

Zaman içerisinde www.shamanicteachers.com sitesindeki öğretmenleri birer yolculuk veya seremoni kaydetmeleri için davet edeceğim. Hepsinin harikulade işler yapıyorlar ve onları sizlerle tanıştırmak istiyorum. Kayıtların çoğunu ben yapacağım; ama bir noktada rotasyona başlayacağız.

Her ay tek bir yolculuk veya seremoni kaydedip paylaşacağız.

Bir başka heyecanlı haber daha vermek istiyorum. Küresel çemberimiz için Sylvia ile birlikte “Shaman’s Are Gardeners of Energy” adında bir facebook grubu açtık. Eğer bir süredir Dönüşüm Haberleri’ni okuyorsanız bunun Kadimler tarafından benimle paylaşılan en sevdiğim öğreti olduğunu biliyorsunuzdur.

Eğer katılmak isterseniz bu link’e tıklayabilirsiniz: https://www.facebook.com/groups/991720834662313/.

Katılmak için cevaplamanız gereken bir soru var. Cevabı “Transfiguration”.

Bu facebook grubu sadece benim e-mail listemde ve küresel çemberde olanlara açık.

Bu yeni Facebook sayfasının odağı kolektifi ve Doğa’yı hürmet, dua, karşılıksız sevgi ve ışıkla doldurmak. Işık çalışabileceğimiz en yüksek frenkanstır.

Eğer paylaşımlarınız pozitif, saygılı ve onurlu tavırlar çerçevesinde değilse sayfadan kaldırılacaktır. İçinde yaşamak istediğimiz bilince kendimizi tamamıyla adarsak çemberimiz nasıl dönüşür? Gürültüde kaybolmak mı istiyorsunuz, yoksa hayatımızı yaşamanın başka bir yolunu mu deneyimlemek istiyorsunuz?

Beraber güçlü çalışmalar yapmak ve bunu paylaşmak için yeni bir formata sahip olduğumuz için çok heyecanlıyım.

Senenin sonuna gelirken Sylvia Edwards’a aralıksız yardımı ve yaptıklarımızı dünyayla paylaşırken bana verdiği destek için teşekkür etmek istiyorum. O, bu dünya için gerçekten de bir hediye. Sylvia’nın her zaman pozitif kalmak, ilham verici olmak ve kutsal bir alanda var olmakla ilgili kendine has bir yolu var.

Sylvia ve tüm çevirmenlerimize cömert yardımları için teşekkür ederken lütfen bana katılın. Çevirilerin her birine büyük zaman ve emek veriliyor. Tüm emeği geçenleri sevgi ve ışıkla görelim.

Petr Němčanský – Çekçe
Carole Laplante – Fransızca
Catherine Meyer – Fransızca
Bea Salgado – Fransızca
Barbara Gramlich – Almanca
Astrid Johnen – Almanca
Nello Ceccon – Italyanca
Flavia Cavallaro – Italyanca
Miha Masuda – Japonca
Ai Suzuki – Japonca
Els de Graaff – Flemenkçe
Sandra Koning – Flemenkçe
Sofia Frazoa – Portekizce
Tatiana Starikova – Rusça
Ines Fermoso – İspanyolca
Lena Anderheim – İsveççe
Simin Uysal – Türkçe

Copyright 2020 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.

 

Transmutation News – November 2020 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Kasım 2020

Açıkçası, Kasım Dönüşüm Haberlerini ABD’deki seçimlerden önce yazdım. Bu yüzden, eminim ki hem kolektifimizin hem de sizing içinizde uçuşan pek çok duygu mevcut.

Sonuçlar size mutluluk da öfke de verdiyse, Yeryüzü için Şifa çalışması koşulsuz bir yaşam tarzı ve uygulamalar ve seremoniler de biz mutlu da olsak öfkeli de olsak devam eder.

Seremoniler kutsal eylemlerdir ve şamanın değişim aracıdır. Çalışmayı yapmayı bırakmayız.

Dönüşüm Haberleri yıllar içinde farklı fazlardan geçti. İlk başta aylık yazı fikri Bob Edgar’ın teşvikiyle tohumlandı. Bob, parlak bir şamanik eğitmen olan Carol Proudfoot Edgar’ın eşiydi. Halen harika bir eğitmen ve yerel topluluğuyla çalışıyor. Onların web sitesi olan shamanicvisions.com’a dahil oldum.

O zamanlar A Fall to Grace adlı vizyoner romanımı kendim yayınlamıştım.Her ay yardımcı ruhlardan bir öğreti ve onunla uyumlu bir yolculuk paylaştım. Her yazıyı elimle yazıp daktilo etmesi için Bob’a fakslardım.

2000 yılında aylık yazılarım Yeryüzü için Şifa’ya dönüştü. Yeryüzü için Şifa çalışması hakkında yazdım ve çok verimliydim. Bazı aylarda yazılarım 5 ila 10 sayfa arasında olurdu. O zamanlar farklıydı.

Ayrıca aylık seremonimiz olan İnsanlardan Oluşan Işık Ağı’nı da başlattım. İlk yılında Budist bir rahip bana mektup yazarak üyesi olduğu tapınağın her ay bize katıldığını bildirdi. Bir papazdan da mektup aldım ve transfigürasyon seremonisi için bir şarkı yazdıklarını ve her ay şarkıyı söyleyerek bize katıldıklarını söylüyordu.

Bu çalışmayı hayatın farklı alanlarından ve farklı geçmişlere sahip pek çok insanla paylaşmak zengin bir deneyim oldu.

Kolektifimizin ihtiyaçları değişti ve insanalr artık uzun bloglar ve haber bültenlerini okumak istemiyorlar. Benim de paylaşacak çok şeyim yok. Yeryüzü için Şifa ve Ruhsal Işıkla Şifa bizi ilahi ışığımızla, koşulsuz sevgiyle ve Doğa’yla saran kolay pratikler ve seremoniler.

Bu pratikler ve seremoniler kolay olsalar da, olası mucizevi sonuçları görebilmek için ömür boyu süren bir ustalaşma gerektiriyor. Kültürümüzdeki insanların yapabildiklerinin ötesinde bir odaklanma ve konsantrasyon düzeyi gerektiriyor. Ve seremonileri ve günlük çalışmaları sürdürmek de hayatınız ya da dünyanın koşullarına bağlı olmamalı. Ustalık, travma ve çözülmenin ortasında koşulsuz sevgiyi gerektiriyor.

Yani, yazacağım yeni bir material yok. Yalnızca çalışmanızı sürdürmenizi hatırlatabilirim ve size esin verebilirim.

Bu nedenle, Dönüşüm Haberleri yeni bir değişim fazından geçiyor.

Dönüşüm Haberlerini şu andaki formatta yazmaya devam edeceğim. Ve yazılar da cömertlikle pek çok dile tercüme ediliyor.

Buna ek olarak, her ay birlikte yapacağımız bir yolculuk ya da yönlendirmeli bir seremoni kaydedeceğim. Sylvia Edwardsbunları Zoom üzerinden kaydetmeyi kabul etti ve bir bağlantı paylaşılacak.

Zaman içinde, www.shamanicteachers.com sitesinde bulunan eğitmenleri de bir kayıt yapmak için davet edeceğim. Çalışmaları gerçekten çok parlak ve size onları tanıtmak istiyorum. Yani, bir noktada dönüşümlü çalışacağız. Fakat, kayıtların çoğunu ben yapacağım.

Her ay kaydedilmiş bir seremoni ya da yolculuk olacak.

Heyecan veren haberimiz de Sylvia ile birlikte küresel topluluğumuz için bir FB sayfası oluşturduk. Facebook sayfasının adı : Shamans Are Gardeners of Energy.

Katılmak için bağlantıya tıklayabilirsiniz https://www.facebook.com/groups/991720834662313/

Katılmak için bir soruyu cevaplamanız gerekecek. Cevap : Transfiguration.

Bu Facebook grubu yalnızca email listemde bu çembere dahil olanlara açık.

Bu yeni Facebook sayfasının odağı, kolektifi ve Doğayı hürmet, dua, koşulsuz sevgi ve ışıkla yıkamak. Çalışabileceğimiz en yüksek frekans ışık.

Eğer paylaşımlarınız pozitif bir tavır, saygı ve hürmet içermiyorsa silinecek. Yaşamayı istediğimiz bilincin kendisiyle dopdolu olsak çemberimiz nasıl olur? Gürültüde kaybolmak mı yoksa başka bir seçeneği mi, hayatı başka şekilde yaşamayı mı deneyimlemek istersiniz?

Çok güçlü çalışmalar yapmak ve onları paylaşmak için bir formatımız olması beni çok heyecanlandırıyor!

Dolunay 30 Kasım’da. Güzel bir hazırlık çalışmasından sonra, kendimizi gece göğündeki parlak bir yıldız gibi görmeye odaklanalım ve konsantre olalım ve ilahi ışığımız ve koşulsuz sevgimizle Yeryüzünü ve üm yaşamı aydınlatalım

Eğer Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız lütfen ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan bir Işık ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyunuz.

Amerka’da Şükran Günü Kasım ayında kutlanır. Haydi ABD’deki şükranın gücünden faydalanalım ve tüm yaşamın hayrı için bu enerjiyi büyütelim.

Copyright 2020 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.

Transmutation News – October 2020 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Ekim, 2020

Ekim ayı için kaleme aldığım bu yazıyı Amerika Birleşik Devletleri’nin batı yakasındaki yangınlar kontrolden çıkmadan önce yazdığımı belirtmek isterim. Yazıya ekleme yapmayı düşündüm; ama iklim değişikliği konusunda geçmişte yazdıklarım göz önüne alınınca bu yazının yine de eksiksiz ve isabetli olduğunu düşünüyorum.

Dönüşüm haberlerinin okuyucuları olarak bizleri evrenin mesaj ve örüntülerini okumayı bilen spiritüel derin düşünürler olarak görüyorum. Covid-19 virüsünün ortaya çıkmasıyla beraber çözülmenin farklı formlarına kapıların açıldığını gördüm. Örüntüleri ve ipuçlarını benim gözlemlediğim gibi gözlemliyorsanız çözülme kapılarının Covid’den çok daha önce açıldığını fark etmişsinizdir.

Dünyanın dört bir yanında iklim değişikliğine bağlı dehşet verici olaylar ve yıkımlar gerçekleşti. Bunlar arasından kalplerimizde yer eden Avustralya ve Amazon Ormanları yangınları medyada yer aldı; ama maalesef haberlere çıkmayan daha pek çok trajik olay ve yıkım yaşandı.

Bütün bunlar yeni bir düzen ve normale geçişin kaçınılmaz olduğunu işaret etti. Peki biz bu işareti dinleyip uyandık mı?

Covid-19 kolektif alanımıza girdiğinde Yerküre ve var olan güçler tarafından yeni bir normale geçiş talep edildi.

Şimdi ise “eski” ve konforlu normallerine geri dönmek için çırpınan insanları gözlemliyoruz. Bu bahsettiğimiz eski normal ve düzen bireysel olarak etkilenip bedel ödemediğimiz sürece değişimi zorlamayan ve dönüşümü teşvik etmeyen bir düzendi.

Buna geri dönmeye çalışanları izlemek hem çok ilginç hem de derinlemesine üzücü benim için. İçinde bulunduğumuz zaman diliminde iklim değişikliği ve bunu takip eden sonuçlar o kadar ciddi ve şiddetli bir hal almış durumda ki insanlık bir zamanlar “normal” ve olağan dedikleri gerçekliğin artık var olmadığını ne zaman görecek merak ediyorum. Yerküre ve Doğa’nın hayatımızdaki varlığını kabul edip kucaklamalı ve bir an önce onların çağrısına yanıt vermeliyiz.

Kendi hayatımda da tecrübe ettiğim üzere, insan psişesinin değişime adapte olmak ve dönüşümü entegre etmek için zamana ihtiyaç duyuyor. Genellikle bu süreçler de bizi öz bakım ve içe dönüş ihtiyacının kuvvetli ve gerekli olduğu bir duygusal yorgunluk alanına getiriyor.

Bu ay fiziksel dinlenmenin ötesine geçip duygusal olarak da dinlenebileceğiniz yöntemleri arayın. Doğada daha fazla vakit geçirin. Eğer haberlerin ve sosyal medyanın gürültüsü sinir sisteminizi yoruyorsa bir mola verin. Yenilenmenize yardımcı olan spiritüel pratikler geliştirin. Evinizin kutsal alanında dinlenebilmek ve dua etmek için sunaklar yaratın.

Sizi daha dengeli ve sağlıklı bir hayat yaratmaktan alıkoyan acıları, yaraları, travmaları ve bilinç durumlarını serbest bırakmak için seremonilerinizi yapmaya devam edin. Özellikle de kendinizi ve başkalarını affettiğiniz ve yeni bir Dünya’yı düşlediğiniz seremoniler gerçekleştirin.

Eğer kendimizi sevmeyi öğrenemezsek hiçbir spiritüel pratik ve yöntem bizi ve üstünde yaşadığımız bu gezegeni şifalandıramaz. Bu hayata Yaratıcı’nın veya evrenin yaratıcı güçlerinin bizim için duyduğu sevginin aynısını tecrübe etmek için geldik. Evrenin yasası sevgidir. Biz bu spiritüel yasayı çok fazla ve farklı şekillerde ihlal ettik.

Bu noktada değişime Yerküre için yeni bir düşü gerçekleştirerek başlamalıyız.

Yaşamını yitirmiş her canlıya da yaşam ağına kattıkları özgün güzellik için teşekkür etmeli ve her gün onurlandırarak veda seremonileri yapmalıyız. Sonra da bu güzel ruhlara eve dönüş yolculuklarında lütuf, ışık ve sevgi dilemeliyiz.

Ben bu seremoniyi her gün yapıyorum. Lütfen bana katılın.

Yakın zamanda, daha önce hiç onaylamayacağımı söylediğim bir karar aldım ve benden eğitim almış öğretmenlerin online şamanik şifa dersleri vermelerine izin verdim. Eğer öğrencileri eğitimlerde şifa çalışmaları yaparken izleyemezseniz bir eğitmen olarak öğrencinin yeterliliğini ve maharetini tahlil etmeniz de zorlaşıyor. Bu durum da gelecekteki danışanların zarar görebileceği şartları olgunlaştırıyor.

Bütün bunları göz önünde bulundurarak www.shamanicteachers.com sitesindeki resmi listede bulunan benden ders almış öğretmenlerin 4-6 kişilik öğrenci gruplarıyla eğitim yapmalarına izin verdim. Eğitimlerde öğrencilerin hepsi gruplarının önünde şifa çalışmaları yapacak ve böylece grupları tarafından gözlemlenip geliştirici tavsiyeler alabilecek.

Zoom/online toplantı yorgunluğu sendromunun psikolojik bir tanı haline geldiği bu dönemde bu karar aslen vermeye gönüllü olduğum bir karar değildi; ama soul retrieval (kayıp ruh parçalarının geri getirilmesi), ekstraksiyon ve ruh kılavuzluğu çalışmalarını öğrenip başkalarına yardım etmek isteyen birçok insan var.

Öğretmenler çoğunlukla karma dersler verecekler. Hazırlık yolculuklarıyla ilgili dersleri online, şifa çalışmalarını kapsayan dersleri ise fiziksel buluşmalar içeren atölyelerde maskeli ve sosyal mesafe kuralları çerçevesinde öğretecekler.

Umarım bütün çalışmalarımızı yüz yüze atölyelerde yapmaya geri dönebiliriz. Online eğitimler maalesef birebir eğitimlerdeki derinliğe erişemiyor. Öğrenciler de yüz yüze çalışmalarda paylaşılan; ama online olarak iletilmesi mümkün olmayan zengin şamanik öğretileri özümsemekten mahrum kalıyorlar.

Online metodları geçici bir çözüm olarak görüyorum. Aynı zamanda da şamanik pratiklerin yıllar içinde koşullar değiştikçe dönüşeceğini ve yeni çalışma yöntemlerine evrileceğini biliyorum. Şamanizm başlangıcından beri değişiyor ve evriliyor.

Ekim ayında iki dolunayın varlığıyla kutsandık. Yerküre ve üzerindeki tüm yaşam için bir ışık olmak niyetiyle spiritüel enerjilerimizi bir araya getirelim. Kendi içimizde var olan ve Dünya’yı sarmayalan bir ışık ağı yaratmazsak yeniden doğuş gerçekleştiğinde hangi yeni hayal gerçekliğe kavuşacak? Yaşam ağını güçlendirmek için bize düşen çalışmaları yapalım; çünkü bu ağ tüm yaşamın temelidir.

Dönüşüm Haberleri’ne yeniyseniz dolunay seremonisiyle ilgili açıklamalar için lütfen ana sayfadaki “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” adlı yazıyı okuyun.

Copyright 2020 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.