Transmutation News – October 2022 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Ekim 2022

Hepimiz dünyadaki yoğun iklim değişimlerinin farkındayız. ABD’deki eyaletler ve şehirler yıkıcı sellerle boğuşurken dünyadaki bazı yerler resmen kuruyor.  Dünyadaki pek çok nehir öylesine kurumuş durumdaki yataklarında yürüyüşe çıkabilirsiniz.

Su bu dünya üzerinde denge içinde nasıl yaşanacağına dair öğretilere uyanmamız için bize ulaşmaya çalışıyor gibi görünüyor. Çünkü havanın bu derece dengesiz olması insanlık kolektifinin içinde gerçekleşen birşeyin yansıması.

Bildiğiniz gibi, iklim değişikliğine inanmayan ve tartışmalara, çözümlere katılmak ve eyleme geçmek istemeyen sonsuz sayıda insan mevcut. 

Yıllardır paylaştığım mesaj, eğer her gün uyandığımızda hepimiz yaşamlarımız için hava, su, toprak ve ateşe teşekkür etsek, şamanik karşılıklılık ilkesi gereği herşey çabucak değişirdi.  Çünkü biz elementleri onurlandırdığımızda onlar da karşılığında bizi onurlandırırlar, ki bu her zaman doğa varlıklarıyla ilişkimizde olması gereken.

Öyle davransak da bu gezegende yaşayan yegane hisseden varlıklar biz değiliz. Nehirlere insanlarla aynı hakları veren ülkeler mevcut. Durum değişiyor ve tür olarak hayatta kalmayı istiyorsak doğayla uyum içinde bir denge oluşturmalıyız.

Kurumuş ama hala bir şarkısı olan nehirle ilgili rüyamı Dönüşüm Haberlerinde birkaç kere paylaşmıştım. Daha once okumamış olanlar için yeniden paylaşıyorum.

Gezegendeki her şey şarkı söyler ve yas tutar. Her yaşam formunun yiyecek ve barınağa erişebildiği bir hayata hakkı vardır. Ve doğa gerçekten de şu anki en büyük öğretmenimiz. Doğadaki işaretleri takip etsek, hem kendimizi hem de gezegenimizi nasıl kurtaracağımızı bilirdik.  Ve bunun çoğu da onur, sevgi, saygı ve nezaket göstermekle ilgili. Dışarı çıkıp sağlıklı doğa varlıklarına ve biraz sevgi ve şifaya ihtiyaç duyanlarına da şarkı söylemek o kadar da zor değil.

2000 yılından bu yana öğrettiğim derslerin tümünde transfigürasyonla çalışan pek çok kişinin mucizevi şekilde şifalanmalarını entegre etmekte hala zorlanıyorum. Bu çalışma çok uzun zamandır mevcut ve yaşam ağını aydınlatmak ve yaşamın ışığını beslemek için pek çok kişi tarafından kullanılmış.  

Şarkı söylemek, dans etmek, transfigürasyon, yaşayanlar ve ölmüşler için onurlandırma seremonileri icra etmenin hepsi dramatic iklim değişiminin gidişini değiştirmenin yolları. Ama yaşadığınız yerde dışarı çıkıp çalışmayı yapacak toplulukları oluşturacak insan gruplarına ihtiyacımız var. Kulağa çok kolay geliyor ama bin yıldır görülen bir gücü var.

Gördüğüm rüya görünürde ölmüş olan ama kıyısında yürüdüğüm zaman şarkı söylediğini duyduğum bir nehir hakkında.

Daha once okumamış olanlarınız için rüya aşağıda:

Rüya 11 Aralık 2014

Bu sabah erken saatlerde çok sıradışı bir rüya gördüm. Rüyanın ilk böümü karmaşık ve derindi ve hatırlamıyorum.  Bir şehirdeki bir apartman dairesinde birileriyle derin bir konuşma yaptığımı biliyorum, ve sanırım konu ölümdü.

Her neyse, konuşmanın gidişatı oradan ayrılmam gerektiğini bildiğim bir noktaya geldi. Şehire açık mavi mascara almaya gelmiştim. Bu nedenle, çıkıp işime bakmaya karar verdim.  

Şehrin sokaklarında yürürken bir inşaat alanına vardım. Ticari alanlar ve dükkanlar inşa ediliyordu. 

Projenin ilerlemesi için bir nehrin kurutulması gerekiyordu. Tuhaf geldiğini biliyorum ama rüyaydı işte.

Rüyanın sonraki bölümünü asla unutmayacağım. Kuru nehir yatağında yürüdüm. Kumlar hala ıslaktı.  Yaşadığım yerde yürüdüğüm kuru nehir yatakları gibi değildi. Nehrin kumu hala nemli ve ıslaktı.

Yürüdüğüm esnada nehir bana şarkı söylemeye başladı. Şarkısı muhteşemdi. Ve vardığım her kıvrımında şarkı değişti. Nehrin bir bölümüne vardığımda şarkıyla birlikte kumda semboller belirmeye başladı. Nehir yatağı boyunca ileri geri yürüyerek bu güzel şarkıyı dinledim. Bulunduğum yere bağlı olarak şarkı sabit kalıyordu.  

Artık suyunun akmamasına karşın nehrin hala söylediği şarkının güzelliği beni çok etkilemişti. 

Bir grup işçinin yanına gittim. Ve aralarında iki çok uzun saç örgüsü olan uzun boylu bir Amerikan yerlisi vardı.  Belki de beni dinler diye düşündüm. Ona nehrin şarkı söylediğinden bahsettim. Bana baktı ve ağlamaya başladığımda benimle yürüyeceğini ve şarkıyı duymaya çalışacağını söyledi. 

Nehir kıyısına gittik ve nehir boyunca yürümeye başladık. İlk başta yalnızca sessizlik hakimdi. Sonra bir şarkı duyulmaya başladı. Tek başıma yürürken duyduğumdan farklıydı ama bir şarkıydı. Adama duyuyor musun diye sordum. İlk başta duyamadı. Ama sonra şarkı güçlendi ve sesi yükseldi. Adam şarkıyı duyduğunda bana hayret içinde baktı. Ve nehrin şarkısını dinleyerek birlikte yürüdük.

Adam inşaat işçilerinin yanına gitti ve projeyi durdurmaları gerektiğini çünkü nehrin hala hayatta olduğunu ve şarkı söylediğini anlattı. Projeyi durduracaklarını bilerek onlardan ayrıldım.

Sonrasında açık mavi mascara almaya gittim.

Rüyadan ve nehrin şarkısından derinden etkilenmiş halde uyandım. 1970 lerin başında Mazatlan’da okyanusta boğuldum ve bir tünelden geçerek bir ışığa ulaştım. Kendimi sıradışı bir bahçede buldum ve anlatmaya kelimelerin yetmeyeceği ve bu dünyada asla duymadığım muhteşem bir müziği dinledim

Nehrin şarkısı da böyleydi. Yaşamdaki herşey şarkı söyler ve şarkı ölümsüzdür.

Bu ay geçmişte Dönüşüm Haberleri okuyucuları için yaptığımız gibi dünyadaki sular için bir transfigürasyon seremonisi yapmayı düşündüm.

Eğer bir sunak yapabilirseniz bir bardak ya da bir kase su da koyun. Sunağınız alanınızı kutsal Alana dönüştürür. İsterseniz bir mum yakabilirsiniz. İsterseniz kutsal bitkiler yakabilirsiniz. Şamanik bir enstrüman kullanın ya da insan olma halinizden çıkıp aslında olduğunuz ilahi varlık haline adım atmanıza yardımcı olacak spiritual bir müzik çalın. İçsel güneş ışığı, ay ışığı ya da yıldız ışığınızın gücünü hissedin ve altın bir ışığa dönüşerek bütün hücrelerinizi doldursun. Ve sonra bu ışığın içinizden gelen bir su kütlesine yayılmasına izin verin. Bunu yaparken niyetiniz bu su kütlesini onurlandırmak ve onu ilahi kusursuzluğunda görmek.

Çalışmanızın tamamlandığını hissettiğinizde sunaktaki sudan bir yudum içebilir ve sonrasında yaşadığınız yerdeki su kütlesine götürüp dökebilirsiniz. İlahi ışıkla dolu olan bu su dünyadaki tüm sulara kavuşmak için yolunu bulacaktır.

Bu ayki seremonimizde size bu egzersizde rehberlik edeceğim. Bu yüzden çalışmamızdan once sunağınızı, suyunuzu ve eğer çalışma esnasında şarkı söylemek ya da dans etmek isterseniz şamanik enstrümanınızı hazır bulundurun. 

Seremoniye katılacak olanlarınız için, hem danışan hem de uygulayıcı olaabileceğiniz bir transfigürasyon seremonisine de liderdik yapacağım.

Bu seremoniye ne zaman katıldığınızın bir önemi yok zira zamanın dışında çalışıyoruz ve çalışmamızdan herkes faydalanacak.

Kaydın başında konuyu biraz dağıttım ama sonrasında decam ettim. Seremoni aslında iki bölümden oluşuyor. Ve Sylvia ile kaydı yaptıktan sonra çoğunuzun seremonileri teker teker yapmak isteyebileceğinizi fark ettim. Dinlediğiniz zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Bir sağlık sorunundan dolayı bu ayın seremonisi yalnızca ses kaydı. Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak dinleyebilirsiniz:

https://www.youtube.com/watch?v=Wjkv1VkvODc

Ve sonrasında 9 Ekim’de Yerkürenin içi ve çevresine sevgi ve ışığımızı yaymak için enerjilerimizi birleştirdiğimiz çalışmamızla devam edeceğiz. Bu seremonilerde bana katılın çünkü gerçek değişim yaratmak için çok büyük güce sahipler.   

Eğer Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız dolunay seremonimizin detayları için lütfen ana sayfadan İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak başlıklı yazıyı okuyun.

Copyright 2022 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.

Transmutation News – September 2022 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Eylül 2022

Bugün pek çoğumuzun yaşadığı inisiyasyonlardan geçmekte olan harika bir dostum var. Ve o her zaman zorlukları nasıl aşacağını bilir. Öğretilerini seviyorum. Anna tanıdığım en inovatif eğitmen ve şifacılardan bir tanesi.

Bazı zamanlar birbirimize destekleyici emailler gönderir dururuz. Anna yakın zamanada gönderdiği emaillerden birinde kalbime tarifi imakansız bir şekilde dokunan bir hikaye paylaştı.

Bu öyküyü, çalışmamızı topluluklarımızla nasıl paylaşacağımız konusunu işlediğimiz için,  en son şamanik yolculuk eğitimimde paylaştım. Öykü o kadar güzel ki, sizinle de paylaşmak istedim.  

Doğa gerçekten de en büyük öğretmenimiz. Umarım bu öykü size de etkiler ve siz de elele tutuşmak için birilerini bulursunuz. Açıkçası, bu küresel topluluğu oluşturduğum 1990’ların sonlarından bu yana bunun bir çeşidini yaptığımızı hissediyorum. Ve belki de uygulamamızı derinleştirmenin bir yolunu bulabiliriz.

Anna’dan:

“Ateş karıncaları hakkında çemberlerde paylaştığım birşey. Hayatlarını karınca işlerini yaparak sürdürürürler. Ve bir karıncayı yok eden bir sel geldiği zaman hepsi biraraya gelerek karınca “patilerini” birleştirirler ve binlercesi bir sal oluştururlar. Ve sel suları çekilip kendilerini yeniden kuru toprakta buluncaya dek aylarca bu şekilde suyun üzerinde kalabilirler. Ve karada “patilerini” bırakır ve yeni bir koloni oluştururlar.”

Anna’ya gore inisiyasyon yolunda yürüyen bizler de ateş karıncaları gibi sel suları çekilene dek elele tutuşabiliriz. 

Ben şahsen bunu düşünmeyi, hissetmeyi, hayal etmeyi ve olmayı seviyorum.

Anna danışanlarla çalışıyor ve görmüş geçirmiş bir öğretmenle çalışmayı isteyenler için büyük bir armağan olduğunu hissettiğim bazı yeni ve çok yenilikçi çemberler açıyor. Kendisi hayatı daha derin ve daha anlamlı biçimde keşfedebilmemiz için bizlere yardımcı olabilir.

https://thedreamingotter.com

Dolunay 9 Eylül’de. Çok güçlü bir Hasat Dolunayı. Haydi kendimizi Anna’nın anlattığı bir karınca Salı gibi elele tutuşan küresel bir topluluk olarak hayal edelim. Ve bu kutsal sevgi ve birlik alanından ışığımızı, gece göğündeki yıldızlar gibi parlayarak yayalım.  Işığımızı yerkürenin içinde ve yüzeyinde yayarken kolektifte beliren çatlakları da içimizdeki ve dışımızdaki Kaynak’ın saf ışığı ile doldurmaya başlarız. Kuru zemin bulana dek tüm yaşamı yükselten bir ışık salıyız. 

Eğer çembere yeni katıldıysanız dolunay seremonilerinin detayları için lütfen ana sayfadan İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak başlıklı yazıyı okuyunuz.

Ekinoks 22 Eylül’de. En çok kutladığım mevsim elbette sonbahar. Havadaki keskinliği, bitkilerin ve ağaçların bıraktığı eski yaşamı yeni yaşam yeşermesi zamanı gelene dek derin ve zengin bir toprağa kompost yapmak için almaya hazırlana Yeryüzündeki renklerin değişimini seviyorum.  Ve Güney yarıkürede kışın uzun bir dinlenme döneminden sonra büyümenin yeniden başlaması ile kendini gösterneye başlayan Yeryüzünün yeni bir döngüsünü onurlandırmanın zamanı.  İlkbahar yaklaştıkça çoğunuzun neşelenmeye başladığınızı biliyorum.

Mevsimler değişirken neler hissettiğinizi gözleyin. Çünkü yaşam yeni bir mevsimi getirirken eylem ve davranışlarınızı nasıl değiştireceğiniz hakkında bilgi alacaksınız. 

Eski bir tanıdık bir zamanlar benimle bazı Kuzey Avrupa gelenklerinde yapılan ritüellerden bahsetmişti. Beni en çok etkileyenlerden biri yılın belirli zamanlarında gerçekleşmeyen hayallere, duygulara, travmalara, olumsuz düşüncelere, yeşermemiş tüm tohumlara odaklanarak evi süpürmekle ilgili olandı. Yeni bir zaman için alanı temeizlemede güçlü bir yol olabilir.

Ayrıca, Kuzey Avrupa’da ritüel ve seremonilerin nasıl mevsim değişimi zamanlarına odaklandığını da anlatmıştı. Batıdaki şamanizm çalışmalarımızda bunun çoğu şamanik kültürde geçerli olduğunu görüyorum.

Bu ayki yolculuğumuzda size hayat planınızda bırakılması gereken örgüleri çözmeye başlamanız ve hem kendiniz hem de tüm yaşam için yeni planlar ve hayaller örmeniz için rehberlik edeceğim.

Bu yolculuğa katılmak için aşağıdaki bağlantıya tıklayınız:

https://www.youtube.com/watch?v=sjuWh85o5Ag 

Herkese mutlu bir sonbahar ve ilkbahar ekinoksu diliyoruz!

Copyright 2022 Sandra Ingerman.Tüm hakları saklıdır.

Transmutation News – August 2022 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Ağustos 2022

New Mexico’daki yangınlar nedeniyle bir trajedi yaşamış olan yakın bir dostumla buluştum. Orman Müdürlüğünün son derece kuvvetli bir rüzgar esnasında başlattığı kontrollü bir yangın nedeniyle ne kadar kıymetli arazinin yandığını görmek çok üzücü.  İktidarda olanlar ya ileri derecede ruh kaybı yaşıyorlar ya da bazı mental sağlık sorunları mevcut. Çünkü bu yangın asla çıkmamalıydı! Burada yaşayan toplulukta ilk yerleşimciler de yaşıyor ve hiçbir şeyleri yok.

Eşim ve ben yangınlardan, duygusal olarak hariç zira kadim toprakların alevlerde kaybolduğunu gördük, etkilenmedik.

Bu da Arazi ve Yeryüzü’nden bana yeni bir vizyon gelmesine yol açtı. Üzerinde yaşadığım arazinin nasıl bir örgü olduğunu gördüm. Hatırlayabileceğiniz gibi iplik eğiriyorumi bu yüzden örgü benim için büyük anlam içeriyor.

Arazinin örgü ipine benzer bir şeye örüldüğü inanılmaz bir vizyon gördüm. Beni gerçekten etkiledi. Ama beni en çok etkileyen şey kendimi de araziye örülmüş olarak görmekti. Ayaklarım araziye örülmüştü.

Ve bu da pek çok anlayışa, ilhama yol açtı ve bu vizyonu hala sindiriyorum. Çünkü 30 yıl önce eşimle birlikte evimizi aldığımızda, araziye adım attığım anda buranın ölene dek yuvam olacağını biliyordum.

Eşimle birilkte araziye bakmak için çok şey yaptık. New Mexico’da 6 milyon ağacı öldüren ağaç kabuğu böceklerinin istilası sırasında her gün transfigürasyon yaptık. Spiritüel çalışmamızı yaparak uzun günler geçirdik ve ağaçlarımız hayatta kaldı. 

Arazide yürüyüş yapıyoruz, sunular bırakıyoruz, araziyle konuşuyoruz ve liste uzar gider.

Dönüşüm Habererini okuyan çoğunuzun şehirlerde yaşadığınızı ve arazinin yaşayan bir parçası  olma kinestetiğini anlamadığını biliyorum ama aslında öylesiniz. Brooklyn, New York’ta büyürken bile yaşadığım araziye örüldüğümü hissederdim.

Üzerinde yaşadığımız yer bizim yuvamızdır. Orta Asya’daki bazı şamanlar güçlerini kaybetmemek için yaşadıkları yerden ayrılmazlar.

Hayatımda pek çok kez evsizliğe çok yaklaşmış olmama rağmen ev benim için daima önemli olmuştur.

Eğitim vermek için seyahat ettiğim zamanlarda, yanımda küçük bir sunak ve peluş oyuncak hayvan arkadaşlarımı taşır ve workshop için kaldığım odamda alanımı oluştururdum. When I traveled for teaching. Wokshopu düzenleyenlerden birinin yatak odamı nasıl da bir yuvaya dönüştürdüğümü seyretmekten nasıl haz aldığını söylediğini hatırlıyorum. Kutsal nesnelerimi yatağın çevresine dizişimi seyretmeye bayılırdı.

Her yerde kendimi yuvamdaymış gibi hissedebilirim. Bu daima sahip olduğum bir yetenekti.

Ve düşünmeye başladım ki eğer yaşadığımız yer bizim gerçek yuvamız ise ve ona örülü isek, evlerimize nelerin girmesine izin vermek isteriz? Bayağı ilginç bir soru.

Günlük yaşamınızda belirli bir yiyecek, bitki, kutsal nesne, kişi ya da enerjiyi evinize kabul etmeyi isteyip istemeyeceğinizi düşünerek çok zengin bir pratik geliştirebilirsiniz. Evinizde ve yaşadığınız yerde hangi enerjileri istediğinize odaklanmak bize bu gezegeni yeniden sağlığına kavuşturmak için gereken bilgiyi verebilir. Çünkü kendi evimizi kirlettik ve yarattığımızı temizleyecek olan da bizleriz.

Elbette bu temizlik işini elementlere de bırakabiliriz. Onlar güçlü rüzgarlar, seller, yangınlar ve depremler yoluyla bu temizlik işini gayet güzel yapıyorlar.  Dünya Ana kendisini nasıl temizleyeceğini bilir ve bunu yapmaya da devam edecek. Kaçımızın gereken seviyede katılım göstereceğini merak ediyorum.

Enerji temizliği yapmak için yeni yollar bulmak ve evinizde (bedeniniz, fiziksel eviniz ve yaşadığınız yer)  hangi enerjileri istediğinize odaklanmak. Bunlar hayatımızın geri kalanında odaklanabileceğimiz büyük bir çalışma. 

Dolunay 11 Ağustos’ta. Kolektifteki ayrışmayı şifalandırmaya başlayacak sevgi ve ışık dolu enerjiler için güçlü bir araç olmak için kalplerimizi ve niyetimizi birleştirelim. Odaklanma, konsantrasyon ve niyetin bizim düşündüğümüzden çok daha fazla gücü var. Bu ay kalbinizi ve ruhunuzu seremoniye katın ve farklı hissedip hissetmediğinizi fark edin.  

Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız, dolunay seremonilerimizin ayrıntıları için lütfen ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyun.

Ai ve Miha’ya Dönüşüm Haberlerini Japonca’ya çevirmiş oldukları için teşekkür edelim. Danışanlarına yardımcı olacak ruhsal uygulamalar buldular ve tam zamanlı olarak bu işi yapıyorlar. BU yüzden biz de şimdi yeni bir Japonca çevirmen arıyoruz. Eğer Dönüşüm Haberlerini Japon okuyuculara sunmak isterseniz lütfen info@sandraingerman.com adresine mail yazın.

Bu ayın videosunda yaşadığınız araziye örülmenin anlamını keşfedeceğimiz ve benim de üzerinde çalıştığım bir başlık olan elementlerle ilgili bir yolculuk yapıyoruz. Videoyu aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz:

https://www.youtube.com/watch?v=lZXBWULvJ1o

Copyright 2022 Sandra Ingerman.  Tüm hakları saklıdır.

Transmutation News – July 2022 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Temmuz 2022

Bildiğiniz gibi insanlar çok huzusuz hissediyor ve herşeyin görünürde normal olduğu önceki hayatlarına dönmek istiyorlar. Tabii ki hiçbir şey uyum içinde değildi. Öyle olsaydı bugün gördüğümüz şiddetli parçalanmayı görmeyecektik.

Dostlarım ve bana yakın olan öğrencilerimin yorumlarını fark ediyorum. Hayata yeniden katılmaya hazırlar. Ve katı bir meditasyon, yoga ve şamanik uygulamaları olanlar ise yaşama yeniden  dönmek için daha çok zaman harcadıklarını ve uygulamalarını bıraktıklarını ya da zaman bulduklarında yaptıkları şekilde ikinci plana düştüğünü söylüyorlar. 

Bazı tanıdıklarım ise yaşamlarını yıllar boyunca şekillnedirmiş ve şifalandırmış uygulamalar yerine, güne haberleri okuyarak başlıyor.

Bir kere daha önceliklerimizi şaşırmış duurumdayız.

Hepimiz hayatın yeniden normale döneceğine inanmak istiyoruz ama tandığım kimsenin normalin ne olduğunu tanımlayabilceğini düşünmüyorum. 

Ben ise iyimser olmaya çalışıyor ve çok uzun zamandır yardımcı ruhlarımla çalıştığımdan, olanlara daha geniş perspektiften bakabiliyorum.  Bu da bana kolketifin çılgınlığında kaybolmak yerine kendi yolumda yürümeye nasıl devam edebileceğime dair ipuçları sağlıyor. Ruhsal çalışmama sadık kalarak ve huzursuz duyguların beni ele geçirmesine izin vermeyerek çevremde kaos ve trajedi olduğunu bilsem de merkezimde kalabiliyorum. Ömrüm boyunca yaratabileceğim tek huzurun içimdeki huzur olduğuna inanıyorum. Dünyanın kendi kaderi olduğuna inanıyorum.

Tekrar tekrar paylaştığım gibi, dünya büyümemizi sağlamak ve önceliklerimizi değiştirmek için karşılaştığımız tüm trajedileri içselleştirmek için çok büyük. Bir adım geri gitmeli ve kendi hayatlarımıza ve topluluklarımıza nasıl katkıda bulunabileceğimize bakmalıyız. 

Shamans Cave podcastımızda Renee Baribeau ile “hassas insanlar” hakkında çokça konuştuk.  Zirve sunumlarımda da bu konuda konuşuyorum ve yazılarımda da çokça değiniyorum

Hassaslığımız bizim gücümüz, zayıflığımız değil! Şaman, mistik, kahin ve şifacı olarak topluluklara hizmet edenler her zamaan hassas insanlardı.

Fakat hassas olan insanlar haberlerin içinde kayboluyor ve kolektife bir şifa mevcudiyeti olan yeteneklerinden kurtulmanın yollarını bulmak için durmadan dersler alıyorlar.

Yani, eğer hassas olduğunuzu hissediyorsanız, eğer dünyada olup bitenlerin size etkilediğini hissediyorsanız, ruhsal çalışmanızı yapın. Bizim gerçekliğimizin hemen ardında tümüyle uyum ve denge içinde olan ve insanla doğanın işbirliği içinde olduğu başka bir gerçeklik boyutu mevcut.  Ruhsal çalışmamızı yaparak ve doğanın yalnızca güzelliğin olduğu bu gerçeklik boyutuna bir geçiş kapısı olmasına izin vererek, tüm bu çılgınlığın ortasında bile o güzel enerjileri hayatımıza taşıyabiliriz.  

Dolunay 13 Temmuz’da. Kendimizi ruhsal çalışmamıza yeniden adayalım. Hayat bize biraz daha tembel, izole, korkmuş vs. hissettiriyor olabilir. Ama daima eve yani kendimize dönebiliriz.  Ruhumuz gerçek evimiz ve evrenin yaratıcı güçleriyle bir olmak da yaşamak istediğimiz şey.

Dünyada bir ışık olabilir ve hem kendimiz hem de yaşam ağı için değişim yaratabiliriz. Ama bunun için hevesle, tutkuyla ve derin hazırlık yaparak aktif biçimde çalışmamızı yapmamız gerek. 

Tam bir bütünsellik içinde güzel, ışıl ışıl ve parlak ışığımızı Yeryüzünün karanlık yerlerine ışığımızı yaymak için bana ve çemberimize katılın.

Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başlayanlar lütfen ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyunuz.

Sylvia, bu ay bana denge ve uyumu yeniden sağlamak için dişi enerjileri gezegenimize ve hayatlarımıza davet ettiğimiz bir yönlendirmeli şamanik yolculuk kaydetmeme yardımcı oldu.  Video kaydının linki aşağıda:

https://www.youtube.com/watch?v=lD_CM2lJlDE

Copyright 2022 Sandra IngermanTüm hakları saklıdır.

Transmutation News – June 2022 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Haziran 2022

Dünya bizleri inisiyasyon deneyiminde tutmaya ve bilincimizin cilalanması süreci bizi yeni bilinç durumlarına taşırken insanların şifalanması gerekenin ne olduğunu keşfetmek ve ortaya çıkarmak için kendi iç dünyalarında daha da derinleştiklerini görüyorum. 

İnsan nüfusu gitgide daha fazla ayrışırken ve iklim değişimi bizleri hayatta kalmak için yeni yollar keşfetmeye zorlarken, kaosun ortasında iç huzurumuzu bulmak için yollar arıyoruz.

Önümüzde büyük bir iş var ve bizi tüm düzeylerde en sağlıklı halimizi sağlamamız gerekiyor.  

Nisan’da saatlerce süren büyük bir rüya gördüm. Rüya bana son derece anlam ifade eden metaphor ve imajlarla doluydu.  Fakat rüyanın asıl mesajı, bedenimde tuttuğum ve bana sağlık sorunları yaratan gerginliğin hayatım boyunca yargılanmaya duyduğum öfkeden kaynaklandığıydı.

Bu yargılamanın bir kısmı elbette kişiseldi. 3 ½ ya da 4 yaşıma kadar konuşmadım. Müdür annemi okula çağırıp, benden bir şey olmayacağını ve beni meslek okuluna vermesinin daha iyi olacağını söylemiş.  Bundan sonra, hiç de ait olmadığım sınıfa verildim. Ve yargılandığım durumların listesi uzar gider. Hatta şarkı söylemek, dans etmek, sanat, yazmak ve bana mutluluk veren herşey. Bana tutku ve anlam hissettiren ve ruhum için önemli olan etkinliklere devam edip etmemeye değer olduğumu yargılayan otorite figürleri daima vardı.

Geçenlerde Shamans Cave’de, Renee Baribeau ile podcastımda bir kurbağayı kesmeyi reddettiğim için psikiyariste gönderildiğimi paylaşmıştım.  

Toplumun hepimizi nasıl acımasızca yargıladığı ve ruhumuz başka bir rolü oynamak istiyor olsa daoynamamız için bir rol yarattığı hakkında düşünmeye başladım

Hayatımız boyunca ve bizden önce nesiller boyunca var olan ataerkil güçler bizi kontrol etmek için yargılamayı kullanıyor. Çünkü dünyadaki nüfusun en yüksek yaratıcılığı ve yaşama olan tutkusuyla bağlantısını kontrol etmeden toplumsal düzeni nasıl sağlanabilir ki?  

Ve cevabın varolan dikey yapıyı dengelemek ve dişi enerjilerin yeniden gezegenimizde ve canlı olan herşeyde akmasına izin vermek olduğunu biliyoruz. Hiçbir şey dişi gücü durduramaz – bu evrende dengeyi oluşturmanın bir parçası. Kendi hakikatimizle yaşamamız, kendi enerjimizi takip etmemiz ve yaşam nehriyle birlikte akmamız için bizi güçlendiren o yatay enerjiye ihtiyacımız var.

Yeniden doğuş ya da yıkım biçimde gelebilecek dişi enerjilere araç olmak için istekli olabilecek daha fazla insana ihtiyacımız var. Bildiğimiz gibi, dişinin pek çok yönü mevcut. 

Rüyamda, hayatımda acımasızca yargılanmaktan kaynaklanan benzersiz bir öfke deneyimledim. Ve çoğumuzun böyle bir öfkeye sahip olduğunu veya kontrol edilmenin yargılanmaktan ve dolayısıyla başını derde sokmaktan korku olarak da ortaya çıkabileceğini ya da yaratıcılığımızı özgürce ifade etmeye izin vermeyecek biçimde derinlere gömmenin depresyona neden olabileceğini de biliyorum. 

Cevap, toplumun üzerinizdeki projeksiyonlarını bırakmak için seremonilerinizi yapmayı sürdürmek ve seremonilerinizde en büyük hayallerinizin gerçekleşmesini istemek. Toksik düşüncelerimizi, sözcüklerimizi ve hayallerimizi nasıl kullandığımızı şifalandırmak için transmutasyon çalışmamıza devam ettikçe dişinin bizi daha çok sarmasına da izin veririz. Ve aynen güneşin yaptığı gibi,  içsel ışığımızın merkezinden gelen ışıkla parladığımız zaman eril ve dişi enerjileri birleştirir ve bir sevgi frekansı ve her gün daha da ayrışan kolektifi dönüştürebilecek yeni bir sonsuz sevgi akışı yaratabiliriz. 

Ve şimdi kuzey yarımkürede yazı ve güney yarımkürede kışı karşıladığımız yaz gün dönümünü karşılıyoruz. Bize hayatlarımıza ve yaşamlarımızdan akan toprak, hava, su ve ışığın frekansını etkileyecek Yeryüzünün döngüleriyle birleşme fırsatını veriyor. Değişen yeni enerjilerle birleşirken kendi akışımızı buluruz ve çoğumuz için engellerle dolu olan bu yaşam yolunda ilerlemek için ruhumuzun bizden istediği eylem ve davranış değişikliklerine uyanmaya başlarız.  Öyle görünüyor ki yol biraz daha zorlu olmaya başladı ve hepimiz saniye saniye yürümek ve ileriyi çok da düşünmemek için içsel spiritüel gücümüzü bulmak zorundayız. 

Çünkü şifalanma şimdide kalmak ve dünyanın da bu mevsim değişiminde yaptığı gibi, yapabildiğiniz en derin çalışmayı yapmaktır. Bu derin bir büyüme, muhteşem bir güzellik akışı zamanı ve ayrıca derinlere gidip karanlığın hazinelerini ve kışın tesellisini keşfetme zamanı. 

Pek çoğunuzun, benim de olduğum gibi, asi olduğunuzu ve toplumun bizden yapmamızı istediklerine ya da bizden beklediği davranışlara uymayı reddettiğinizi biliyorum. Kendi asi doğamızı bulmalıyız. We need to find our rebellious nature and this a time to truly allow ourselves to follow the journey of our soul. Ve şimdi ruhumuzun yolunu izlemek için kendimize izin verme zamanı.

Ama bunu yapmak için kendinizi kendi nehrinizin akışına bırakmalısınız!

Dolunay 14 Haziran ve Süperay. Haydi dolunayın o muhteşem dişi enerjisini  yaşamlarımızda şifalanmamız için bir annelik gücü ya da kabuğumuzdan çıkıp aynen doğanın dünyada bir güç olduğu gibi,  bir güç olmak için Kali enerjisi olarak davet edelim. Doğanın kendisi olduğumuzu ve güce sahip olduğumuzu anımsayın.

Egonuzu ve zihinsel gevezeliğinizi yoldan çekmek için hazırlık çalışmanızı yapın ki böylece ilahi olan için doğrudan araç olabilin. Ki böylece gezegenimize yağan ilahi enerjiler için güçlü bir bağlantı olun. Şu anda gerçekleşmekte olan ilahi dansa katılın. Işığın enerjisiyle hareket edin, ışığın sizden akarak gezegenin her bir santimine ve yaşam ağındaki her yaşama dokunmasına izin verin. 

Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız dolunay seremonimizin detayları için lütfen ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyun.

Gün dönümü 21 Haziran’da. Bu ay bir günü doğada medaitasyon yaparrak geçirin ve kendi akışınızı düşünün. Kendi nehrinizin akışında mısınız yoksa toplumun bu zamanda yarattığı kaotik nehrin akışına mı katıldınız? Yaşamınızda neyi büyütmeye çalışıyorsunuz? Hangi yönünüz çiçeklenmeye hazır? Veya şimdi içe dönme ve karanlığın ve dünyanın içsel ateşinin ekmiş olduğunuz tohumları beslemesi ve böylece her türlü engele rağmen yaşamın muhteşemliğinde ayakta durmasının zamanı mı?

Işığın ve sevginin yüreklerimizden ve bedenlerimizden aktığı güçlü bir çember olarak biraraya gelerek küresel çemberimizin gün dönümünü kutluyoruz! 

Sylvia Edwards gün dönümü için bir şifa ve basit bir seremoniyi kaydetmem için bana yardımcı oldu. Mümkün olan olumlu sonuçları yaratmak için doğayla yeterince güçlü bir ilişki geliştirmediğimiz zaman karmaşık seremoniler yapmaya çabasında kendimizi kaybediyoruz. 

Dünyanın içinde olduğu halden ve empati sahibi kişiler olarak dünyanın tüm acılarını taşıyamayacağımızdan ve kişisel çalışmamızı yapmamız gerektiğinden ve hayatımızda dünyanın içinde bulunduğu durumu etkileyecek adımlar hakkında iyi rehberlik almak gerektiğinden bahsediyorum. 

Hazırlık için biraz davul çalacak, dans edecek ve şarkı söyleyeceğiz. Bu yüzden kullanabileceğiniz bir şamanik enstrümanı hazır bulundurun. Ayakta durarak davul çalmayı seviyorum. Fakat bilgisayarımı beni ayakta davul çalarken kaydetmesi için ayarlamadım. Yalnızca teknolojiye pek ilgim yok. O yüzden videonun bu bölümü biraz tuhaf görünebilir. Ama yine de benimle birlikte davul ya da çıngırak çalarsanız bunu fark etmeyeceksiniz.

Bu güçlü gün dönümü zamanında çemberimizi desteklemek ve Yeryüzünden mesajlar almak için bağlantıya tıklayabilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=cAvvKGo7_xU

Copyright 2022 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.

Transmutation News – May 2022 – Turkish

Dönüşüm Haberleri  Mayıs 2022

Geçenlerde eşimin bana gönderdiği Women’s Health dergisinden bir makaleyi dostlarımla, uygulayıcılarla ve eğitmenlerle paylaştım.  Çoğumuza hitap eden ilginç bir makaleydi. Makale “hassaslar” olarak andıkları hassas kadınlara odaklanmıştı. Bu bir kadın dergisi olduğu için kadınlara odaklanmıştı ama tanıdığım çoğu erkek de “hassas” tanımına uyuyor. Hepinizin bildiği gibi, insanları etiketlemeye inanmıyorum.  Fakat makaledeki bilgiler çok ilginçti.

Makale topluluklarının şamanları, şifacıları, mistikleri ve sanatçıları olarak konumlara sahip hassas kadınlar hakkındaydı. Tekrar etmek gerekirse, bunun erkekler için de geçerli olduğuna inanıyorum.

Ama yukarıda anıldığı gibi yollarla topluma hizmet etmesek de, yarattığımız yoğun kolektifteki hayatlarımız pek çok zorlukla dolu. Bizler empatlarız ve çok fazla şiddet, ayrışma ve kirlilik dolu bugünün dünyasında yaşamak pek çoğumuz için bir meydan okuma.

Sosyal medyada takip ettiğim bir kadın doktor var. Ve kendisi hastalarının ne denli hassas hale geldiklerinden ve çoğu takviyeyi artık alamadıklarından bahsediyor. Ve durumun kendisi için de geçerli olduğundan bahsediyor. Almamı istediği zararsız bir takviyeyi alamayacağımı doktorlarımdan birine açıklamaya çalıştığımda gözlerime bakıp “seni anlamıyorum” dedi. Ama o denli hassaslaştım ki az bir ilaç bile kendimi acil serviste bulmama neden olabiliyor.  

Dünyanın durumu belli. Ve evrensel güçlerce yeniden yapılandırılma sürecinin de içindeyiz. Tüm ruhsal uygulayıcılar kendi “cilalanma” süreçlerini yaşıyor. Ve bunun bir bölümü de geçiş zamanında bir dünyada ve kaosun içinde nasıl yaşanacağı. Bunu nasıl sırtlanabilir ve hazmedebiliriz?

Yıllar önce astrolog bir dostumun eczanelerdeki antasit raflarının bolluğundan bahsettiğini yazmıştım. Kendisiyle bu sohbetimiz 90’lı yılların başındaydı. Şu anda raflarda o zamanın iki ya da üç katı antasit ürün bulunuyor. 

Astrolog dostum bunun hayatı artık sindiremediğimizin bir metaforu olduğunu belirtmişti.

Ve söylediklerinin, şu anda 90’ların başına göre çok daha fazla insan için geçerli olduğunu görüyoruz.

Hayatın bize tüm düzeylerde getirdiği sorunları dönüştürmeyi öğrenirken üzerime aldıklarımızı ışığa dönüştürebilmemiz için araçlar paylaşıyorum. Ve transfigürasyon, mental, duygusal, fiziksel ve spirtiüel tüm düzeylerde hazmettiklerimizi nötralize etmek için tüm spiritüel uygulamalarda kullanılmış ve hala kullanılmaktadır.

Doğada zaman geçirmek şifalandırır. Ve parasempatik yerine sempatik sinir sisteminizi harekete geçirmek için nasıl nefes alacağınızı öğrenmek de sağlığınız için çok önemli.

Yani kullanabileceğimiz araçlara sahibiz. Bahsettiklerimin yanında, bize artık hizmet etmeyen şeyleri bırakmak, dileklerde bulunmak, dua etmek ve kendimizi merkezlemeki içsel huzura kavuşturmak, evrenin gücüyle ve yaratıcı güçlerle bir olmak için kullanabileceğimiz seremonilerimiz var.  Geçiş dönemlerinde ve değişen zamanlarda bizi dengeye getirecek en güçlü yol seremoniler.

Dans etmek ve şarkı söylemek de var ve liste uzayıp gidiyor. Bu köşede sizinle yıllar boyu pek çok araç, uygulama ve seremoniler paylaştım.

How to Heal Toxic Thoughts (Toksik Düşünceleri Nasıl Şifalandırmalı) adlı kitabımın yayıncısından satışların çok iyi gittiğine dair bir eposta aldım.   Kitabı sanırım 2006 yılında yazmıştım ve yalnızca 100 sayfaydı. Editörümle çalıştığım sırada, paylaştığım araçları öğrenmeleri için yayınevinin tüm çalışanlarından kitabı okumalarını istemişti. Kitap, çalışan arasında çok popüler olmuştu.

Harika bir kitap ve Medicine for the Earth and Walking in Light adlı kitaplarımda paylaştıklarımı içeriyor ama ana akım okuyucu için yazıldı.

Bu konuda ek olarak paylaşmayı istediğim tek nokta kendi içimizde güvende hissetmeyi öğrenmemiz gerektiği. Ve elbette transfigürasyon bunun için mükemmel bir yol.

Kendinizi en sevdiğiniz renkte bir yumurtanın içinde hayal ettiğiniz imgeleme çalışmaları yapabilirsiniz. Ben mavi bir yumurta kullanıyorum. Yazdığım herşeyde ve How to Heal Toxic Thoughts kitabımda da pek çok kere okudunuz.  

Ve kendinizi bir yumurta içinde güvende hissettiğiniz zaman yardımcı ruhlarınız, çalıştığınız ilahi varlıklar ya da evrenin gücüü tarafından oluşturulmuş başka bir balonda daha olduğunuzu hissedin.

Bir gece uyumadan önce bu imgelemeyi yaptım ve dengemi bozan enerjilerden nasıl yalıtılmış hissettiğim inanılmazdı. Yarattığımız bir dünyada yaşamayı öğrenmemiz gerek ama hayat pek çok düzeyde sağlığımızı yıprattığı için dışımızdaki dünyanın çılgınlığından kendimizi nasıl koruyacağımızı ve içsel huzuru nasıl bulacağımızı öğrenmek de önemli. Ancak bundan sonra, eğer bunu seçersek, hayata daha fazla katılabiliriz.

Spiritüel uygulamalar yoluyla içsel huzuru bulma yolunu seçen bazıları kolektiften izole olma yolunu ve bazıları dad aha fazla haşır neşir olma yolunu seçiyor.  Bu tamamen ruhunuzun arzusuna ve nasıl bir yaşam tarzının sizi beslediğine bağlı.

Dünya çapında olumlu değişimleri görmemize daha çok uzun bir yol var. Sizi içsel huzura götüren yollar ve uygulamalar bulmanız  ve Yaradan ile bir olduğunuz ve zarar görmeyeceğiniz gerçeğini hatırlatamanız önemli.  Çünkü hepimiz Ruhuz ve Ruh ölümsüzdür.

Dolunay 16 Mayıs’ta. Haydi kalplerimizi ve ruhsal güçlerimizi birleştirelim ve birbirimizle ve evrenin yaratıcı güçleri arasında güçlü bir bağlantı oluşturalım.  Bunu yaptığımız zaman, uygulamamız pozitif değişim yaratmada üssel bir güç haline geliyor.

İnsanlardan oluşan tek bir ışık ağı haline gelelim. Işığımız her bir canlı varlığı besler.  Ve ışığımız Yeryüzünün içinde ve çevresinde bir şifa ağı oluşturur.

Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız lütfen ana sayfadaki “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyun. 

Please check out my announcement on digital courses that are now available to purchase at any time.  The course on the Dark Night of the Soul is so relevant to all of us right now as we walk through the dark and challenging times together.

Heather O’Connell verdiğim en son Eğitmen Eğitimi’ndeydi. Mezuniyetinden bu yana çalışmalarını takip ettim ve kendisi son derece parlak ve yenilikçi bir eğitmen. Web sitesi için onun hakkında harika bir değerlendirme yaptım çünkü doğuştan bir eğitmen olduğuna inanıyorum.  Web sitesinin adresi: https://hearthoftheheart.org/

Heather bu ay için bize harika bir seremoni hazırladı:

Adı: Ateş Seremonisi ile Gücünüzü Yeniden Kazanmak

Mayıs ayı YouTube Shamans Are Gardeners of Energy video linki burada:

https://www.youtube.com/watch?v=LePmh7H5hGY

Heather’ın taşları orman, su, ateş gibi fiziksel olarak bir elemente nasıl bırakılacağını açıkladığı pdf bağlantısı aşağıda:  

https://www.sandraingerman.com/wp-content/uploads/2022/04/reclaiming-your-power-with-fire-ceremony.pdf

Copyright 2022 Sandra Ingerman.  Tüm hakları saklıdır.

Transmutation News – April 2022 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Nisan 2022


Ukrayna ve Rusya arasında barış için dua etmek için kalplerimizi birleştiriyoruz. Olanlar son derece trajik. Her durumda trajedi olurdu ama Ukrayna’yı terk eden göçmenlerin zorluklarına bir de Covid’in eklenmiş olması olanları daha da kalp kırıcı hale getiriyor. Bu yüzden bizler de içimizden geldiği gibi barış seremonilerimizi yapıyoruz. Atalarım buraya Ukrayna’dan gelmişler ve orada halen ailem olabilir. Bu yüzden ben seremonilerimi kesinlikle yapıyorum.

Rus ve Ukrayna’lı dostlarıma bu kaosun içinde kalanlara dua etmeleri için çemberimize rica edeceğime söz verdim.  Çünkü tüm yaş gruplarındaki insanlar şu anda vicdanları yaralayan acılar çekiyor.

Ve elbette dünyanın dört bir yanında medyanın hiç yer vermediği büyük trajediler, istismarlar ve savaş da olduğunu da hatırlamalıyız. Ruhumuz şu anda her şeyi sevgiyle saracak kadar güçlü.

Artık eskisi kadar internette olmasam da öğrenciler benimle iletişime geçmek ve olan bitenden haberdar etmenin farklı yollarını buluyor.

İletişimlerde bana genel olarak sorulan soru insanların akıllarını kaybettiği ve kendilerine, diğerlerine, tüm yaşama ve Yeryüzüne bölünme ve yıkıcı şekilde davranışlarıyla nasıl başa çıkılabileceği.

Bu yalnızca benim fikrim ve diğerleriylle paylaştığım şey ama şu anda sosyal aktivizmin çok önemli olduğuna inanıyorum. Ama bunun için midenizin sağlam olması lazım. Şu anda rasyonel düşünceye pek rastlayamıyoruz. Her meslekten uzmanlar şu anda daha iyi hissedebilmemiz için yapmamız gerekenler hakkında vaaz veriyorlar. Gerçekten yapmamız gereken şey ise içimize dönmek ve kendi çalışmamızı yapmak.

Şu anda diğerlerinden ilham almak şart.  Fakat çoğu insan kendilerine uzman diyen kişilere güçlerini teslim ediyor.  Kendinizi içinde kilitli hissettiğiniz hapishanenin anahtarı sizden başkasının elinde değil.

Kendimiz dışında başka birinin hayatlarımızı daha iyi ve huzurluy hale getirebileceğine inanmıyorum. Ve bu da kendimize, topluluğumuza, doğaya, yardımcı ruhlara ve evrenin yaratıcı güçlerine bağlılık gerektirir.  Görünmeyen alemlerdeki tüm kutsal varlıklar davet edildiğinde sizin yolunuzu, kalbinizi ve yaşamınızı şekillendirecekler ve size gerçekte olduğunuz kişiye ve şu anda yapmanız gerekenlere yönlendireceklerdir.

Bu kolay bir iş değil. Ama zaten kolay bir zamanda yaşamıyoruz. Yazılarımın çoğunda belirttiğim gibi, kurtarabileceğiniz tek kişi kendinizsiniz. Cümleyi okuduğunuzda size bencilce gelebilir. Ama yeterince insanın enerjilerini sevgi ve ışık yaymaya ve içsel huzur içinde yaşamaya doğru değiştirebildiğinde çevremizdeki dünyanın dad aha iyiye doğru değişeceğini anlamıyoruz. Bu öğreti insanlık kadar eski.

Şu anda yapmamız gereken seçimler var. Ruhsal uygulamalarımızın yanında dışarı çıkıp sosyal aktivizm ile meşgul olabiliriz. Ama eğer gerçek bir empatsanız, ki çoğunuz öyle, kendinizi dünyanın acılarına öylece açmak istemezsiniz. Çünkü bunun kimseye faydası olmaz. 

Acı çeken o varlıklar yaydığımız sevgi ve ışığı hissedebilecek mi? Bilmiyorum. Ama kendi kendinize bir deney yapın ve temiz ve kutsal bir alana girin ve dünyadaki her varlığa dokunduğunu hayal ederek nefesinizle birlikte sevgiyi alın ve verin. Ve ruhsal ışığınızı yayın. Sizden yayılan enerjinin niteliğini fark edin. Ve sonrasında kendinize bir sevgi ve ışık mevcudiyeti olmanın gezegendeki enerjiyi değiştirmeye yardımcı olup olmadığına gerçekten inanıyor muyum diye sorun. 

Yoldaki otantik öğretmen ve öğrencilerden duyduğum şey “hiç kimse dinlemiyor”. Ve bu doğru.

4,6 milyar yaşındaki dünyamızın yok olacağına dair hiç bir inancım yok. Ama insanların hem kendilerine hem de birbirlerine olan davranışlarından dolayı yok olabileceklerine inanıyorum. Ve geçmiş yazılarımda yazdığım gibi, medeniyetlerin tekrar tekrar kendilerini yıkıma taşıdıklarını gördük. Tarihi sürekli tekrar ettiğimizi ve geçmiş hatalarımızdan ders almadığımızı düşünmek inanılmaz.

Çok yakın bir dostum bir epostada şunları yazmış. Kendisinden benimle paylaştıklarınla sizlerle paylaşmak için izin istedim. Çoğumuzun şu anda benzer şeyler hissettiğini ve kırılganlıklarımızı anımsamanın kaderimiz olduğunu biliyorum. 

”Eskiden ruhumun bu zamanda insane olmayı seçmesinin nedeninin dünyada ters giden şeyleri yoluna koymada bir rol üstlenmek olduğunu hayal ederdim. Şimdi ise ters giden herşeye rağmen aynı zamanda güzellik ve huşuyu da bulmanın ruhumun amaçlarından biri olduğunu düşünüyorum.  Bu yaşamdaki derslerimin bir bölümünün tüm acı ve kayıplar içinde bile mutluluk ve kahkahaları bulmak olduğunu görüyorum.  Ve ayrıca, dünyada ve kendi içimde herşey yolunda gitmese de dinlenmem de gerekiyor.”  

Duyarlı olanlarımız şu anda gerçekten kendileriyle ilgilenmeli. Ve Dünya da yaşamın güzelliğini ve bir armağan olduğunu hatırlamamızı istiyor.

Dolunay 16 Mayıs’ta. Ruhunuzun her zaman yaşadığı o sihirli yere adım atın. Zihinsel gevezeliğinizden bir süreliğine kurtulun ve ruhunuzun ışığının Dünyadaki yaşam hakkında sahip olduğumuz tüm endişeleri aşarak parlamasına izin verin. Bilişinizin ve ruhunuzun en derin yerine uzanarak sonsuz ışığınızın varlığınızın her bir hücresinden parlayarak küresel topluluğumuzdaki herkesle birleştiğini hissedin. Bu ışık ağı dünyanın her yerinde parlıyor.  Dolunayda bir ışık ağı oluşturmak için küresel bir topluluk olarak biraraya gelme uygulamasının kolektif üzerinde bildiğimizden çok daha fazla etkileri mevcut. 

Şifanın görünmeyen yönüne inanmayı öğrenmemiz gerek.

Eğer Dönüşüm Ahberlerini okumaya yeni başladıysanız lütfen ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan bir Işık Ağı Yaratmak” yazısını okuyun.

Her ruhsal geleneğin, birşey dünyada tezaür etmeden önce ilk önce görünmeyen alemlerde örülmesi gerektiğini öğrettiğini hatırlayın. Herşey görünmeyenden doğar. Yani kolektif yaşamımız için yeni bir örgüye ihtiyacımız var. Ve ilk adımı da kendi ruhsal çalışmamızı yapmak ve bizi evrilmiş bir bilince yöneltmeyen  eski ruhsal dağınıklıklarımızı ve eski yaralarımızı temizlemek. Ve görünmeyen alemde yaşam için yeni bir düşü oluşturmaya başlamak.

Mümkün olan en olumlu şeyleri hayal etme zamanıdır. Lütfen bunu birlikte yapalım. Bu, şu anda yapılması gereken en önemli şey!

Neden bilmiyoum ama herkesi Küçün Prens’I okumak için teşvik etme mesajını alıyorum. Bu kitapla ortaokulda Fransızca dersinde tanışmıştım. Kitabı o kadar çok sevmiştim ki hem İngilizcesini hem de Fransızcasını ezberlemiştim. Hala zaman zaman bu kitabı okurum.

Yıllar önce Avusturya’da eğitim verirken, Milan’dan gelen bir kadın öğrenci Küçük Prens saatime karşılık Rolex’ini önermişti. Saatim bir çocuk saati ve pahalı birşey değil. Ama o kadar çok tamir edildi ki, o paraya belki de Rolex alınırdı.

Bu kalbe dokunan kitabı paylaşmanın neden bu denli önemli olduğunu bilmiyorum. Ama sürekli bu mesajı alıyorum.

Eskiden herkes Küçük Prens’i bilirdi. Artık bu kitabı bilen neredeyse yok ve bence bu son derece trajik.

Bu kitap sizi içinizdeki çocuğa ve Dünyadaki yaşamın güzelliğine açacak.

Welcome Home adlı kitabımdan bir mesaj:

Zor zamanlarda:
Odağınızı koruyun
Olumlu olun
Merkezinizde kalın

Bu ay için hazırladığım seremoniyi dinlemek ya da seyretmek için linke tıklayın: https://www.youtube.com/watch?v=03GdRulVNHc

Copyright 2022 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.

Transmutation News – March 2022 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Mart 2022


Meditasyon yaptığım ya da sessizlik içinde oturduğum bazı zamanlarda, oldukça sıradışı denebilecek ama beni derinden etkileyen mesajlar alıyorum.

Bir gece huzur içinde sessizce oturuyordum. Covid ve hem siyasi hem çevresel konularda olanlar elbette sürekli etrafımda. Tüm haberlerden uzak durabilirim ama bilgim olsun istiyorum ki öğretilerimde faydalı olabileyim. 

Covid mutasyonları ve genel olarak virüsler üzerine düşünüyordum. Son 20 yıldır Ruhsal Işıkla Şifa ve Yeryüzü için Şifa workshoplarımda virüslerin insane ırkından daha zeki olduklarını öğretirim. Ve virüslere karşı iyi bir savunmaya sahip olmak için yaşama daha fazla tutkulu olmayı öğrenmemiz gerektiğinden. BU konuda biraz yazmıştım. 

İnsanların şu anki ve tarih boyunca davranışlarına baktığımız zaman egolarımızın birlik ilkesini kabul etmediğini ve insan zihninin kendi sağlığımızda kırılmalar yarattığını ve daha ötesinde insanlar arasında kırılmalar yarattığını görüyorum.   Ve egolarımız birlik , barış ve uyum yerine hükmetmek ile ilgilendiği için insanların birbirleriyle barışık olmadığını. Hemen herşey için birbirimizle kavga ediyoruz ve bu daima böyleydi. 

Tüm yaşamın sağlığının insanların birlik içinde biraraya gelmesine bağlı olduğu bir zamanda, bölünme günbegün artıyor.

Ama Covid mutasyonları birlikte çalışıyorlar. Virüs hayatta kalmasına yardımcı olacak ve kendisini güçlendiren mutasyonlar yaratıyor. Virüsler hangi renk oldukları hakkında ya da siyasi konular üzerine tartışmazlar. Birlikte çalışır ve gelişirler.  

Covid’in ortaya çıkmasından yıllar önce bile bölünüyorduk. Ve inanıyorum ki Covid bir öğretmen olarak ortaya çıktı. Covid’in evren tarafından birlik ve yardımlaşma ve dayanışmanın gücü konularında bir öğretmen olarak gönderildiğine gerçekten inanıyorum.

Kulağa çılgınca geldiğini biliyorum ama bir düşünün!  

20 Mart’ta kuzey yarımkürede ilkbaharı ve güney yarımkürede sonbaharı karşılayacağız.  Onurlandırmak için kutsal değişim zamanları. Aynen yaşamın bizim için asla durmaması gibi doğa da sürekli değişir. Bizler doğa varlıklarıyız ve ayın fazları, mevsimler ve gece göğündeki yıldızlar gibi doğanın dögülerindeki tüm değişimlerden etkileniriz. Bizler her zaman bu değişimlerle bütünlük içinde olduğumuzu teslim etmesek de doğada değişen herşey bizim içimizde de benzer bir değişim yaratır. 

Mevsimler değişirken ve ay fazlarında ilerlerken dışarıda olmak için kendinize zaman ayırın. Bırakın gündüz güneş sizi ışınlarıyla yıkasın ve gece de ay banyosu yapın. Sizi yıkayan ve şifalandıran bu yaşam veren güçlerin parlaklığını hissedin. Bu tek başınıza ya da bir grupla yapabileceğiniz çok güçlü ve basit  bir seremoni.

Ekinoksta doğada zaman geçirin. Doğanın şifalandırıcı nitelikleri hakkında bir şiir yazabilirsiniz. Bir eşarp gibi basit bir seremonisel giysi giyebilir ya da yaptığınız küçük bir çıngırakla doğaya çıkabilirsiniz.  En sevdiğiniz ağaçla oturabilir ve sevgi dolu sözcüklerle dolu ve ekinoksun hayatınıza getirdiği yeni nitelikleri kabulle şiir okuyabilirsiniz. Doğada ziyaret ettiğiniz yerlere ya da birlikte oturduğunuz ağaca, yaşadığınız yerin şefkatli ata ruhlarına, toprak, su, hava, ateş, güneş, ay, kendi yardımcı ruhlarınız ve yeryüzüne size bu değişim zamanında değişimlerle uyumlanabilmeniz için rehberlik ettikleri için teşekkürlerinşzle sunular bırakın. Ve yaşadığınız yerin ruhunu onurlandırmayı da unutmayın çünkü onunla birsiniz ve onunla güçlü bir bağ kurduğunuz zaman yaşadığınız yer sizi hayalleriniz ötesinde şekillerde kollayacaktır.

Ağaçların ve bitkilerin değişen yapraklarına bakarak seremonisel biçimde yürüyün. Mevsimin değişmesiyle havadaki doku, his ve kokunun farklılaştığını fark edin. Yılın bu zamanında duyulan kuşların yeni şarkılarını dinleyin. Parktaki küçük hayvanların yeni mevsime hazırlanmakla nasıl meşgul olduklarını izleyin. Yeryüzünün kalp atışını hissedin. Rüzgarın size getirdiği mesajlardan ilham alın. Suya yakın yaşıyorsanız, suyun niteliğinin ve dalgaların mevsim değişimleriyle birlikte nasıl değiştiğini fark edin.

Sürdürdüğünüz seremoni çalışması yoluyla yaşamla uyumsuz hissetmek yerine uyum içinde bir akışa gireceksiniz.

Ve yaşamınız için teşekkür etmeyi de unutmayın!!!

Dolunay 18 Mart’ta. Bu hepimizin hayatı ve Yeryüzü’nün mevsim değişimleriyle birlikte içinden geçtiği değişimleri  takdir etmesi için güçlü bir zaman.  Ruhsal uygulamalarımıza devam etmek için kararlılığımızı sürdürmemizin önemli olduğunu hissediyorum. Covid ve hayatımıza getirdiği tüm kısıtlamalar pek çok kişiyi atalete yönlendiriyor. Ataletle savaşın ve yaşam için yeni bir hayali kurmada aktif bir katılımcı olun.

Bunu yapmanın yollarından biri dolunayda yaptığımız gibi seremoniler yapmak.

Bu yüzden haydi bu ay ve her ay ruhsal ışıklarımızı birleştirerek çalışmamıza tüm niyetimizi ve kalbimizi koyalım. Dünyayı ve kolektifi koşulsuz sevgi ve ışıkla dolduralım.

Eğer Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız, aylık seremonilerimizin detayları için lütfen ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyunuz.

Ve size Facebook sayfamız Shamans are Gardeners of Energy hatırlatmayı unutuyorum. İlham verici sözler, öyküler ve imajlar paylaşmak topluluğumuza hizmet etmek için harika yollardan bir tanesi.  Ayrıca sayfayı ziyaret ederek ilham ve moral bulduğunuzu umut ediyorum.  Sayfamıza katılmak için adres:  https://www.facebook.com/groups/991720834662313. Sorunun cevabı ise “Transfiguration”. 

Lütfen çemberimize sevginin gücü, umut ve yeni şeylerin doğması ve toprağa dönüşmesi gerekenlerin bırakılması için iyimserlik ile dolu güzel bir ekinoks dilemek için bana katılın. Çünkü doğanın da şu anda yaptığı bu.

Lütfen ekinoksu karşılamak için basit ama güçlü bir seremonide çemberimize katılın.  Davulunuz, çıngırağınız ya da şamanik müzik yapabileceğiniz bir enstrümanınızla katılabilmeniz için kısa bir video kaydettim.  İsterseniz iki sopayı birbirine vurabilir, bir kitap kapağına vurabilir ya da bir şişenin içine tohumlar ya da taşlar koyarak bir çıngorak da yapabilirsiniz. Birilkte davul, çıngırak açalarak ve müzik yaparak yardımcı ruhlardan çemberimize güç vermelerini ve bu sayede de grubumuzdaki herkese sevgi yaymada aktif bir katılımcı olabilmeyi rica edeceğiz.

Ekinoks kutlamamıza katılmak için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz:
https://www.youtube.com/watch?v=cxDn4PXGxMg

Copyright 2022 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.

Transmutation News – February 2022 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Şubat 2022


Bu ay sevginin neredeyse evrensel olarak kutlandığı bir ay. İnsanların birbirleri ve tüm yaşam ile her gün sevgilerini paylaştığı bir düşe odaklanmak harika olurdu.

Geçmişte, ruhların bu hayatlarında ifade etmek istedikleri biricik bir yeteneklerini tezahür ettirmek ve fiziksel bir biçime sahip olmanın güzelliğini deneyimlemek için dünyaya enkarne olduklarını öğretirdim. Ruhlar renkerş göremez, yiyeceklerin tadını, çiçeklerin kokusunu alamaz, dokuları hissedemez ve bize mutluluk veren sesleri duyamaz.

Ama yakın zamanda ruhlarımdan çok güzel bir mesaj aldım. Bana ruhların biçim almalarının gerçek nedeninin diğerlerinin kalp atışlarını hissetmek olduğunu söylediler. Bunun üzerine düşündüm ve paylaşılması gereken büyük bir mesaj olduğunu hissettim. Çünkü Yeryüzünün, tüm yaşamın ve özellikle sevdiklerimizin kalp atışlarını hissetmek büyük mutluluk.

İnsan olmak hakkında anlamadığımız pek çok şey var. Elle tutulur şeyleri toplamaya ve yaşamın anlamını ve mutluluğu bulmak için gerçekten ihtiyacımız olmayan şeyleri biriktirmeye fazla önem veriyoruz.

Ama koşulsuz sevgiyi yaşayan varlıklara evrilmenin önemini vurgulayan cümleler kurarken hükmetmek, aç gözlülük ve bölünmeyi desteklemeye devam ediyoruz. 

Ve çoğumuz dünyada şu anda görülen ayrışmanın yıkıcı etkilerini gerçekten görüyoruz. Buraya sevgiyi öğrenmeye gelmemize rağmen kollektfimize bu kadar çok nefretin gönderildiğini hissetmek gerçekten çok üzücü.

Ve yaşadığımız inisiyasyonu yaratan şey de “bölünme”. Çünkü parçalanma yıkıcı bir gücün olağan yaşantımızı parçalamasıyla olur. Ki böylece geçmişte bildiğimizin ölümünden yeni bir şey doğabilsin.

İnsanların birliğin, bir ışık mevcudiyeti olmanın ve sevgi yaymanın gücüne uyanmaları için işlerin daha ne kadar kötüleşmesi gerektiğini her zaman merak etmişimdir. Birbirimizle uyum içinde yaşasak hayatlarımızın ne kadar farklı olabileceğini bir hayal edin. 

Kendimi dünyada olup bitenlerden tümüyle bağlantımı kesmiş halde buldum. Parçası olmak iyi hissettirmeyen bir enerji projekte ediliyor.

Eril enerjiler dünyayı yönetmeye devam ettiği için dişi prensibi dengelemek için yıllardır paylaştığım çalışmaya odaklanmayı sürdürüyorum. Kali, Sekmet ve diğer geleneklerdeki tanrıçaların eylemlerinde gördüğümüz gibi dişi acımasız olabilir. Am bunun nedeni yanılsamayı aşmak içindir. Ve şu anda kesinlikle yanılsamanın içinde hapsolmuş durumdayız.  

İnsanların Covid, siyaset, ırk, iklim değişimi ve yaşam tarzı hakkındaki tartışmalarını okuduğumda, akıllarını kaybettiklerini görüyorum. Çünkü paylaşılanların çoğu ruhtan değil, saf egodan.  Ruhun karmaşıklığını ve dinamiklerini ve evrenin gizemlerini anlayacak kadar uzun zamandır dünyada bulunmuyoruz.  Ama hayata dair kısıtlı algımızla gerçekten bilemeyeceğimiz şeylere sanki ortakmış gibi davranan pek çok insane var.

Ruhsal çalışmama, yeni kitabımı yazmaya ve doğada olmaya odaklanarak gerçekten içsel huzur hissediyorum.

Pek çok okuyucunun “mücadele”nin içinde kalmak istediğini ve bunun kolektifi harekete geçirmeye çalışmanın ve değişimin sesi olmanızın kaderiniz olduğunu biliyorum.

Aynı şeyi kendi hayatımda pek çok kereler yaptım ve şimdi sessizlik ve huzurun güzelliğini öğreniyorum.

Geçenlerde eşimle birlikte televizyonu kapatıp uyumaya hazırlanıyorduk. Ama deniz canlılarıyla ilgili bir program bizi büyüledi. Doğayla ilgli programların güzelliği bazı doğa varlıklarının yaratışındaki tğm o hayalgücü ve yaratıcılığa tanıklık edebilmek. Bu varlıkların bazılarının ne kadar biricik oldukları gerçekten harika ve gezegeni paylaştığımız bazı varlıkları gördüğümüzde huşu içinde kalmaktan kendimizi alamıyoruz.

Doğa varlıklarıyla ilgili verdiğim eğitimlerde en sevdiğim bölüm öğrencilerin paylaştığı sıradışı doğa varlıklarının fotoğraflarıydı. Çoğu insanın asla görme şansını bulamayacağı ama son derece sıradışı doğa varlıklarının fazlalığı karşısında sürekli hayret içinde kalmıştım.

Televizyondaki programda gösterilen varlıklardan bir tanesi Nautilus idi. Bu kadim varlık 500 milyon yaşından fazla ve bu sure içinde bahsetmekten çok hoşlandığım yusufçuk böceği gibi evriminde pek değişiklik geçirmemiş. Bu varlıklar gezegende biz insanlardan çok daha uzun zamandır bulunuyor ve pek fazla biçim değiştirmeden uyum sağlamışlar. Ve çevresel değişikliklerden etkilenseler de yaşamlarını milyonlarca yıldır sürdürdükleri gibi sürdürüyorlar.

Nautilus hakkında merakımı cezbeden şey sıradışı görünüşünden çok okyanus yüzeyinde günler boyunca yaşadıktan sonra 700 metre derinliğe dalarak derin ve korunaklı biçimde dinlenmeleri.

Her zaman sessizlik içinde derin biçimde dinlenmenin gücü hakkında yazdığımı düşünüyordum. Sessizlik, teknolojinin 7/24 ses yarattığı dünyamızda deneyimleyebildiğimiz bir şey değil. Nautilusun geceleri yaptığı gibi bizler de kendi İç Dünyamıza dalabilmeliyiz.

Ve sizleri de daima kendi iç dünyanızdaki ruhsal gücünüzü öğrenmeniz ve yalnızca dinlenmek için değil ama aynı zamanda kendi ruhunuzun sesini duyabileceğiniz sessizliği bulmanız için içinize dönmeye teşvik ettim. 

Bunu ne kadar çok yapabilirsek, evrilmek için, yaşamlarımızda değişimler yapacak ve bu değişen zamanda uyum sağlamamız için gereken enerjiyi bulabileceğimizi düşünüyorum.

Böylelikle, bu yıl Sevgililer Günü’nü kutlarken, kalplerimizin tüm yaşamı kucaklayacak kadar çok açılmasına izin vererek, yeni bir hayal kurmamıza bel bağlayan tüm varlıkları düşünelim.  Çünkü ayrışmanın devam etmesi sevdiğimiz herşeyi yok edecek

Ve içinde yaşadığımız zamanda yaşadığımız kalp kırıklığı şefkatimizi, empatimizi ve sevgimizi artırıyor.

Haydi bildiğimiz yaşam tarzının yok olduğu bu zor zamanda gezegeni ve tüm yaşamı sevgiyle sarmayı seçelim.  

Dolunay 16 Şubat’ta. Bir sevgi ve ışık varlığı olmak için sınırsız kapasitemizi gösteren biçimde kalplerimizi açmaya odaklanalım.  Ve Yaradan’ın ve evrenin yaratıcı güçlerinin sevgisini absorbe etmeye de odaklanalım. Çünkü kendimizi sevmek de bilincin evriminin bir parçası. Kendimize çok yüklenmeye eğilimliyiz ama bu gerçek bir ışık ve sevgi mevcudiyeti olmamızı engelliyor. Çünkü eğer kendinizi acımasızca yargılarsanız bu kolektif enerjilerimizdeki mevcudiyetinizi nasıl etkiler.

Hazırlık çalışmanızı yapın ki gündelik endişelerinizden uzaklaşıp yalnızca sevgi ve ışığı bilen ilahi varlık halinize transfigüre olabilin. Bunu kolektife yayın. Ve kalp atışınızın çemberimizin sevgisi, Yeryüzünün kalp atışı ve tüm yaşamla birleştiğini hissedin.

Eğer Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız lütfen ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyun.

Sevgililer Gününü yalnız da geçirseniz, sevdiğiniz biriyle de geçirseniz, herkesin Sevgililer Gününü kutlayalım ve bilin ki gerçekten seviliyorsunuz.

Copyright 2022 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.

Transmutation News – December 2021 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Aralık 2021


Yine başka bir ekstrem büyüme yılının sonuna hızla yaklaşıyoruz.

Yıllar önce bir dostum bana bir ficus bonsai armağan etmişti. Bu hediye beni hem çok heyecanlandırmış hem de çok korkutmuştu çünkü bitki bakımında pek de iyi değilimdir. 20 yaşından büyük bir küçük ağaçla ne yapacaktım?

Neyse, Ficus (ağacımızın adı) ve benim birlikte basıl yaşayacağımız ve birbirimizin büyümesini nasıl destekleyeceğimiz hakkında uzun bir yolculuğumuz oldu.  Bazı zamanlarda ben Ficus’un yaşamayacağını düşündüm. Bazı zamanlarda da Ficus benim yaşayamayacağımı düşündü. Ama birkaç hafta önce Ficus’ta öyle bir büyüme oldu ki sanki ona bir super büyüme besini vermişim gibiydi. Ve ben hastalanmadan önce geldiğine göre an az 7 yıldır birlikteyiz demektir.

Ficus ile olan yolculuğumu paylaşıyorum zira pek çok kişinin benzer bir süreç içinde olduğunu görüyorum.  Parçalanma ve aynı anda birleşme yaşadığımız bu zamanda kendinize ve diğerlerine bakmak ile ilgili bir öğrenme eğrisi mevcut. Zihinlerimiz genellikle yolunda gitmeyenlere odaklı. Ve hem şimdi hem de gelecekte eyleme geçmek durumundayız. Ama gelecek olanla başa çıkmak için de enerjiye ihtiyacımız var. Ve ruhumuz eve dönme zamanının geldiğine karar verene dek sürecek yolculuğumuz için ihtiyaç duyduğumuz enerjiyi toplamak için bir büyüme zamanına ihtiyacımız var.

Büyüme durumuna girdiğimiz zaman ve bu yaşamda yerimizi aldığımızda, Yeryüzünün bakıcısı olmak için dünyaya geldiğimizi hatırlamalıyız.

Bölünme boyutundan çıkmalı ve hepimizin içindeki, evrenin yaratıcıyla bağlantılı olan ilahi kıvılcıma dönmeliyiz. Ki bu güçler daima hem parçalanmanın ve çözünmenin hem de bir araya gelmenşn ve yeniş yaratımların şarkısını söyler. 

Yalnızca birliğin, sevginin, ılığın ve ruhsal büyümemiz için derslerin olduğu boyuta adım attığımız zaman içsel huzura kavuşuruz.

Ama korku, öz-nefret ve aşırı tetikte olma durumlarını bırakmamız gerekir. Yaşadığımız yere topraklanmalı ve onun desteğini hissetmeliyiz. Ki ihtiyacımız olan asıl destek bu. Milyarlarca yıldır var olan ve Yeryüzünde yaşamın başlangıcından bu yana içinden geçtiğimiz değişim fırtınalarına katkıda bulunan tüm elementlerin desteğine ihtiyacımız var.  

İçinizdeki değişene kadar hiçbir şey değişmez. Dolayısıyla, bu ay düzenli biçimde bedeninizi tararın ve “ayaklarınızın” tüm düzeylerde nerede durduğunu fark edin. Sağlam zemin üzerinde durduğunuzu ve ruhsal güçler tarafından desteklendiğinizi hissediyor musunuz? Yalnızca dinlenmeye ve herşeyden uzaklaşmamaya mı ihtiyacınız var?  Büyüme süresinden önce dinlenme süresine ihtiyacınız vardır yoksa bir sonraki büyüme aşaması için enerjiniz olmaz ve bud a fiziksel sorunlara neden olur. 

Aynı Ficus’un ben ve eşimle nasıl yaşayacağını öğrenmek zorunda kalması gibi, bizler de bu gezegende ve diğer insanlar ve doğa varlıklarıyla birlikte yaşamanın yeni yollarını öğrenmek zorundayız. Çünkü eski yaşam tarzımız yok oldu. Artık burada değil.  Ve yola devam etmeden önce bunun yasını tutmak için zamana ihtiyacınız var mı?

Bu ay biraz zaman ayırın ve kendinize dönün, medya ve sosyal medyadan uzak durum. Bu ayı kendinizi tanımaya ve ihtiyaçlarınızın ne olduğunu anlamaya ve bu ihtiyaçların karşılanması için plan yapmaya ayırın.

Covid’in ortaya çıkma nedenlerinden birinin insanları uyandırmak olduğuna hala inanıyorum. İnsanlar daha yeni yeni kendilerine dönmeye başladılar. İnsanlar seçimler yapıyorlar ve bunlardan bazıları sevgi, şefkat dolu ve nazik değil. Ama şimdilik, çalışmamıza ve şu anda İç Dünyamızın, ruhumuzun, kalbimizin ve zihnimizin hangi bölümlerinin ilgimize ihtiyaç duyduğuna odaklanmalıyız. Odaklanmış kalın ve büyüme gelecektir ve yaşam ırmağının sizi götürdüğü yere gittiğinize de pişman olmayacaksınız.

Mitoz süreciyle ilgili bilginiz varsa, bunun insanlar dediğimiz organizmada da gerçekleştiğine tanıklık edebilirsiniz. İnsanlar şu anda farklı hücrelere bölünüyorlar. Bu hücre bölünmesinden hangi dünyaların ve yeni boyutların ortaya çıkacağını merak ediyorum.

Yaz/Kış Gün dönümünü 21 Aralık’ta kutlayacağız. Kuzey Yarımkürede yaşayan bizler için bu, derin bir düşünce ve dinlenme zamanı. Ve Güney yarımküredekiler için de büyük bir büyüme zamanı.

Hangi mevsime giriyorsanız girin, bunu bir şifalanma ve yenilenme zamanı olarak düşünün.

2000 yılında İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak adlı dolunay seremonimizi başaltmıştım. Ve yıllar sonra küresel topluluğumuz için de bir aylık şifa çemberi ekledim. Ama bunu biraz ihmal ettim ve bunu çemberimiz için sadece birkaç kere organize ettim.

Bu kış/yaz gün dönümünün küresel çemberimizi desteklemek için belirli bir transfigürasyon seremonisini yeniden yapmak olduğunu hissettim. 

Sylvia Edwards bu kış gündönümünde hep beraber yapabilmemiz için seremoniyi kaydetmeme yardımcı oldu. Bu seremoninin ses kaydını dinlemek için linke tıklayabilirsiniz : https://youtu.be/YGQegbAk88s

Seremoninin detayları ana sayfamda bulunduğu için, çevrisine ihtiyacı olanlar için burada da yazmaya karar verdim. Bu çok güçlü bir seremoni. Sonuçlarını kaydetmek için pek çok kereler bir GDV kamerası kullandık her seferinde bu seremoniye katılanların enerji alanlarının muhteşem imajlarını elde ettik

Seremoninin detayları aşağıda:

Transfigürasyon uygulamamıza devam ettikçe, o ayrılık hallerini de şifalandırmaya başlarız. Daha yüksek bir bilinç haline geçeriz ve evrenin kusursuzluğuna teslim olmayı öğrenmemiz gerektiğine. Ve bazen de bunu yapmak zordur ve kendi ilahi ışığımızı hatırlamak için yardıma ihtiyaç duyarız.

Dönüşüm Haberlerini okuyan dünya çapındaki çemberimize yardımcı olmak için insanlardan oluşan ışık ağı yaratmanın yanında aylık bir şifa çemberi eklemeye karar verdim.

Önerim şöyle. Eğer bir uygulayıcı olarak gönüllü olmak istiyorsanız, kendinizi diğer uygulayıcılarla birlikte bir çemberde otururken ya da ayakta dururken hayal edin. Dönüşüm Haberlerinin pek çok farklı dile tercüme edildiğini hatırlayın. Birlikte çalışan büyük bir küresel grubumuz var.  

Niyetimiz ilahi ışığımızı hissetmek ve iç çembere yaymak.

Çemberimizde acıları görmüyoruz. Her bir kişinin içindeki ilahi kusursuzluğu teslim ediyoruz. Böylece insanları bir acı teşhisine hapsetmek yerine onları kendi ilahiliklerine yükseltiyoruz.

Bir yazar ve konuşmacı olan Eric Pearl “kuantum fiziğinde bir parçacığın davranışını değiştirirseniz, başka bir yerdeki başka bir parçacık birkaç santim ya da evrenler kadar uzak da olsa derhal tepki verir” der.    Düşük frekanslar daha yüksek frekanslara uyum sağlarlar.

Yani Yeryüzü için Şifa’nın temel prensibine dönersek, kim haline geldiğimizle yani mevcudiyetimiz ve yaydığımız ışık ve sevgiyle,  dünyayı değiştirir ve insanları iyileştiririz.

Enerji göndermiyoruz ve kimseyi şifalandırmaya çalışmıyoruz. Yalnızca ilahi ışığımız ve sevgimizin yardım isteyenlerinkini kıvılcımlandırmasına izin veriyoruz.

Kendinizi uygulayıcıların olduğu bir çemberde oturur ya da ayakta dururken hayal edin. Transfigürasyon çalışmanızı yapın ve avuç içleriniz iç çembere dönük biçimde ilahi ışığınızı ve sevginizi yayın.  

Eğer yardıma ihtiyacınız olduğunu hissederseniz kendinizi dünyanın dört bir tarafından insanların oluşturduğu bir çemberin içinde uzanırken imgeleyin.   

Rolünüz uygulayıcılarımız tarafından paylaşılan ışığı absorbe etmek. İlahi sevgi ve ışığı varlığınızın her hücresine absorbe etmek için bir benzetme düşünün. İşinize yarayan bir benzetme bulabilmeniz umuduyla sizlere birkaç örnek vereceğim. Suya konulduğunda tüm suyu emen bir sünger düşünebilirsiniz. Yağmur altında günlerce kalan bir çiçeğin güneş açtığında onun ışığını emdiğini düşünebilirsiniz. Belki çok fazla güneş alan bir çiçeği ve yağmur başladığında ona hayat verip besleyen suyu nasıl içtiğini düşünebilirsiniz. Veya perdeleri sıkıca kapalı bir odanın perdeler açıldığında günışığıyla dolduğunu düşünebilirsiniz.

Bırakın dış çemberin ışığı kendi ışığınızın bedeninizdeki her hücreden akışını tetiklesin. Bu, bizi ilahi mükemmellikle ve ışık ağıyla yeniden bağlantıya geçirir. Bu, duygusal ve fiziksel hastalıkları yaratan ayrılık hallerini şifalandırır. Ve hepimizin yaşamın bize getirdiği güçlük ve fırsatlara doğrulmamızı sağlayacak güce sahip olduğumuzu hatırlatır.

Ve günün ve gecenin çeşitli zamanlarda değişik rollerde de olabilirsiniz. Bir süre uygulayıcı olabilir ve sonra çemberin ortasına uzanabilirsiniz.

Ve zamanın dışında çalıştığımız için bu çalışmayı ne zaman yaptığınızın da bir önemi yok. Çalışmalarımızın eşzamanlı olmaları gerekmiyor.

 

Dolunay 18 Aralık’ta. Bu ayın dolunayı Soğuk  Ay olarak adlandırılıyor. Haydi ışığımızı yaymak için biraraya gelerek birbirimizin kalplerini ve ruhlarını ısıtalım ki hem bütün Yeryüzü hem de yaşam ağı yükselsin. 

Eğer Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız lütfen ana sayfadan İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak başlıklı yazıyı okuyun.

Hem benim için hem de Dönüşüm Haberlerini bilen herkes biliyor ki, aylık yazılarımı dünyanın dört bir yanındaki insanlar okuyabilsin diye tercüme etmek için zaman ve enerjilerini ortaya koyan muhteşem bir grup insan sahibiz.  Ve bu da bu sütunda bir fark yarattı. Zira böylesine güçlü bir küresel topluluktan gelen parlak enerjileri gerçekten görebilirsiniz.

Bu nedenle, her ay yaptıkları yoğun çalışmadan dolayı kalpten teşekkür etmek için bana katılın lütfen. Gelip giden çevirmenlerimiz oldu ama işlerini aşkla yaptılar ve bunu hissedebilirsiniz.

Haydi ruhsal uygulamaları kendi topluluklarında paylaşarak topluluğumuz büyüten ve güçlendiren çevirmenlere hayır dualarımızı gönderelim. Güçlü halkalar olarak kendimiz, birbirimiz ve yaşam ağındaki herşey için çok şey yapabiliriz.

Ve bunların hiçbiri Sylvia Edwards olmadan mümkün olamazdı. Çünkü beni odaklı ve aklımı başımda tutmaya yardımcı oluyor. Pek kolay bir iş değil.  Ve aylık sütuna güzellik, sevgi ve ışık katıyor. Aylık sütunu canlı tutmak için yüreğini ortaya koyuyor. Sylvia öğretiiğim çalışmaları hakikaten yapan ve her gün yapan biri. Ve bud a onun dünyada yaptığı olağanüstü çalışmalarda görülüyor.  

Sylvia Edwards
Petr Němčanský   – Çekçe
Caroline Bertrand – Fransızca
Catherine Meyer – Fransızca
Bea Salgado – Fransızca
Nanouk- Fransızca
Barbara Gramlich  – Almanca
Astrid Johnen  – Almanca
Nello Ceccon – Italyanca  
Flavia Cavallaro – Italyanca
Miha Masuda – Japonca
Ai Suzuki – Japonca
Els de Graaff – Felemenkçe
Sandra Koning – Felemenkçe
Sofia Frazoa – Portekizce 
Tatiana Starikova – Rusça
Ines Fermoso  – İspanyolca  
Lena Anderheim – İsveççe   
Simin Uysal  – Türkçe

Hepinize derin ve anlamlı bir gün dönümü ve bu tatil sezonunda içsel huzur ve sevgi dilerim.

Copyright 2021 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.