Dönüşüm Haberleri Şubat 2018
|
|
Topluluğumuza daha uyumlu ve dengeli bir yeni yıl dilemek için ruhsal kalp atışlarımızı yeniden biraraya getirirken zamanın ne kadar hızlandığını fark etmemek mümkün değil.
Sizlerin göndermiş olduğu konulara değineceğim. Fakat söylemeliyim ki bana gönderilen konuların çoğu ümidini kaybetmiş olmakla ilgili.
Dönüşüm Haberlerini 2000 yılından bu yana yazıyorum ve 18 yıldır bu konuya değiniyorum. Fakat gördüğüm şu ki çoğu insan şu anda karşı karşıya olduğumuz güçlükleri düşünceye odaklanarak aşmaya odaklanıyorlar.
Bildiğiniz gibi eğitimlerimi tasarlamak ve yazılarımda hangi tohumları atacağım konularında Mısır tanrıçası İsis’le birlikte çalışıyorum. Uzun yıllar boyunca bizden uzun döneme dair öngörülerde bulunmamamızı ısrarla istedi çünkü geleceğimizin temelini şimdi oluşturur. Şimdiyi değiştirdiğimizde geleceğimizi de değiştiririz. Çoğu kişi yeni yıl için öngörüleri öğrenmek istediğinden, tipik olarak her Ocak ayı Dönüşüm Haberlerine İsis’in bu güçlü mesajıyla başlarım.
İsis’in mesajı yakın zamanda değişti. Ve rüyalarım yoluyla yeni şefkatli ruhlarla tanışıyorum.
Hem İsis hem de yeni tanıştığım kadim şefkatli ruhlar benimle hep ynı mesajı paylaşıyorlar. Bana hepimizin birlikte geçtiği küresel bazdaki inisiyasyon nedeniyle insanlara ruhlarını nasıl güçlendireceklerini öğretmenin önemlği olduğunu söylüyorlar.
Sağlıklı yaşamanın anlamı beden, zihin ve ruhun tüm yönlerini besleyen ve güçlendiren pratikleri entegre etmektir. Fakat batı dünyasında zihin ve bedeni güçlendirmeye daha fazla odaklanılıyor. Rasyonel zihinlerimizi okuyarak, videolar seyrederek, Facebook paylaşımlarını okuyarak vd besleyerek dikkatimin dağılmasına izin veriyoruz. Sizleri kitap okumanız, workshoplara katılmanız için teşvik ettiğimi biliyorum.
Fakat önemli olan aldığınız bu bilgiyle ne yaptığınız. Onunla yalnızca zihninizi besliyor ve daha fazla bilgiye sahip olduğunuz için evrimleştiğinizi ve şifalandığınızı mı hissediyorsunuz? Yoksa bu bilgiyi rasyonel bir anlayıştan bedeninize ve hücrelerinize taşıyıp içinizdeki ruhun ateşini, tutkusunu, içsel bilgeliğini ve gücünü uyandıracak uygulamaları hayatınıza mı katıyorsunuz? Öğrendiklerinizden aldığınız yeni ilhamı mümkün olan en derin seviyeye taşıyabiliyor musunuz? Şu andaki istikrarsızlaştırıcı enerji ve güçlerin sizi yeni bir bilincin evrimine doğru değiştirmesine izin veriyor musunuz?
Yaptığımız ruhsal uygulamalar bize doğal akışa ve ölüm ve yeniden doğuş sürecine teslim olmak için yardım eder. Birbirlerinden ayrı süreçler değildirler. Ve bir akıştırlar. Hayat bir akıştır.
Yaşamakta olduğumuz inisiyasyon, kişinin “düşünmekle” ya da güçlü kaslarının “fiziksel gücüyle” geçemeyeceği klasik bir şamanik inisiyasyon. Şamanik inisiyasyondan düşünerek ya da fiziksel güçle geçmeye çalışan insanlar ölürdü.
İnisiyasyonlar çok tehlikelidir ve bizi o denli tehlikeye atarlar ki bunu düşünerek atlatamayız. Ve fiziksel gücümüz de bize yardımcı olmaz. İnisiyasyonlar sizi zihninizin tam bir çaresizlik içinde kaldığı ve karşı karşıya olduğunuz güç durumdan çıkmak için hiçbir yol haritanızın olmadığı bir hale sokar. Bedeniniz de pes eder çünkü devam etmek için fazlasıyla yıpranmışsınızdır. Böylelikle inisiye içsel ateşinin uyanması için bir fırsata sahip olur ve hiçbir düzeyde engel, acı ya da elemi tanımayan hakiki içsel ruhsal gücüne teslim olur.
Bu da insanlar bu muhteşem yeryüzünde kalan yaşamı yok etmeden önce gezegenimizde yaşadığımız zorluklardan geçmenin anahtarıdır
Geçirmiş olduğum inisiyasyonların tümünü kamuoyuna yayınlamıyorum. Ölüme yakın deneyimlerimle ilgili yazıyorum ama açıkçası bunlar zihnimin ve egomun yaşamım için önemli olduğunu düşündüğüm herşeyin yok olduğu ve beni dizlerimin üzerinde haritasız, ışıksız ve karanlıkta kaybolmuş halde bırakan gerçek inisiyasyonlarımın yanında hiç birşey değiller. Şu ana dek, 65 yıllık inisiyasyonlarımda atlatacak gücü bulamayacağım gibi görünen zamanlarda beni şey hep içsel ruhumdu.
Yani, deneyimsizlikle yazmıyorum. Bugün tüm ruhsal öğretmen ve uygulayıcıların yaşamakta oldukları güçlükler, iç ve dıştaki ilahilik tarafından özellikle yaratılıyor ki içsel ruhumuz uyanabilsin. Bunu yapabiliriz. Fakat bunu yapmak kolay değil. Bir dakikada olacak bir şey değil çünkü derinleşmeyi gerektiriyor. Ruhsal kaslarınız yalnızca içsel karanlığınızın en derin ve en karanlık sularında yüzerek gelişebilir.
Eğer gerçekten hizmet etmek istiyorsanız, eğer umudunuz yitirdiyseniz, eğer çaresiz hissediyorsanız, eğer yıprandıysanız, egzersizin amacı da bu zaten. Daha derine gidin! Ruhsal gücünüzü bulun. Bunu yaparsanız dışarıdaki kaynaklardan esin bulmak ya da nasıl umutlu olacağınızı sormak ya da nasıl hizmet edeceğinizi sormak zorunda kalmazsınız. Ve çok da zorlamayın. Derin karanlık sularda yüzmek, tüm mental ve fiziksel gücünüzü toparlamaya çalışmaya gore daha pasif bir süreçtir. Bu kulağa mantıksız gelebilir ama size ışığa çekecek derinlere batmak cesaretini göstermek yerine çok fazla çabalarsanız sığ sularda kalıyorsunuz demektir.
Şamanların yüzyüze olduğumuz sorunlarla çalışmasının bir yolu da seremoni çalışması yapmaktır. Elbette kutsal olanı hayatınızın her anına katmak hayatta kalmamıza yardımcı olmak için onbinlerce yıl önce şefkatli ruhlarca insanlara armağan edilen bu kadim uygulamanın gerçek gcünü keşfetmenin anahtarıdır.
Günümüzde pek çok kişinin şamanizm ve diğer ruhsal uygulamalarla çalışma biçimi bizi kutsala, sağlığa ya da ışığa yaklaştırmayacak çünkü hala en karanlık sulara gömülmeye karşı direnç gösteriyoruz. Dediğim gibi, içsel ve dışsal güçler bizi derinlere gitmemiz için zorluyor.
Seremoni çalışması doğamızı bize yansıtan hem gölge/karanlık hem de aydınlık yerlere bir kapı açar, ki böylelikle içimizdeki karanlık yerleri group dönüştürebilelim. Bunun anlamı daha sağlıklı bir hayatı yaratmak. Bu çalışma arınmaya giden bir detoks süreci yarattığı için yaşamsal. Bu arınma da bizi yeniden doğmuş, ruhsal güç ve ışıkla dopdolu bırakır. Bu şekilde doğamıza uyumlanır ve şifalanır, evrimleşir ve dönüşürüz.
Gezegenin sorunlarını çözecek rasyonel çözümler mevcut değil. Daha derine gidin! Bu sözleri bir kağıda yazın – Daha derinlere git! Bu kağıdı görebileceğiniz her yere yapıştırın. Daha derine gitmeye çalışmayın, buna niyet edin, derin karanlık sulara direnmeyin, çözülmeye direnmeyin, dalgalarla ve akışla gitmeyi öğrenin. Ve en önemlisi, bunu hep birlikte yaptığımızı bilin. Kimse kimseyi kurtaramaz ama birbirimizi cesaretlendirebilir, alanı tutabilir ve dua edebiliriz.
Ne yapacağınızı bilemiyorsanız ve umudunuzu kaybettiyseniz, ruhsal çalışmanızda derinleşin. Ve en derine ulaştığınızı hissettiğinizde bile gidilebilecek daha derinler daima vardır. Kendinize güvenin! Güveninizi ve otoritenizi başkalarına teslim etmeyin. Kendinize güvenin. Ve Dönüşüm Haberleri Aralık 2017 sayısında yazdığım gibi, kendinizi sevmenin ve kendinize özen göstermenin daha derin yollarını keşfedin. Çünkü bunu yaparken daha derinlere gidersiniz.
Yaşam ağı adını verdiğimiz organizma ile hücresel deneyiminizi derinleştirmek için aşağıda size bir yolculuk/yönlendirmeli meditasyon var. Eğer hizmet etmek istiyorsanız fakat dışarı çıkıp sosyal bir aktivist olaöayacak durumda iseniz siz de yaşam ağını beslediğiniz her sözcük, düşünce ve gündüz düşünüzü gözlemleyip ve titreşimini hissederek bir ruhsal aktivist olun.
Bedeninize yolculuk ettiğinizi ve hücrelerinizi, organlarınızı ve bedeninizin bölümlerini birbirine bağlayan parlak bir ağı deneyimlediğinizi hayal edin. Ağın ipeksi iplikçikleri bir çalgının telleri gibi incelikle akord edilmiş. En sevdiğiniz sözcüklerin frekanslarının bu içsel ağda titreşmesine izin verin. Bunun nasıl hissettirdiğini fark edin. Mutlu bir düşüncenin bu ağda titreşmesine izin verin ve bunun hücrelerinizi nasıl etkilediğini gözlemleyin.
Şimdi dile getirdiğiniz her sözcük, düşünce ve gündüz düşünün kendi hücrelerinizi, organlarınızı ve bedeninizin bölümlerini nasıl etkiledğini spiritüel kalbinizle fark edin, hisseidn.
Uygulamanızı genişletin ve Yeryüzünü paylaştığımız en küçük mikroskopik canlıdan en büyüğüne kadar tüm canlıları dahil edin. Hepsi yaşam ağı dediğimiz bu organizmanın parçası.
Eğer hizmet etmek için ne yapmanız gerektiğini bilmiyorsanız bu egzersizi her gün yapın ve böylece dünyada bir umut ışığı ve pozitif bir değişim yaratan olmak için ne yapmanız gerektiğine dair bir kuşkunuz kalmayacaktır. Dünyadaki ahenksiz enerji hakkında hiç sorunuz kalmayacak.
Katharine bana 2018 Ocak’ında 2 süper ay deneyimleyeceğimizi haber vermek için yazmış. Ay’ın 18 sayısıyla ilişkili olduğunu paylaşmış Tarot’ta 18inci arketipik kart Ay Kartıdır. Ve bu kart bir inisiyasyon veya sınavdan geçmek için size seçimler sunulmasıyla ilgli olarak bilinir. Sınav, eski sağlıksız örüntüleri ve anlaşmazlıkları ele almanın eski yolları yerine yeni sağlıklı seçimler yapmakla ilgili. Derin gizemlere açılan kapıları bekleyen korumalar, sağlıksız kararlar ve seçimlere devam edenlerin geçişini engeller.
21inci yüzyılın 18inci yılına 3 Süper Ay setinin ilki olan 1 Ocak’taki Süper Yeni Ay’la başlıyoruz. Ve Ocak ayını 31inde Süper Mavi Ay ve ay tutulması ile tamamlıyoruz.
Katherine benden, hayal güçlerimizin içinde bulunduğumuz zamanın işaretlerinin mitsel önemini ciddiye almasına izin vermemiz gerektiğini ve Ayın bizi varoluşumuzun en yüksek amacına doğru çeken enerjisini nasıl bilgece kullanacağımıza dikkat etmemiz gerektiğini paylaşmamı rica etti.
Benden, suyu hareket ettiren doğasından faydalanarak Ay ile nasıl bağlantıya geçebileceğimizi ve böylece hem kendimizi hem de dünyayo daha iyiye doğru nasıl hareket ettirebileceğimiz hakkında yazmamı istedi.
Diyeceğim şu ki bir su gezegeninde yaşayan su varlıklarıyız. Ay’ın gücü hem içsel hem de dışsal akıntılarımızı etkiler. Benim için konu aslında akış ile ilgili. Kendimi şifalandırmak için odaklandığım yeni sözcük akış.
Tüm fiziksel ve ruhsal egzersizlerimi yaparken bedenimin doğanın akışıyla birlikte nazikçe sallanmasına izin veririm. Bu akış, doğanın döngülerinin bir parçası olan suyun, havanın, güneş ışığının, ölüm ve yeniden doğuşun akışı olabilir. Değişim rüzgarlarına direnmeyen ağaçlar gibi akarım. Ay bizi kelimelerin ötesindeki yollarla hareket ettirir. Sözcükler daha da derinleşmemizi engeller haline geldiler. Dediğim gibi, sözcükler bizi yüzey dalgalarına taşımaya eğimlidir.
Önerim, sizi içsel elementlerinizin akışına hücresel olarak uyumlayacak ve ve kendi gelgitinizin ayın değişen fazlarından nasıl etkilendiğine bağlı olarak hayatınıza katabileceğiniz ruhsal uygulamaların neler olabileceği hakkında yolculuk ya da meditasyon yapmanız.
Bu güçlü dolunaylarla çalışırken, dolunay seremonimizle oluşturduğumuz kolektifle bağlantı kurmadan önce lütfen ruhsal çalışmanızda DERİNLEŞİN. Şamanların on binlerce yıldır yaptığı çalışmayı yapın. Onlar fiziksel gözleriyle görmez. Ahenksiz enerjileri yeniden örmek için görünmeyen dünyaya bakmak için olağan-dışı gözlerini kullanırlar. İçinize yolculuk yapın, içsel ilahi ışığınızı hissedin ve onun parlamasına izin verin. Parlak ışığımız çemberimizde akıyor ve sonra ışığımız ve sevgi dolu enerjilerimiz ortak çalıştığımız dolunayın gücü ile katlanarak artarak tüm yaşamı besliyor. Haydi hayatımız buna bağlıymış gibi transfigürasyon yapalım, çünkü öyle! Tüm olağan ve olağan dışı duyularınızı açın ve tüm yaşam için daha iyi bir yaşamı düşleyin. Hayatta kalmamız yaptığınız çalışmaya bağlı!
Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız, dolunay seremonimizin detayları için lütfen ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyun.
Yeni yılın ruhsal uygulamalarınızı güçlendirmek ve derinleştirmek için size ilham vermesini dilerim ki tüm yaşam yaşayabilsin!
Duyurular:
Benim tarafımdan şamanik yolculuk, seremoni uygulamaları ve şamanik yolu bir yaşam tarzı olarak yürümeyi öğretmek için benim tarafımdan eğitilmiş uluslararası öğretmenlerin olduğu güçlü bir liste mevcut. Listedeki öğretmenlerin en sevdiğim yanı onların evrimleşmeye ve yaşadığımız çağa uygun özgün egzersizler, uygulamalar ve atölye çalışmaları geliştirmeye devam etmeleri. Şamanizm uygulamasına kattıkları inovatif çalışmalar ile kişisel ve küresel düzeyde pozitif değişim yaratmak için çalışmayı güçlendirmeleri. Size şamanik yolculuğu öğretecek parlak bir eğitmen arıyorsanız lütfen ziyaret edin: www.shamanicteachers.com
Copyright 2018 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.
Dünayada karşı karşıya olduğumuz bazı sorunlara baktığımızda, günümğzde çocukların bakım alamaması karşılaştığımız en büyük sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Ve tabii ki, sorunun kökeni bu çocukların ebeveynlerinin kendi ebeveynlerinden yeterince beslenmemiş olması ve bu sağlıksız davranışın sonraki nesle aktarımı.
Çözüm kendi kendini beslemyi öğrenmekte yatıyor. Pek çoğumuz beslenmek için dışımızdaki kaynaklara ve insanlara dönüyoruz. Pek çoğumuz, kaderi hakettiği sevgiyi alma ve sevgiyi vermek olan küçük bir ışık varlığı olarak koşulsuz sevilme ve beslenmeyle ilgi hakiki bir deneyimden yoksun kalmış. Veyahut bazılarımız, kendileriyle nasıl ilişki kuracaklarınnı bilmediği için diğerleriyle nasıl ilişki kuracağını bilemediklerinden kendi içlerine kapanmış.
Hepimizi etkileyen değişimlere uyum sağlamaya çalışırken kendinizi nasıl besleyeceğinizi n yollarını keşfetmenizin önemli olduğunu hissediyorum.
Bazı dini ve ruhsal gelenekler, gündönümü kutlamaları zamanında kutsal ya da sihirli çocuğun doğumundan bahsederler.
Şamanizmin ilkelerini kullanarak, kendinizi sihirli çocuk olarak algılamanız mümkün mü? Gündönümünde bunu düşünmeye biraz zaman ayırın.
Kendinize bakmanın, beslemenin yollarını keşfedin. Kendinize, tüm yaşama ve Yeryüzüne yardım etmek istiyorsanız, bu uygulama tek başına dünyayı değiştrecek. Çünkü birlik bilinci ilkesi uyarınca, eğer kendinizi sevmeyi öğrenirseniz, yaşam ağına kattığınız bu enerji ile herkese yarayacaktır. Ve bilinçli şekilde bilmeden, çok ihtiyaç duyulan kendini sevme enerjisini kolektife sağlayarak dünyayı olumlu biçimde değiştirmeye yardımcı olmuş olacaksınız.
Dolunay 2 Aralık’ta. Yaşam ağına kattığınız özgün enerji imzanız hakkında derinlemesine düşünün. İçinize yolculuk yapın ve akmakta olan içsel ışığınızı, yıldız ışığınızı, gün ışığınızı önce içinizde sonra da Yeryüzünde akışını deneyimleyin. Işığımız Yeryüzünün derinliklerine ve aynı zamanda yeryüzündeki her lokasyona ulaşıyor. Vesevgimiz ve ışığımız, biz yeni bir gerçekliğin dokusunu bununla örerken, yaşam ağında titreşerek şifa getiriyor.
Çemberimize ve tüm yaşama, sonucu ne olursa olsun, bir ışık ağı örmeye devam edeceğimize söz veriyoruz. Çünkü şamanizm uygulaması “kazanmakla” ilgili değildir. Ruhsal çalışmanız yoluyla nasıl tohumlar ektiğiniz ve bu tohumları doğru zamanda değişim yaratan güzel ve ışık saçan bitkiler haline gelene dek beslemektir. Ve bu doğru zaman, egomuzun arzu ettiği zaman olmayabilir.
Dolunay seremonimizin detayları için kütfen anasayfadan “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyunuz.
Gündönümünü kutlamak için 21 Aralık’ta biraraya geliyoruz. Nerede yaşadığınıza bağlı olarak yaza veya kışa giriyorsunuz. Ve doğa değişimle birlikte nasıl akılacağını öğreten büyük bir öğretmendir. Çünkü doğadaki herşey sürekli hareket halindedir. Fırtınalar, mevsimler ve ayın döngüleri hayatıızı günlük olarak etkiler. Ve doğadaki akışla bağlantı kurduğumuzda kendi içsel akışımızla da bağlantı kurmuş oluruz ve yaşamın akışı içinde zerafetle yürürüz.
Bu gündönümünde doğada vakit geçirin ve kendi içsel akışınızı uyandırıp uyandıramadığınıza bakın. Doğada zaman geçirmek hem sizing için hem de hayalleriniz, sevginiz ve ışığınızla yaşam ağını beslediğiniz için tüm yaşam için şifalıdır.
Hazırlık çalışmanızı yapın. Dönüşüm Haberlerinin yeni bir okuyusu iseniz, seremoni çalışmasına hazırlık ile ilgili yazıyı “Dönüşüm haberleri” sekmesinin altından ulaşabilirsiniz.
Davul ya da çıngırak çalabilir ve dans edebilirsiniz. Fakat en önemlisi uyanık yaşamanızın her bir dakikasında doğanın bize verdiği armağanlar için orada olun.
Güneşin parlaklığını yüzünüzde hissedin. Eğer hava güneşli değilse yüzünüze vuran parlak güneşi hayal edin. Güneş dediğimiz canlı varlığa teşekkürlerinizi sunun. Yere eğilin ve üzerinde durduğunuz toprağın dokusunu hissedin. Toprağın üzerinde bir sure ayakta durum ve ileri geri sallanarak ya da başka bir biçimde hareket ederek içsel akışınızın yaşadığınız yerdeki toprakla bağlantı kurmasını sağlayın. Yeryüzünün size fiziksel, duygusal ve ruhsal olarak sağladıkları için teşekkür edin. Sizi okşayan rüzgarı kutsayın. Size yaşam verdiği ve alıp verdiğiniz her nefesle size yoldaşlık ettiği için Havaya teşekkür edin. Eğer bir su kütlesini ziyaret edebiliyorsanız lütfen bunu yapın. Eğer yakınınızda bir su kütlesi yoksa evinizdeki suyla çalışın. Birlikta olabildiğiniz herhangi bir suya içsel ışığınızı yayın. Bir kap suya odaklanarak içsel ışığınızla parlayabilir ve sonrasında bu suyu yakınınızdaki bir su kütlesine ya da toprağa dökerek onları besleyebilirsiniz. Yeryüzü bir su gezegenidir ve siz de bir su varlığısınız. Su içeri ve dıarı çabasızca akar ve daiam hareketin akışı içinde Kaynak’a – büyük denize döner. Su olmadan hayatta olamazdınız. Lütfen Suya gönülden teşekkürlerinizi sunun.
Bunu yaparken bedeninizin mevsim değişikliği ile nasıl bağlantı kurduğunu farkedin. Değişim içsel ve dışsal dünyamızı etkiler.
Elimde kalan öyküler yalnızca Dönüşüm Haberlerinde paylaştığım çalışmayı uygulamanın size nasıl etkilediği ile ilgili paylaştıklarınız. Herkese nazik sözleri için teşekkürler. 2018 için yazmamı istediğiniz konularda beni bilgilendirmeniz için sizi davet etmeyi düşündüm. Yalnızca Dönüşüm Haberlerinde paylaştığım konularla ilgili yazacağım. Ve her bir konuya değinecek yerim yok, bu yüzden en güçlü biçimde yazabileceğim ve küresel topluluğumuza hitap eden konuları seçeceğim. Arzu ettiğiniz konuları stories@sandraingerman.com, adresine gönderebilirsiniz. Bunları toparlayıp yıl boyunca değineceğim konuları listeleyeceğim.
Her yılın sonunda olduğu gibi bu yıl da, Dönüşüm Haberlerini İngilizce konuşmayan okuyuculara ulaştırmak için gönüllü çalışan ve zamanlarını cömertçe buna veren çevirmenleri ve Sylvia Edwards’I onurlandırmak istiyorum. Tüm çevirmenlerin kendi hayatları ve çalışmaları mevcut. Bu yüzden, bütün işleri içinde bu yazıları uluslararası çemberimize ulaştırmak için zaman ayırmaları olağanüstü bir hareket.
Her ay yazıyı hazırlamama ve sizlere ulaştırmama yardımcı olan Sylvia Edwards’a teşekkürlerimi sunarken lütfen bana katılın. Her ayın yazısına kattığın sevgi ve onu topluluğumuzla paylaşmaya yardımların için teşekkürler. Sana gelecek yıl için mutluluk ve iyi dileklerimizi sunuyoruz.
Ve çevirmenlerimize bol bol hayır duası göndermek için biraraya gelelim:
Lena Anderheim – İsveççe
Nello Ceccon – Italyanca
Jorjette Cristescu – Romence
Ines Fermoso – İspanyolca
Sofia Frazoa – Portekizce
Els de Graaff-van Meeteren and Sandra Koning – Flemenkçe
Astrid Johnen and Barbara Gramlich– Almanca
Miriam Kisssova – Slovakça
Carole Laplante and Bea Salgado – Fransızca
Petr Němčanský – Çekçe
Irina Osechinsky and Anton Uvarov – Rusça
Tea Thum – Fince
Simin Işık Uysal – Türkçe
Ve son olarak biraraya gelerek, gün dönümünü karşılarken birbirimize hayır dualarımızı gönderelim!
Copyright 2017 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.
Çeviri: Simin Işık Uysal
Dönüşüm Haberlerinin son birkaç sayısında insanların nasıl ümitsizlik içinde olduklarını ve spiritüel çalışmalarını güçlükle sürdürdüklerini benimle paylaştıklarını yazıyordum. Ve şimdi bu mesajlar, beklediğim ve ümit ettğim biçimlerde değişmeye başladı.
İçsel dünyamızda ve dışımızda olanlarla gerçekten bir ölüm yaşıyoruz. Ve Elisabeth Kubler Ross’un harika biçimde özetlediği gibi hem ölüme hazırlanan hem de yas tutanlar için farklı evreler mevcut. Elbette ki ölümcül bir hastalık teşhisi konmuş kişilerden bahsediyordu. Fakat bahsettiği evreler içinde bulunduğumuz egosal bilincin ölümü için de geçerli. Ross’un anlattığı evreler belirli bir sıra takip etmiyor ve kendisi bazı kişilerin bu evreleri deneyimlemediğini de itiraf ediyor. Fakat ölümün kıyısında olan ve derin bir yas içinde olan pek çok kişiyle çalışmış olduğum için bu evreleri dikkate değer buluyorum.
Önce inkar duyuluyor. Ve sonra insan gözlerimizden baktığımızda önümüzdeki yaşamın bulanık görünen değişimlerine duyulan öfke geliyor. Büyük şamanlar baktıkları zaman, içinde yaşadığımız bu maddi dünyanın ötesine, umut ve şifanın daima var olduğu diğer boyutlara bakarlar Kişiler, öfke halinden sonra mucizevi bir iyileşme için ilahi bir güçle pazarlık haline geçebilir.
Ölüm ve değişim konusundaki öfke, bir noktada kabullenmeye dönüşebilir. Bazı insanlar kabullenmenin pes etmek olduğunu düşünür. Fakat bu doğru değil. Çünkü kabullenme halinde bile birlikte güçlü biçimde durmak ve çalışmamıza devam etmek ve hayallaerimizden vazgeçmemek için etkili araçlara sahibiz. Aynı zamanda da, ölümün gerçekleşmekte olduğunu kabul ettiğimiz zaman, gerçekleşen gerekli değişimlere de adapte olmayı da öğreniriz ki dengeye ulaşabilelim.
Ve insanların bana ilettikleri şey, deneyimlenen “ego ölümü” ve yaşamların yontulması ile insanlar yolculukları, seremonileri ve şifa çalışmalarını daha derinden deneyimledikleri. İçinde bulunduğumuz kriz aslında daha büyük içgörü ve rehberliğin bizi beklediği dünyaların arasındaki perdeyi açıyor. Ve şamanların binlerce yıldır yaptığı gibi algımızı değiştirmeyi ve bulunduğumuzun ötesindeki boyutlara bakmayı öğrendiğimizde olağan ve olağan dışı alemler arasındaki yol kısalıyor. Ve bu diğer gerçeklik boyutlarına bakarak çok gereken o yeniden doğuş ve aydınlanmaya için gereken değişimlerde bize yardımcı olavak enerjileri de buraya aktarabiiriz. Bu aşamalar tüm ölüm ve parçalanma deneyimlerini takip eder.
Amerika Birleşik Devletlerinde Kasım ayı Şükran Gününün kutlandığı aydır. Her yıl aynı mesajı yazarım. Şamanik kültürlerde her gün bir şükran günüydü. Güneş her gün selamlanırdı. Topluluğun her üyesi , tüm yaşamın büyümesi için gereken enerjiyi sağladığı için güneşi şükranla selamlardı. Yaşam ve topluluğun iyileşmesi ve beslenmesi için yardımcı olan bitki ve ağaçlara ve diğerlerinin onları yiyerek hayatta kalması için kendilerini feda eden hayvanların çokluğuna her gün şükredilirdi. Böyle bir şükranın ve saygı eylemlerinin gücü sayesinde insanlarla toprak, hava, su ve güneş elementleri arasında akış ve denge oluşurdu.
Ve insanlar çevrelerindeki dünyada yolunda gitmeyen şeylere odaklanmak yerine büyük hayallerine ve vizyonlarına odaklanırdı. Her birimizin içinde yaşayan ilahi güçlerin çokluğuna şükran vardı
Her gün şükran günüydü ve bu basit ama sihirli uygulamayı günlük hayatımıza katarsan en güçlü düşlerimizi hayata geçirebiliriz.. Hayatta ne oluyorsa olsun, daima şükredecek hayatın kendisi var.
Dolunay 4 Kasım’da. Dolunay zamanı, bir yandan Yeryüzünün içi ve çevresinde güzel bir ışık ağı örmeye devam ederken kolektif enerjileri biraraya getirerek ışığımızı yaymak ve tüm yaşamla koşulsuz sevgiyi paylaşmak için güçlü bir zaman. Hazırlık çalışmanızı yapmayı unutmayın ki ilahi ışığınıza gerçekten adım atın ve bu parçalanma ve yeniden doğuş zamanında ruhsal şifadan yararlanabilecek yerlere odaklanır ve ışığımızla parlarken topluluğumuza katılabilin.
Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız, dolunay seremonimizin detayları için lütfen ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyun.
Ayın Esin Verici Öyküsü
Aşağıdaki öykü ve fotoğrafları paylaştığı için Anne’e teşekkürler! Sana sağlık diliyoruz!
Sol böbreğim ve üreterimin alınacağı ameliyat öncesinde kızkardeşim ve kocamla birlikte arka bahçemizdeydik. Yassı taş kaplı meditasyon yolunda Buda’nın yanında yavaşça yürüyordum. Aralık’ın ortasıydı ve teşhis aöaçlı iki ameliyat geçirmiştim. Kanser olduğumu ve durumun ciddi ve hayati tehlikesi olduğunu biliyordum. Yürürken tüm sonuç beklentilerimi bir yana bırakarak Buda’ya, yardımcı ruhlara dua ettim. Ben yürürken kardeşim bu fotoğrafı çekmiş. Kış güneşi güneyden geliyordu. Kanserin bulunduğu ve ameliyat edilecek bölgeyedoğrudan vuran bu gökkuşağının oluşmasını açıklayabilecek maddi hiçbir şey yoktu. Tüm derin şifa Ruh’tan gelir – ona güven!
Copyright 2017 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.
Çeviri: Simin Işık Uysal
Fırtına, yangın ve depremlerden etkilenen tüm yaşamı kalplerimizde taşımayı sürdürüyoruz. Onları ilahi güçlerinde değişimlerde yollarına devam edecek araçlara sahip olarak görmye devam ediyoruz. Ve bu felaketlerde ölen tüm yaşama varlıkları ile Yeryüzünü onurlandırdıkları için teşekkür ediyor ve eve dönüş yolculuklarının kolay olmasını diliyoruz.
Hava durumunu değiştirmeye çalışmamanın ve Doğa Ana’yı control edebileceklerini hisseden insanların safına katılmamanın çalışmamızın anahtarlarından biri olduğunu hatırlayın. Bunun yerine, ruhsal çalışmamızı yapmalı ve tüm yaşama saygılı bir hayat sürmeliyiz. Ve karşılıklılık ilkesine uygun olarak Yeryüzü de bize aynı şekilde tepki verecektir.
Eylül’de, Shift Network’ten verdiğim telekonferans derslerinin birinde, dünyayı egonun gözleri yerine ruhun gözlerinden görebilmek için bir yardımcı ruhla nasıl birleşileceğini öğrettim. Bir yardımcı ruhla nasıl birleşileceğine örnek olarak da kendi öğretmenim olan İsis ile birleştim.İsis’ten gruba acı çekme hakkında koşmasını rica ettim. Çünkü pek çok dostum ve öğrencim umudunu kaybetmiş ve dünyada çekilen acılar ve insanların hem birbirlerine hem de tüm yaşama olan kötü davranışlarını görmekten sıkışıp bunalmış hissediyorlar. Çeşitli ruhsal pratiklerin uygulayıcıları umutlarını ve odaklarını kaybediyorlar.
İsis’in paylaştığı mesajın güçlü olduğunu hissettim ve size de bir düzeyde etkileyebileceğini düşüncesiyle sizlerle de paylaşmak istedim:
“Ruhların öğrenmek ve evrilmek için enkarne oldukları pek çok gezegen ve boyutlar mevcuttur.
Sizler Yeryüzünde sevgi, ışık ve sevinci deneyimlemek için doğdunuz. Ama dersiniz ilk önce ecıyı deneyimlemek ve bu acı boyutunun ötesine geçerek içinizdeki (dışınızda değil) içsel sevgi ve sevince varmak. Gerçekte, sevinç doğru titreşim değil zira ruhunuzun hissettiği şey çok büyük bir mutluluk, saadet.
Dünyanızdaki öğretmenler, sizin ki de dahil, sizleri kalplerinizi sevginin ruhuna açmanız için cesaretlendiriyor.
Fakat bu öğreti sizden bağlantı kurmanız istenen kalp düzeyi için doğru değil.
Çünkü odağınız fiziksel kalbiniz, ki bu da egonun bir parçası. Ve pek çoğunuz da ıstırabı görüyor ve deneyimliyorsunuz ki bu da evrimsel düzeyde şefkat hissinizi genişletiyor. Sizi insanlığınızın derinlikerine götürüyor. Fakat yine de acının enerjisi, titreşimi ve frekansında kapana kısılıyorsunuz ve dünyayı bu enerjiyle besliyorsunuz. Ve pek çok kişi ıstırap enerjisini taşıdığı için hastalanıyor.
Şu anda hem gerçekte hem de metaforik olarak kırılarak insanlığınızın derinliklerine dokundukça, içinizde öğrenmenizi bekleyen en derinlerinizdeki bilgi ve bilgeliğe açılıyorsunuz.
Fiziksel kalbinizin gerisinde ruhsal kalbiniz, gönlünüz vardır. Onunla bağlantı kurmak için çok derinlere gitmenize gerek yok. Pek çok guru, mistik ve ruhsal öğretmen bundan bahsetmiştir.
Ve Kaynakla, sevinçle, saadetle ve tüm yaşam ve yaradılışa koşulsuz sevgi ile bir olan bu ruhsal kalp ıstırabı bilmez. O saadeti bilir, koşulsuz sevgiyi bilir ama bu Yeryüzünde acıyı bilmez.
Düşler Diyarında, dünyada tekrar tekrar gördüğünüz yanılsamayı düşleyen milyonlarca egonun olduğunu görüyorum.
Bu Düşer Diyarından çıkarak evrilmiş ruhsal varlıkların dünyayı sevinç ve sevgi dolu olarak düşlediği alana geçin.
Egonuzda kısılı kalmış durumdasınız. Yalnızca sonsuz sevinç, mutluluk, koşulsuz sevgi ve Kaynak’ın ışığını deneyimleyen, egonuzun ötesinde bulunan ruhsal kalbinizin boyutundaki gerçekliğe yükselin.
Yeryüzünde yeni bir zamanda ve yeni bir evrimin içindesiniz. Hayat oyunundaki rolünüzü bırakın. Uyanmış bir ruhsal varlığın hayatına adım atın. Daha yüksek bir titreşim ve frekanstan çalışmanız gerektiğinde kendi titreşim ve frekansınızı yükseltmek için çalışırsınız.
Sizi kucaklıyor ve bildiğinizden daha fazla seeneğiniz olduğunu söylüyorum. Daha yüksek bir bilince değişebilirsiniz.”
Bu ay şamanik müzik ya da meditasyon müziği dinleyin veya doğada biraz zaman geçirin. Fiziksel kalbinizin hemen gerisindeki ruhsal kalbinize yolculuk yaptığınızı hayal edin. Burası ilahi sevginin, sevincin ve ışığın yayıldığı yer. Yüklerinizi ruhsal kalbinize getirin ve onların ne kadar çabuk etkisiz hale gelip, ışığa dönüştüğünü hissedin.
Transfigürasyon çalışmanızı yapın ve ruhsal kalbinizden ışıyın. Kalbiniz saf ve kişisel olmayan koşulsuz sevgiyi yayarken sevgi ile var olun.
Dönüşüm Haberlerinin geçmiş sayılarında Düşler Diyarına yolculuk egzersinizi paylaşmıştım.
Bir şamanik yolculuk ya da meditasyon yaparak, dünyanın her yerinden insanların oluşturduğu evrimleşmişl ruhsal topluluğun hayallerini dünya için yalnızca en olumlu ve güzel düşleri deneyimlemeye odaklayan bir topluluğun olduğu Düşler Diyarına götürülmek isteyebilirsiniz. Bu “rüyacılar” içindeki yerinizi alın ve çalışmanızı yapın.
Dolunay 5 Ekim’de. Bu, sözcüklerimiz, düşüncelerimizi, hayallerimizle attığımız tohumların “hasadını yapmak” ve dünyaya ışığımızı yaymayı sürdürmek için harika bir zaman.
Bu günde biraraya gelelim. Olağan gerçeklikteki yüklerinizi ve dikkatinizi dağıtan düşüncelerinizi geride bırakmak için hazırlık çalışmanızı yapın. Ruhsal kalbinize, içsel yıldız ışığınızın, güneş ışığınızın, içsel alevinizin olduğu yere yolculuk yapın ve dünyayı sevgi ve ışıkla besleyen çemberimizin ışığı ile birleşen muazzam ışık dalgaları yayın.
Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız çemberimize hoşgeldiniz. Dolunay seremonilerimiz ile ilgili açıklamaları ana sayfadaki “İnsanlardan oluşan bir ışık ağı yaratmak” linkinden bulabilirsiniz.
Bu ayın öyküsü Anne’den:
“Sandra,
Sevgi dolu bir şekilde varolma konusunda anlattıkların için.
Ayrımcılığı insanların kendi bünyelerinde temizlemesi gereken şeyler olduğu için deneyimledikleri bir enerji düzeyinde düşünüyorum.
Bunu yaptıklarında önem vermiyorum ve her durumda, ailem olsun, market çalışanları olsun ya da karşılaştığım herhangi biri, diğer insanlara nazik ve moralli biçimde davranıyorum. Mutlu ve rahat olmak ve insanları dinlemek işin püf noktası.
Yorum yapmanıza, birşeyleri çözmenize ya da olaya dahil olmanıza gerek yok. Bu uygulama sayesinde zor durumların hemen dönüştüğünü gördüm ve bunu yapmaya devam ediyorum.
Zor durumda olan aile üyelerim var. Onlara güç veriyor, dinliyorum ve onlara genel olarak uyumlu ve neşeli davranıyorum ve bu da onlar için herşeyi biraz daha kolay hale getiriyor.
Her gün “karşılaştığım her şey ve yaptığım her şeyin zamanın ve mekanın tüm yönleri ve tüm boyutlarda bütünün hayrına olmasına” niyet ediyorum.
Güzel çalışmalarına devam etmeni dilerim. Her şey düzelecek. Zorlu bir zamandan geçiyoruz ama bu da geçecek.
Sağol,
Anne”
Bu ilahm verici mesajı için Anne’e teşekkür ediyoruz.
Duyurular:
To order my books Walking in Light: The Everyday Empowerment of Shamanic Life, Speaking with Nature: Awakening to the Deep Wisdom of the Earth (co-written with Llyn Roberts), my CD “Shamanic Visioning Music: Taiko Drum Journeys”, “The Spirit of Healing” or any of my other books and CD programs, the Transmutation App (now available for both Apple and Android devices) please visit:
https://www.sandraingerman.com/bookscds.html
I wanted to let everyone know who has been waiting for me to announce more information on the Teacher Training that I have received strong guidance to start planning it. So I will be contacting retreat centers. I hope to be able to schedule the training for the end of 2018. I will keep you posted as I should know more soon.
Taking a sabbatical this year never manifested. I taught a 7-week and then 12-week course through the Shift Network. I presented on Sounds True Year of Ceremony. I was a presenter on a variety of summits, and have been interviewed for radio programs and webcast interviews. I wrote a wonderful and powerful new book on the performing ceremonial work which is being published next year by Sounds True. A book I co-wrote with Katherine Wood for young adults finally found a home with Moon Books and will be out hopefully next year. And it continues to be my delight to keep up the monthly Transmutation News.
Does not sound like a true sabbatical, does it? My reason for wanting to take a sabbatical was to take some time to see if there are new and fresh changes to integrate into the work I am teaching. And I did not have the quality of time to really being able to reflect on this issue as I was always preparing for an upcoming event.
I realize that it is not in my personality to take an entire year off from teaching and writing. But I feel like I need some space and time to continue my visioning process. So, I won’t say I am trying to take another sabbatical next year. But I still plan on teaching less.
I do have a Medicine for the Earth and Spiritual Light Training set up. I will continue presenting on summits and participate in interviews. And I will continue writing. But we will see what other workshops I am guided to teach in 2018.
Of course I have online courses you can still sign up for and watch or listen to the recordings. You can view what is available on the homepage under “Trainings & Announcements”. And I did train brilliant shamanic teachers who are bringing new, fresh, and powerful material into their trainings. You can see the list of teachers and workshops on www.shamanicteachers.com/
I will continue my work, but on a more limited basis. I have been teaching since 1982. I started teaching pretty young. I am certainly not ready to retire. I just want to make sure I am taking the time to receive guidance on new evolutions of my teaching so I am not in a rut. I know some that some teachers teach the same material for a life time. And that is their destiny to do so. I want to continue to evolve my own spiritual practice and what I teach in the world.
Those of you who have studied with me know I love using fairy bells. I found a wonderful couple in Europe who make bell rattles. I ordered the rattle they named “Songs from the Spirits”, and I love it! They make beautiful drums and rattles too. This is what they have to say about their Northern Light Rattles:
Northern Light Bell Rattles / Aurora Rattles.
… Old Shamans refer to this sound as a sacred singing coming from the Northern Light – as a sound of Divine Bells.
This tool has been a very cherished healing tool used by Medicine Women of the North.
Blessings, Susanne and Erik, www.shamandrums.com
We’ve all grown up with the notion that there’s one world and many different minds that perceive it. But what if there’s just one consciousness that manifests through many different perspectives or facets? How would your communication change if you knew that everyone shared this same source of consciousness? The Art of Connection by Michael Gelb an invitation to explore this question in a practical way through your relationships at work and at home.
https://michaelgelb.com/resources/#featured-book-title
Copyright 2017 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.
Çeviren: Simin Işık Uysal
Geçenlerde dışarıdaki işlerimi bitirmiş eve dönerken bir kilisenin önünden geçtim. Bu kilise her zaman dışarı mesajlar asar ve bazıları da gerçekten esin verici oluyor.
Mesajın, yaşadığımız bu günler için çok güçlü bir mesaj olduğunu hissettim. Mesaj şuydu: “Beni sevdiğini söyleme. Sevgini göster.”
Hepimiz dünyada olanlar için endişeleniyoruz. Ve ben de bu endişelerde size katılıyorum. Geçen ay sizinle paylaştığım gibi, doğaya ve diğer doğa varlıklarına olanlara çok öfkeli kişilerden pek çok e-posta ve FB mesajı alıyorum. Öyle öfkelliler ki duygularıyla nasıl başa çıkacaklarını ve ruhsal çalışmalarını nasıl sürdürebileceklerini bilmediklerini söylüyorlar.
Geçen ay nöroplastisite ilkeleri ve seremonilerle çalışma konusunda öneriler paylaşmıştım. Bu ay paylaştıklarımı pekiştirmek için geçen ayın yazısını yeniden okuyabilirsiniz. Geçen ayın yazısını okumak için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz:
https://www.sandraingerman.com/tnjuly2017.html
Hepimizin duygularımızı önce ifade etmemiz sonrasında da onların etkisini nötrleştirip dönüştürmemiz ve Yeryüzünü ve tüm yaşamı sevgi ve ışıkla beslememiz gerektiğini tekrar tekrar paylaşıyorum. Transfigürasyon uygulamamızı da sürdürmeliyiz çünkü bu uygulama rasyonel düzeyde hayal edebildiğimizin ötesinde mucizevi şifa yaratır. Farklı kişilerin bana gönderdiği ve ışıklarıyla parlarken diğerlerine hatta güçlükler yaşayan yerel topluluklara odaklanmayı içeren vaka çalışmaları beni hayrete düşürmeye devam ediyor.
En büyük endişem kolektifimize olanlar. Çünkü, bildiğiniz gibi, kolektife çok fazla nefret, öfke ve çaresizlik gönderiliyor. Ve bu ancak ruhsal bir uygulaması olmayan ve maddi dünyanın transında kaybolmuş kişiler yaparsa anlayışla karşılayabileceğim bir şey.
Fakat hem e-posta hem de sosyal medyada aktif olduğum için güçlü ruhsal uygulaması olan kişilerin kolektife gönderdiği öfke karşısında şaşkınlığa düşüyorum. Ve şamanik topluluktaki insanların bölündüğünü gösteren pek çok yazı görüyorum. Bu da enerji alanımızı daha çok öfkeyle besliyor.
Çünkü eğer ruhsal bir uygulamanız varsa, birlikte güçlü durmak yerine bölünmenin sonuçlarını bilecek kadar uyanık olmanız gerekir.
Geçenlerde etkileyici bir rüya gördüm. Ve rüyanın mesajı şöyleydi, “Öğrettiğin bütün ilkeleri ve hayat hakkındaki kurallarını bırakıp gün boyunca sevgi dolu biçimde varolsan ne olur?” Ve rüyamın mesajı buradalığımız, var oluşumuzla ilgili bir değişimin deneyimlenmesinin gerekli olduğu. Koşulsuz sevgiyi paylaşmak ve almak için bedenlendik. Buraya sevmek ve sevilmek için geldik.
Rüyamda aldığım mesajları çok etkileyici bulurum çünkü telepatik olarak gelen sözcüklerin enerjisi doğrudan İçsel Dünyama giderek titreşimimi değiştirir. Ve aldığım mesajın doğru olduğunu da biliyorum. Aynı zamanda, yaratıcının bizi koşulsuz sevgisinden yaratmış olduğu gibi yalnızca sevgi olan bir varlık “olmanın” bir hayat süreci olduğunu da biliyorum.
Ama bir yerden başlamak zorundayız ve birlikte yapa geldiğimiz çalışma da kalplerimizi açıyor. Sürdürdüğümüz çalışma, içsel ışığımızla daha çok parladiğımızı hissetmemize yardım ediyor. Ve dünyada olup bitenler nedeniyle pek çok kişi de kalplerinin kırıldığını hissediyorlar ki bu da kendimizi daha yüksek şefkat düzeylerine açmamız için bir inisiyasyon.
Fakat yeniden uykuya dalarak kolektif alanı öfke ve ayrışma ile besleyemeyiz. Bunu yapmak çözümü değil sorunu besler.
Bu ay sizden en sevdiğiniz sebze ya da bitkilerin tohumlarını iki ayrı kaba ektiğinizi hayal etmenizi rica ediyorum. Ve kaplardan birini suladığınızı hayal ederken hayatınız ve dünyada olup bitenlere baktığınızdaki sıradan düşüncelerinize odaklanın. Ve sonra diğer kabı sularken da transfigure olduğunuzu ve diğer kabı koşulsuz sevgi ve ilahi ışıkla suladığınızı hayal edin.
Haftalar boyunca bu uygulamayı yaptıktan sonra, hayal gücünüzle bu iki kaptaki bitkilerin nasıl büyüdüklerini farkedin. Ve hangi bitkiyi yemek istediğinizi düşünün.
Size daha önce benzer egzersizler önerdiğimi biliyorum. Sizden maydanoz tohumları ekmenizi (çok kısa zamanda filizlendikleri için) ve bitkiyi beslemek istediğiniz ve bitkiyi yediğiniz zaman absorbe etmeyi istediğiniz enerjilere odaklanmanızı istemiştim. Bu hayal gücünüzü kullanarak değil fiziken yapmanızı istediğim bir egzersizdi.
Uyanmak ve kolektifi beslediğimiz enerjiler hakkında bilinçli olmamız gerek. Çünkü kolektif enerji alanı gitgide daha da toksik hale geliyor. Ve insanların tüm düzeylerde daha da agresif hale geldiklerini farkediyorum. Tanıdığım en zarif ruha sahip kişiler bile nefret ve bölünmüşlük sözleri paylaşıyor.
Kendimi kolektif enerji alanı için daha çok dua eder ve paylaşılan ya da gönderilen kolektif toksik enerjileri nötrleştirmek için daha çok çalışırken buluyorum. Kolektif enerji alanını öfke ve ayrışma enerjileriyle beslemeyi sürdürdükçe insanların birbirlerine, tüm yaşama ve doğaya davranışlarında değişim göremeyeceğiz. Kolektifi sevgi ve ışık dolu enerjilerle beslemeyi öğrenmediğimiz sürece iyileşmenin gerçekleşmesi mümkün değil. Bu yazıları okuyan sizler için bunu anlamak kolay olmalı.
Bu sütunda paylaşmış olduğum transfigürasyon uygulaması ve diğer şamanik uygulamalar hakkında bana göndermiş olduğunuz birbirinden güzel tüm vaka çalışmaları için minnettarım. Ve yıllar boyunca sizinle harika vaka çalışmaları paylaştım. Topluluğumuzla paylaşabileceğim ve moralimizi yükseltecek ve ruhsal çalışmamıza odaklanmamıza yardımcı olacak esini verebilecek öykülerinizi duymak beni daima memnun eder Eğer paylaşmak istediğiniz esin verici bir öykünüz varsa şu adrese e-posta gönderebilirsiniz: stories@sandraingerman.com.
Yakın zamanda hepimiz gibi hayat mücadelesi içinde olan bir kadından bir mektup aldım. Ve çoğumuz gibi, o da doğada zaman geçirerek teselli bulmuş. Bir gün bulaşıkları yıkıyor ve pencereden de arka bahçesinde dolanan güvercinleri seyrediyormuş.
Aynı akşam bir rüya/vizyon görmüş. Rüyasında aynı gün içinde yaptığı gibi bulaşıkları yıkıyor ve arka bahçedeki güvercinleri seyrediyormuş. Fakat rüyasında dışarıdaki kuşlara baktığında, onların içlerinden gelen bir ışıkla parladıklarını görmüş. Dönüşüm Haberlerinin yeni bir okuyucusu olarak, transfigürasyon çalışmasına çok da aşina değil ve bu uygulamayı içimizdeki yıldız ışığını hissetmek şeklinde açıkladığımı da bilmiyor.
Yeryüzündeki yaşamın gerçek doğasının ışık olduğunu bilmiş. Bu rüya/vizyon ona, hayata dair daha geniş bir perkpektif geliştirmesinde yardımcı olmuş.
BU öyküyü sizinle paylaşmak istedim çünkü kendi parlak yıldız ışığımızın akışını bütünüyle hissettiğimiz derin bir transfigürasyon deneyimi yaşadığımızda, hayatlarımız sonsuza dek dönüşür. Ve bu ışığı tüm doğada ve Yeryüzünde akarken gördüğümüzde, acılar yerine bu ışığı beslemenin gücünü görebiliriz.
Bu elbette kişisel oolarak güçlükler ya da gezegende günümüzde olup bitenler hakkında negative duygular yaşamayacağımız anlamına gelmez. Fakat yalnızca acıları algıladığımızda, egonun gözlerinden bakıyoruz demektir. Tüm yaşamın içindeki ışığı algıladığımızda, ruhun gözlerinden bakıyoruz demektir. Ve bu algı da ruhsal çalışmamızda ve bilinçsel evrimimiz için çabaladığımız şey.
Duygularımızı nasıl ifade edeceğimiz, onların gersindeki enerjiyi nötrleştirmek ve kolektif enerji alanını koşulsuz sevgi ve parlak ışıkla besleyeceğimizi nasıl öğreneceğimize dair devam eden bağlılığımızı sürdürmede bana katılın.
Dolunay 7 Ağustos’ta. Şefkatli ruhlar ve evrenin yaratıcı güçlerine, küresel topluluğumuzda beraberce ruhsal yapan kişileri desteklemeye dair bağlılığımızı bildirerek transfigürasyon uygulamamızı derinleştirelim. Karşı karşıya olduğunuz güçlüklerde size sevgiyle sarıyoruz. Ve size ilahi ışığınız ve gücünüzde görüyoruz. Bunu topluluğumuz için yapıyoruz. Ve dolunayda hazırlık çalışmamızı yaparak egomuzdan, rasyonel düşüncelerimizden ve yüklerimizden kurtuluyoruz. Ve ışığımızın daima yıldızlar, güneş ve ay gibi ışıl ışıl parladığı içsel dünyamıza yolculuk yapıyoruz.
Haydi kalplerimizi birleştirelim ve Yeryüzünün çevresi ve içinde güzel bir ışık ağı örelim.
Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız, dolunay seremonimizin ayrıntıları için Türkçe ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyunuz.
Copyright 2017 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.
Türkçe çeviri: Simin Işık Uysal
Seremonileri tasarlamak ve icra etmek konulu yeni kitabımı yazma sürecinde derinleşiyorum. Sounds True tarafından 2018 sonbaharında yayınlanacak. Fakat daha erken yayınlanabileceğini düşünüyorum.
Kitabı yazmaktan çok keyif aldım ve 35 yıldır gruplarla yaptığım seremonilere dair pek çok harika anıyı canlandırdı. Atölyelerimdeki seremonilere katılmak yalnızca benim için öğretmenliğin güzel hatıralarını yaratmakla kalmadı. Aynı zamanda pek çok kişi için de olumlu ve mucizevi şifayı yarattı. Meydana gelen şifa benim hayallerimin bile ötesindeydi ve görünmeyen dünyadaki güçlerle birlikte çalışmanın hem kişisel olarak hem de küresel olarak olumlu değişim yarattığının da göstergesiydi
Seremoniler icra etmek, şifa için ettiğimiz dularımızın gerçekleşmesi için içimizdeki ilahiliğin evrenin ilahi güçleriyle iletişim kurmasının bir yolu.
Bu kitabın yaşadığımız dönemde önemli olduğunu hissediyorum. Zira modern dünyamızda yaşayan insanlar genelde seremoniler icra etmekten korkuyor ve farklı dini gelenekler içinde büyütüldükleri dogmatik öğretilerle ilişkilendiriyorlar.
Fakat gerçekte seremoni, hem kendimiz hem de tüm yaşam için kurduğumuz düşü değiştirmek için yardımcı ruhlarımızla ve ilahi güçlerle birlikte çalışabildiğimiz sihirli bir süreçtir.
How to Thrive in Changing Times (yeni adı ile The Shaman’s Toolkit) adlı kitabımda nöroplastisite biliminden ve bize olumsuz düşüncelerimizi değiştirerek ve olumlu bir vizyona odaklanarak beyin kimyamızı nasıl değiştireceğimizi öğrettiğini yazmıştım
Kayıp ruh parçalarını geri getirme çalışmamı değiştirdiğimde nöroplastisite ilkelerini kullanmaya başladım. ÇÜnkü şamanik şifa için gelen pek çok danışan travma döngüsünde takılı kalıyor ve bu döngüden çıkmaları ve hayatlarında sağlık ve mutluluğun mümkün olduğuna dair ilham alabilmeleri için beyin bilimi temelinde onlara yardımcı olabileceğimizi hissettim.
Tüm şifa çalışmalarımda birlikte çalıştığım erk hayvanım beni, geçmiş travmalar üzerine konuşmak yerine beyinde yeni nöral yollar oluşturmaya yardımcı olan şifalandırıcı öyküler anlatmaya teşvik etti. Yeni nöral yollar, hayattaki olumlu şeyleri düşünerek oluşturulur.
Böylece, danışanlarıma kayıp ruh parçalarını geri getirdiğimde, onunla birlikte geri dönen güçlü yönleri, yetenekleri ile ilgili şifalandırıcı öyküler paylaşmaya başladım. Ayrıca, danışanarıma “ruhun” “öz” olduğunu ve bunun da ışık olduğunu paylaşmaya başladım. Ve şifa onlarla olan şifa çalışmamı bitirdiğimde, herhangi bir öykü paylaşmadan evvel, kendilerinden ruhlarının ışığını hücrelerine absorbe etmelerini istemeye başladım. Bu da beni, Soul Retrieval: Mending the Fragmented Self kitabıma yeni bir son söz yazmaya yöneltti. Çünkü travmanın öyküsünü daşınanın psişesine yerleştirmek yerine şifalandırıcı öyküler anlatmanın gerçek ve uzun dönemli şifa yaratmanın çok önemli olduğunu hissettim. Ve bu şekilde çalışarak, kayıp ruh parçasını danışana geri getirme çalışmasının çok daha güçlü hale geldiğini gördüm.
Bunun, hepimizin farklı travmalar geçirdiğini inkar etmekle ilgisi yok. Fakat geçmişimizi yanımızda taşımayı bırakmadan kendimize daha iyi hyatlar yaratamayız.Geçmiş yüklerimizi taşımanın bizim için fiziksel ve duygusal düzeyde çok ağır olabileceğini ve hastalık yaratabileceğini geçen ay yazmıştım.
Düşünce döngülerimizi değiştirerek beyin kimyasını değiştirme ilkesi, bana Transmutation App’ı ortaya çıkarmak için esin veren şey oldu. Çünkü bu aplikasyon durup düşüncelerimize bakmamızın ve aplikasyonun kütüphanesindeki ilham verici sözcük, hayırduası veya fotoğraflardan esinle pozitif enerji yaratmanın bir yolu.
Bu aplikasyonu birkaç yıl önce oluşturmuş olmama rağmen halen her gün kullanmaya devam ediyorum. Her iki saatte bir çanların ya daTibet çanağının sesi beni durmaya ve ne düşündüğümü kontrol etmeye ve olumsuz düşüncelerimi ve hayallerimi hayatımda gerçekleşmesini arzu ettiğim şeye dönüştürmeye teşvik ediyor.
Bugünlerde ziyaret ettiğim her internet sitesi, reklamını gördüğüm tüm kitaplar nöroplastisiteden bahsediyorlar. Bu harika bir şifa biçimi fakat tüm etkili yöntemler gibi bunu yapmak da disiplin ister.
Pek çok kişinin dünyada olanlar nedeniyle çaresiz hissettiğini ve ruhsal uygulamalar yapmak için enerji bulamadıklarını görüyorum. Çünkü yaşanan zorluklar çok boğucu görünüyor ve daha fazla kişi ümitsiz ve çaresiz hissediyor. Elbette pek çok kişi de sosyal aktivistler haline gelir ve ruhsal çalışmalarını derinleştiriken güçlendiklerini hissediyor.
Yaşadığımız günlerde, yalnızca güçlüklere ve yolunda gitmeyen şeylere odaklanmak, düşlemekte olduğumuz kötü rüyayı kalıcılaştırıyor. Çünkü birşeyi tümüyle imgelediğimizde, onlara hayat veririz.
Her zaman yaptığım gibi, beyin kimyanızı değiştirmek ve yeni nöral yollar yaratmak için imajinasyon yeteneğinizi kullanmanız için cesaretlendirmek isterim. Evet, bu çalışmayı gerektirir ama kendi hayatlarımızı ve gezegendekii hayatı değiştirmenin yolu bu.
Yaşamayı istediğimiz yeni rüyaya adım atmalı ve görme, işitme, dokunma, tat ve koku alma duyularmızın hepsini harekete geçirmeliyiz. Yeni hayatımızı şimdi yaşıyormuşcasına düşe adım atmalı ve bu yeni düşle yaşamalıyız. Böylece, hayal güçlerimizle meydana getirdiklerimizi değiştirmeye başlarız.
Seremoniler icra etmek, nöroplastisitenin tüm öğretilerini kucaklar ve psişemizi değiştirmemiz için yardımcı olur. Seremoni icra etmek, düşüncelerinizi ve vizyonlarınızı değiştirmek için harika bir araçtır. Geçmişinizden size yük olan ne varsa bırakmak için bir içeride ya da açık havada yapabileceğiniz kısa bir seremoni için yolculuk ya da meditasyon yapın. Ve sonrasında da ilahi güçlerle birleşerek kendiniz ve dünya için yeni bir vizyonu, yeni bir yaşam tarzını davet etmek için bir kutsama seremonisi yapabilirsiniz.
Tek başımıza ya da bir grupla birlikte seremoniler icra etmenin hayatlarımızı ve yaşadığımız dünyayı değiştirmek için büyük gücü olduğunu düşünüyorum. Ve binlerce yıldır dünyanın dört bir yanıdaki şamanların seremoni çalışmasının nedeni de budur. Bu, düşünce şeklini değiştimek ve topluluk içinde uyumu sağlamanın bir yoluydu.
Gezegene hizmet etmek için şu an elimizde pek çok araç mevcut. Yalnızca, haberleri seyreder ya da okurken ve medyayı takip ederken girdiğimiz trans durumundan çıkma seçimini yapmamız gerekiyor. Bu sadece negatif düşüncelerin kafamızda dönüp durmasına yardımcı oluyor. Bu örüntüyü kırmak ve yeni bir düşü yaratma ve yaşama seçimini yapmamız gerekiyor.
Ve transfigürasyon uygulaması sağlığımıı ve esenliğimizi değiştirmenin güçlü bir yolu. Transfigürasyon ayrıca çevremizi, tüm yaşamı ve Yeryüzünü şifalandırmanın da bir yolu.
Dolunay 9 Temmuz’da. Ruhsal çalışmanın etkisi dolunay zamanlarında büyüdüğü için seremoni çalışması için iyi bir zaman.
Olağan düşünce ve endişelerinizi kolektifimizin kutsal alanına taşımamak için hazırlık çalışmanızı yapın. Topluluğumuzun katıldığı kolektif enerjilerimizin pozitif ve güvenli olmasını isteriz.
Meditasyon veya yolculuk yaparak içinize seyahat edin ve küresel topluluğumuzun ışığı ile birleşip Yeryüzünde ışırken, kendi ilahi ışığınızın sizden akmasına izin verin.
Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız, dolunay seremonimizin ayrıntıları için lütfen ana sayfadan “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyunuz.
Zorlu çevresel ve siyasi olaylardan etkilenenleri sevgi ve ışıkla kucaklamaya devam ediyoruz. Kolektif bilincin titreşimini değiştirmek için ruhsal çalışmamıza ruhumuzun en derin yerinden devam ediyoruz. Dünyada bir fark yaratmak istiyorsak ruhsal çalışmamıza odaklanmayı sürdürmemiz önemli. Ömrümüzde birarada çalışmak için şimdikinden daha önemli bir zaman olmadı.
Dünyanın pek çok yerinde yaşayan insanlardan ruhsal yardıma ihtiyaç duyulan farklı şehirler ya da bölgeler için dua edilmesini isteyen eposta ve FB mesajları alıyorum. Bu yüzden transfigürasyon uygulamasını ve Yeryüzü için Şifa çalışmasını daha fazla paylaşıyorum. Çünkü yardıma ihtiyacı olan toplulukların yerel olarak biraraya gelip transfigürasyon seremonilerini yapabilmesi gerek.
21 Haziranda gündönümünü kutlayacağız. Kuzey yarıkürede yaza ve Güney kürede kışa gireceğiz.
Gündönümü beraberce çalışmak için güçlü bir zaman.
Nisan ayında bir radyo programına konuk oldum. Programda ruhsal uygulamaya dair derin konuşma yaptık ve dinleyicilerin katıldığı bir seremoniyi sundum.
Bu gündönümünde topluluğumuzu kutsamak için programda paylaştığım seremoninin bir adaptasyonunu kullanıyorum. Çünkü birlikte yaptığımız uygulamaları sürdürmemizi desteklemek için sevgi ve ışığın hayırduasını almamız önemli. Dünyada olup bitenlerle ilgili farklı inançlara sahip olabiliriz ama Yeryüzü ve tüm yaşama sevgimizle biraraya geliyoruz.
Gündönümünde hazırlık çalışmanızı yaparak işe başlayın ki görünmeyen alemlere düşüncelerinizi ve sizi olağan gerçekliğe çıpalayan şeyleri taşımayın. Hazır olduğunuzda, yazdığım seremoniye katılın.
Seremoniyi uygularken sizi desteklemesi için en sevdiğiniz davul ritmi ya da şamanik müzik parçasını da çalabilirsiniz. Seremoniyi birkaç kere okuduktan sonra kendiniz de davul ya da çıngırak çalabilir, şarkı söyleyip dans edebilir ve kendinize uygun biçimde çalışmaya devam edebilirsiniz.
Ellerinizi kalbinizin üzerine yerleştirerek başlayın. Hayatta sizi huşu ve hayret içinde bırakan bir şeyi düşünün. Hepimizin kıymetli bulduğu birşey vardır. Bu belki en sevdiğiniz çiçek ya da başka bir doğa varlığıdır. En secdiğiniz koku ya da tat hangisi? En sevdiğiniz sesler nedir? Sizin için özel olan o şeyi kalbinize yerleştirin.
Kalbinize doğru nefes alın. Nefes alıp verirken, şimdilik olağan düşünce ve endişelerinizden uzaklaştığınızı hayal edin. Yeryüzüne ve tüm yaşama hizmet etmeye adanmış bir kolektif olarak biraraya gelebilme fırsatı önemli bir ayrıcalık. Bu sevgi dolu çembere katıldığınızı deneyimlemek için hayal gücünüzü kullanın. Derin nefesler alın ve kalp atışınızla bağlantı kurun.
Yeryüzünün kalp atışıyla bağlantı kurun. Her zaman Yeryüzünün kalp atışıyla daima bağlantıdayız. Yaşadığınız yerin ruhuyla bağlantı kurun. Yaşadığınız memleketle ne kadar bağlantı kurarsanız yaşamınız da o denli zarafetle akar. Yaşadığınız memleketin ata ruhlarıyla bağlantı kurduğunuzda seremoni çalışmanız da akışkan ve başarılı olacaktır.
Sanal çemberimizin gücünü, sevgisini ve ruhsal ışığını hissedin. Birbirimizi göremesek de olağan dıı duyularımızla her birimizin varlığını hissedebiliriz. Sizden akan gücü, sevgiyi ve ruhsal ışığı hissedin. Birbirimize kalplerimizle hoşgeldin diyelim. Şu anda ne hissediyorsanız hissedin ya da hayatınızda ne oluyorsa olsun, çemberimize hoş geldiniz.
Şefkatli yardımcı ruhlarımızı ve toprağın, havanın, suyun ve ateşin ruhlarını selamlıyor ve hoş geldiniz diyoruz. Herşeyin içinde yaşayan ruhu ve ay ve yıldızları selamlıyoruz. Kullandığımız sözcüklerin yaratıcı gücünü biliyoruz. Sözcükler tohumdur ve ektiğimiz büyür. Sözcüklerinizle kendinizi, sevdiklerinizi, diğerlerini, tüm yaşamı ve gezegeni kutsarsınız.
Düşüncelerin somut şeyler olduğu da iyi bilinir. Düşüncelerimiz fiziksel alemde oluşan düşlerimizi besler.
Gözlerinizi kapatın ve kalbinize odaklanın.
Yolculuk ya da meditasyon yaptığınız odada ayağa kalktığınızı hayal edin. Ön kağıdan dışarı çıkın. Bunu yaparken, olağan dünyayla görünmeyen alemler arasındaki perdeyi araladığınız hayal edin. Dünyalar arasındaki perdeyi aralayıp, doğada güzel bir patikaya adım atın.
Patikada yürürken sizi saran ağaçlar olabilir ya da başka güzel bir manzarada yürüyor olabilirsiniz. Altınızdaki yeri hissedin. Yürürken eğilin ve yere, toprağa ya da kuma dokunun ve yapısını hissedin. Yürümeye devam ederken, yolunuzu çevreleyen doğanın güzelliğini seyredin. Yeşilliği, kayaları, hayvanları, böcekleri, çiçekleri ve diğer doğa varlıklarını gözlemleyin.
Bu muhteşem gezegende yaşamak ne büyük bir armağan. Topluluğun parçası olmak ve kişisel ve gezegensel zorluklarda birlikte çalışmak ne güzel bir armağan. Yolda yürürken ne denli karanlık hissetsek de ileride daima ışık var. Doğada her zaman karanlık ve ışık vardır. Her zaman ölğm ve yeniden doğuş vardır. Çözünme ve sonra da aydınlanma vardır.
Bu patikada yürümeye devam edin. Derin bir nefes alın ve güzel kokuları içinize çekin. Doğanın seslerini dinleyin hatta havanın tadına bakın. Bunu yaparken nasıl hissettiğinizi fark edin.Kendiniz gibi açık kalpli insanlarla birlikte toplulukta olamk için hazırlandığınızı fark edin.
Koruyucu ruhlar tarafından karşılandığınız bir kırlığa varıyorsunuz. Sizi karşılayan koruyucu ruhlardan biri sizi ruhsal olarak temizleyecek. Bu koruyucu ruh sizi temizlemek için tütsüleyebilir ya da bir tüy ile temizlenmesi gerekenleri süpürebilir. Bir seremoninin başarılı olması için, kutsal alana girmeden önce yüklerinizden kurtulmanız gerekir. Temizlendiğiniz esnada, bu alanın ortasında yanan güçlü ateşi fark edeceksiniz. Ateşin çevresinde biraraya gelmekte olan çembere katılın. Davul ya da çıngırak çalıyor, şarkı söylüyor, dans ediyor ya da sessiz olabilirsiniz.
Yanan ateşin kokusunu alın ve çıtırtılarını dinleyin. Çemberde birlikte dururken, bir an için duralım ve birbirimizin gözlerine bakalım ve ışığı görelim ve çemberimizdeki her bir kişinin sevgisini hissedelim. Birbirimizi kutsamak ve kendimiz, tüm yaşam ve Yeryüzü için sevgimiz ve birlik duygusuyla zamanının dışında birarada toplandık. Yerde duran sunak taslarını ve güzel çiçekleri fark edeceksiniz. Ateş canlı bir varlıktır ve zekidir. Ve şimdi sizin kalbinizi ve ruhunuzu okuyor. Ateş dileklerinizi biliyor.
Yünle sarılmış çubukların olduğu taslar olduğunu göreceksiniz. Taslardan birine gidin ve en sevdiğiniz renkle sarılı olanını alın. Seçmiş olduğunuz rengi, bu rengin sizin için ne anlama geldiğini ve hücresel düzeyde size nasıl hissettirdiğini fark edin. Şimdi, içinize seyahat edin ve titreşimi güzellik, güç ve sevgi taşıyan bir sözcüğü hayal edin. Titreşim evrene yolculuk edecek ve dönüp Yeryüzünde biçim bulacak.
Sevgi, ışık ve birlik titreşimini taşıyan her sözcük mükemmeldir. Bu sözcük, topluluğumuza katkınız olmasını istediğiniz bir armağan, bir kutsama sözcüğü. Dua çubuğuna bu sözcüğün gücünü üfleyin. Ve bunu yaptıktan sonra ateşin yanına gidin ve çubuğu, kendinizi, burada biraraya gelmiş olan topluluğumuzu, tüm yaşamı ve Yeryüzünü kutsama niyetiyle alevlere bırakın.
Dua çubuğunuzu ateşin içine yerleştirdiğinizde, ateş bu kutsamayı alıp evrenin yaratıcı güçlerine götürecel. Bu seremonide evren de birlikte çalışmak için size katılacak. Çubuğunuzu ateşe yerleştirdikten sonra yanınızda ateşe teşekkür ve şükranlarınızı sunmak için orada olan kutsal bitkileri fark edeceksiniz. Teşekkürlerinizi sunmak için ateşe bir miktar bitki bırakın ve çembere geri dönün. Her bir kişinin gözlerine içlerindeki ışığı görerek bakın. Birliğin titreşimini hissedin.
Hissettiğiniz sevgi ve ışığın akmasına izin verin. Şimdi çemberimize dikkatlice bakarak, çemberi kutsamak için seçmiş olduğunuz sözcüğü yüksek sesle söylemenizi rica ediyorum. Size ben de katılacağım. Benim seçtiğim sözcükler “muhteşem”, “sihir” ve “ışıltı”. Sonrasında elele tutuşalım ve sevgi ve ışığın tüm çemberimizde aktığını hissetmeye devam edelim.
İnsanlar olarak yeryüzü ve gökyüzü arasındaki köprüyüz. Evrenin gücünü kalplerimizle köprüleriz. Akan sevgiyi hissedin. Gezegene hizmet için güçlü biçimde birarada dururken bu sevgi köprüsü biz olalım. Yeniden ateşin ve doğanın güzelliğine bakın. Şimdi ayrılma zamanımız geldi. Çemberimize teşekkürlerimizi sunalım ve ellerimizi bırakalım.
Geri dönün ve doğada geldiğiniz güzel patikayı takip ederek meditasyon ya da yolculuk yaptığınız odaya doğru yürümeye başlayın. Davet etmiş olduğumuz ve çalışmamızı desteklemiş olan ve her birimizi koşulsuz sevgiyle sarmalamış yardımcı ruhlara teşekkür edin. Yolculuk ya da meditasyon yaptığınız odaya geri dönün. Görünmeyen alemlerin perdesinden geçerek olağan gerçekliğe, odanıza dönün. Şu anda nasıl hissettiğinizi fark edin. Topraklanmış hissettiğinizden, sizi toprağa bağlayan derin köklerinizi hissettiğinizden emin olun. Birkaç derin nefes alın ve gözlerinizi açın. Çalışmamız şimdilik sona erdi.
Kutsama sözcüğünüzü sunağınıza yerleştirerek çemberimizi kutsamaya ve bizi sevgiyle sarmaya devam etmeyi tercih edebilirsiniz.
Size muhteşem bir gün dönümü dilemek için kalplerimizi birleştiriyoruz.
Dolunay 9 Haziran’da. Bugün dünyamızda dikkat ve sevgimize ihtiyacı olan pek çok şey olup bitmekte. İç dünyamıza dönelim ve ilahi ışığımızın derinliğini deneyimleyelim. Işığın tüm hücrelerinizce emildiğini ve böylece iyileştiğinizi hissedin. Onun çabasızca akmasına ve içsel yıldız ışığınızın küresel topluluğumuzla birlikte parlamasına izin verin. Hep birlikte Yeryüzünün içinde ve çevresinde bu ışıkla parlayalım ve yaşam ağındaki tüm varlıklara bu ışıkla dokunalım.
Dönüşüm Haberlerini takip etmeye yeni başlayanlar dolunay seremonimizin detayları için lütfen ana sayfadaki “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı makaleyi okuyunuz.
Copyright 2017 Sandra Ingerman. All rights reserved.
Hepimiz bir inisiyasyondan geçiyoruz. Bu inisiyasyon yalnızca evrilmek ve yeni bir gerçekliği yaratmak için deneyimlememiz gereken değişim ve ölümlerle ilgili değil. Aynı zamanda kendi ruhumuza derinlemesine dalmak ve bizi geçmişimize bağlayan ve bırakmamız gerekenleri temizlemekle ilgili. Daha önce yazdığım gibi, inisiyasyonlar daha yüksek frekanslarda yaşamamız ve çalışmamız için egomuzu/kişiliğimizi yontar.
İnisiyasyon süreci son derece zorlu olabilir. Bizi fiziksel ve duygusal olarak zorlayabilir. Hayatımızın hiç beklemediğimiz biçimlerde değştiğini görmek bizi umutsuzluk ve çaresizliğe götürebilir.
Umutuszluk ve çaresizlik duyguları bizi, içsel dünyamızda daha derin yerlere ve yapmaktan kaçındığımız kişisel şifa çalışmamıza ve gölge yanlarımızla çalışmaya götürür. Egomuz yalnızca yüzeysel enerjilerle haşır neşir olmaya ve kişisel meseleler ve dünyadaki olaylara tepki göstermeyi tercih eder.
Fakat gerçekte bizi içe bakmaya çağıran yalnızca dışımızdaki olaylar değil. Kendi ruhumuzun evrimi bizi içimize çağırıyor. Yalnızca sığlıklarda yüzmek ve acı içinde kalmayı sürdürmek ile içimizde daha derinlere giderek, kendimizi sevip affedeceğimiz yerle bağlantı kurmak arasında seçim yapmalıyız. Kendinize koşulsuz sevgi ve geçmişinize koşulsuz bağışlama derinliğine ulaştığınızda dışınızdaki olayları da farklı biçimde algılarsınız. Ve buradan da tepki göstermek yerine sağlıklı biçimde cevap vereceğiniz yere hareket edersiniz.
Yakın zamanda, bir yardımcı ruh bana, geçmişimizin bedenimizde ne kadar ağırlık yarattığını gösterdi. Ve taşıdığımız bu fazladan ağırlık farklı düzeylerde hastalıklara neden olabiliyor. Geçmişimize saygı göstermeli, güzel anıların tadını çıkarmalı, geçmişimizdeki güçlükler üzerinde çalışmalı ve sonrada geçmişi geçmişte bırakmalıyız. Ancak bu şekilde şimdi ve gelecek için yeni bir yol açmaya başlayabiliriz. Geçmişimize “ölmeyi” sürdürürken özgürlüğe doğru yol alırız. Ve özgür hissetmenin hepimizin istediği birşey olduğunu biliyorum.
Elbette bu bize şimdi ve gelecekteki değişimlerde rotamızı çizmek için daha iyi olanak sağlayacaktır. Ancak böylece Yeryüzüne ve tüm yaşama daha derin biçimde hizmet edebiliriz.
Geçen ay paylaştığım Dua Ağacı ile çalışma hakkındaki hikayeden pek çoğunuzun esinlendiğini düşünüyorum.
Şamanizm uygulamasının bize sunabileceği pek çok şey var. Bana iletilen vaka çalışmaları son derece umut verici.
Daha önce danışanım ve öğrencim olmuş bir meslekdaşımı yakın zamanda az rastlana bir kanserden ötürü kaybettim. Yıllar önce kendisine yaşamını uzatmaya yardımcı olmuş olabilecek birkaç şifa seansı yapmıştım. Birlikte yaptığımız çalışmalardan sonra kan testleri olumlu yönde değişim gösterdi. Ve bir noktada kendi çalışmasını yapma zamanı geldi. Zaman zaman birbirimizle iletişim kurduk ama geçen yıl nasıl olduğunu takip etmedim.
Ölüm ve Ölmek dahil, pek çok eğitimime katıldı. Ve transfigürasyon çalışmasını da çok severdi.
Vefatını haber vermek için partneri beni aradı. Ona ölümünün nasıl olduğunu sordum. Bana , ölmeden önce “Sandra bana nasıl ölüneceğini ile ilgili çok şey öğretti, ölmekten korkmuyorum” cümlesini tekrar ettiğini anlattı. Ve sonunda ölümünün huzur ve zarafet içinde gerçekleştiğini söyledi.
Yaşadığımız çağdaki şamanizm uygulamasının, ki bu ışıkla çalışmayı da içerir, bize sunduğu pek çok harika araç mevcut. Şamanizm bize güven duygusuyla, güçlü hissederek, ruha teslimiyet içinde ve hayatın getirdiği sevinç ve acılarla nasıl yaşayacağımızı öğretir. Şamanizm bize yaşamayı öğretmenin yanında hepimizin deneimlediği inisiyasyonsal ölümlerinde ve ömürlerimizin sonunda karşılaştığımız büyük ölümde de nasıl öleceğimizi öğretir.
Şamanizm bir doğrudan bilgi alma yolu olduğu için yardımcı ruhların öğrenmeniz gereken herşeyi size öğretebileceğini hatırlamak önemlidir. Bazı kişiler bir topluluğun parçası olmayı istiyor ve eğitimleri araştırıyorlar. Ve bazıları da yardımcı ruhların sağlayabileceği zengin şifa ve bilgiyi almak için yolculuk ve meditasyonlarını tek başlarına yapmaktan hoşlanıyor.
Aynı konuya devam edersem, hizmet sektöründen biriyle sohbet ediyordum. Bana bizim yaş grubumuzdaki (ikimiz de altmışlarımızdayız) kişilerin artık daha fazla sağlık sorunundan musdarip olduğunu ve istatistiklerin öngördüğünden daha erken ölüğünü fark edip etmediğimi sordu.
Fakat çocukları, ergenleri ve yetişkinleri etkileyen bilinen ve az görülen hastalıklar artıyor. Ve hepimiz bunun nedeninin beslenme ve yaşadığımız çevre ile ilgili olduğunu biliyoruz. Önceki yazılarımdan birinde sizi transmutasyon çalışmanızı yaparak yediğiniz, içtiğiniz şeyleri ve çevreyi ışık olarak algılamanız için teşvik etmiştim. Elbette bu insanlar olarak sağlığı desteklemeyen bir gezegenin ortaya çıkmasındaki rolümüzü inkar etmenin bir biçimi değil. Ama yardımcı olmak için hepimizin günlük olarak yapabileceği uygulamalar var.
Yeryüzü için Şifa’da paylaştığım gibi, alınan zehirleri etkisiz hale getirenler dahil, pek çok kişinin sağ çıkmayacağı inisiyasyon deneyimlerini atlatabilen şaman ve mistikler daima varolmuştur. Eğer bu gezegende aldığı toksinleri etkisiz hale getirebilen bir kişi var ise bu hepimizin aynı güce sahip olduğunu gösterir. Hepimiz hayatta kalma ve gelişip büyümenin şablonuyla doğduk
Geçen ay farklı doğa varlıkları ve yaşam ağıyla paylaştıkları enerji imzasıyla ilgili yazmamın nedenlerinden biri de buydu. Çünkü birlik ilkesini kullanarak, biz de farklı doğa varlıklarının hayatta kalmak için kullandıkları bilgi zenginliğine ulaşabiliriz. Örneğin, rasyasyon ile beslenen ve gelişen mantar türleri mevcut. Bunu nasıl yapıyorlar? Şamanik yolculuk ve meditasyon adını verdiğimiz ruhsal uygulamaları kullanarak bunu kendilerinden öğrenebiliriz. Hayal bile edemediğimiz biçimde zehirleri etkisizleştirebiken ve yenilenebilen varlıklarla ruhsal bağlantı kurmanın zamanı geldi. Yeryüzü pek çok değişimden geçerken yaşamak için yollar ve yaşamımızı destekleyebilecek uygulamalar var.
Geçen ay paylaştığım gibi, daha yüksek bir frekansa geçiş için hem evren hem de Yeryüzü bizi destekliyor. Fakat sağlıklı yaşamak için bedeninizin de öğretebileceği yollar var. Bunun için bedeninizden tasarımında ne olduğunu size öğretmesini isteyebilir ve yarattığımız çevrede büyüyüp gelişebilen varlıklarla bağlantı kurmanız yeterli.
Her gün ruhsal çalışmanızı derinleştirmek için yoğun programınızdan biraz zaman ayırın.Fiziksel ve duygusal düzeylerde karşılaştığımız zorlukların verdiği dersleri öğrenmemiz gerek. Ama aynı zamanda kadim ruhsal uygulamaları günlük hayatımıza katarak nasıl daha uyumlu bir yaşam yaratacağımızı da öğrenmemiz gerek.
Bildiğimizden daha fazla beceriye sahibiz. Bildiğiniz gibi, araştırmalar beynimizin sahip olduğu yeteneklerin çok azını kullandığımızı gösteriyorlar. Şimdi, her birinizin arzuladığını bildiğim, beynimizin daha fazla bölümünü uyandırarak evrilmek ve büyümek.
Yazdıklarıma paralel olarak gördüğüm konulardan biri de günlük olaylara “cevap” vermektense nasıl “tepki” gösterdiğimiz konusu. Bu konu, bu ay üzerinde şamanik yolculuk ya da meditasyon yapmanız için ilginç bir konu.
Cevap vermeyi öğrendikçe daha uyumlu ve sağlıklı bir yaşam tarzına geçebileceğimizi düşünüyorum.
Dolunay 10 Mayıs’ta. Kendinizle bağlantı kurun ve henüz keşfetmediğiniz pratikleri hayatınıza katarak büyüyüp gelişme yeteneğinize dair olasılıklara kendinizi açın. Kendinizi şifalandırma yeteneğiniz hakkında öğreneceğiniz pek çok şey olduğunu bilmenin heyecanını hissedin. Kalplerimizi birleştirirken, sevgi dolu ve destekleyici bir topluluğun parçası olmanın gücüne kendinizi açın. Dönüşüm Haberlerini okuyanlar dünyanın dört bir yanında yaşıyorlar. Kalbinizi topluluğumuza açın. Yaşam ağına muhteşem armağanlarla katkıda bulunan doğa varlıkları ile bağlantı kurmak için ruhsal farkındalığınızı açın.
Kalbinizin şefkatle genişlediğini hissedin. Bunu yaparken içinize yolculuk yapın ve ilahi ışığınızın parşayarak tüm yaşamı kucakladığını deneyimleyin. Işık olun ve ışık yayın. Bunun kalbinizdeji sevgiyle yaparken olumlu değişim yaratırsınız. Sevgi ve ışık en büyük şifadır.
Eğer Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız dolunay seremonimizin detayları için ana sayfadaki “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyunuz.
Copyright 2017 Sandra Ingerman. Tüm hakları saklıdır.
Geçen ay da sizinle paylaştığım gibi, insanlara tüm düzeylerde iyileşmelerinde yardımcı olmak için şamanik çalışmaları kullanma konusunda mucizevi vaka çalışmaları hakkında mesajlarınızı almayı sürdürüyorum.
Yakın zamanda bir Dua Ağacı yaratarak çalışmasıyla aldığı sonuçlar konusunda Ann’den bir email aldım.
Ann, evinde bir dua ağacı yapması hakkında etkileyici bir öykü paylaştı. Ann’in kuzeninin omurgasının sakral seviyesinde bir yara oluşmuş ve bunun sonucunda tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelmiş. Yaraları ise acı verici ve hayatını tehdit eder düzeydeymiş.
Ann, bir parça yün ipliği, kuzeninin yarasının iyileşmesi niyetini odaklayarak güçle doldurarak ağacına bağlamış. Bunu birkaç kere tekrarlamış.
Kuzeninin yaraları tümüyle iyileşmiş. Bu iyileşme iki haftadan daha az zamanda gerçekleşmiş. Tahmin edebileceğiniz gibi, kuzenini düzenli olarak kontrol eden hemşire büyük bir şaşakınlık yaşamış. Zira son altı ay boyunca kullanılan tıbbi tedaviler hiçbir işe yaramamış. Yaraların önce küçülmesi ve ardından kaybolmaları hemşireye göre imkansızmış.
Size söylememe gerek yok ama tıp dünyasında yaraların bu denli hızla kaybolması “imkansız” olarak kabul edilir.
İyileşme, Ann’in kuzeninin fiziksel durumunun ötesine de geçmiş. Onun tavrını da etkilemiş. Artık kendisini fiziksel engelinin kurbanı olarak görmüyor ve diğerleri için (arkadaş ve ailesi için) dua etmeyi teklif ediyor hale gelmiş. Kendi dua listesini hazırlamış.
Ann ve kuzeni, tahmin edebileceğiniz gibi, minnettar hissediyorlar.
12 Mart’ta Sounds True aracılığıyla verdiğim Year Of Ceremony dersinin ilk yılının kapanışı için bir transfigürasyon seremonisine liderlik yaptım. Çok güzel bir seremoni oldu. O gece yatağa yattığımda çok güçlü bir vizyon gördüm. Henüz uyumuyordum ama tamamen uyanık da değildim. “Arada” bir bilinç durumundaydım.
Yeryüzünün de bir beden olduğu ve tüm yaşam gibi onun da nasıl evrimleştiğini gördüm. Ve onun evriminde, şu anda yeni Yeryüzü enerjileri akmakta. Yeryüzünün sevginin yeni bir niteliğini ve bağlantıya geçebileceğimiz daha yüksek bir titreşim aktarmaya başladığını gördüm.
Fakat bana herkesin bir seçim yapması gerektiği söylendi. Yeryüzüne akan bu yeni titreşim ve enerjileri yalnızca bizi daha yüksek frekans ve titreşimle yaşamaya yönlendiren ruhsal pratiklerimizi sürdürerek deneyimleyebiliriz. Çünkü daha kaba olan kolektif bilinçle uyumlu olmaya devam edersek bu yeni enerjiyi deneyimleyemeyiz.
Bana hangi enerjilere kendimi açmak istediğimiz konusunda hepimizin bir seçim yapması gerektiği söylendi. Bu, öğretmenim olan Tanrıça İsis’in, şimdi hangi dalgayla yüzmek istediğimizi seçmemiz gerektiğine dair mesajı ile aynı. Daha yüksek bir bilinç düzeyinden yaşamak mı yoksa insanların hala uykuda olduğu ve transta yaşadığı bilinç düzeyinde sıkışıp kalmak mı?
Akmaya başlamış yeni enerjilere açılabiliriz. Yalnızca seçim yapmanız gerekiyor.
Eğer günlük ruhsal uygulamalarınıza, özellikle transfigürasyona devam ederseniz, arzuladığınız boyut değişimine açılan kapıyı doğal olarak bulacaksınız.
Bu enerjilerin bedenimi doldurması hissi muhteşem bir deneyimdi. Yeni gelen sevgi ve ışığın niteliğine kendinizi açmayı seçtiğinizde sizlerin de neler deneyimleyeceğinizi merak ediyorum.
Sizleri arkadaşlarınız, sevdikleriniz ve yerel topluluğuuzda transfigürasyon seremonileri yapmanız için teşvik ediyordum. Geçmişte, 400 kişilik bir grup için yönettiğim bir transfigürasyon seremonisinin metnini paylaşmıştım. Fakat, yeni okuyucular Dönüşüm Haberlerini okumaya başladıkça, metni yeniden yayınlamanın yararlı olacağını düşündüm. Sylvia Edwards metni Dönüşüm Haberleri sekmesinin altına yükledi.
Sizleri bu güçlü çalışmayı paylaşmanız için teşvik etmeyi sürdüreceğim.
Bildiğiniz gibi, doğaya aşığım. Ve mikroskopik olanlardan devasa olanlara, suda yaşayanlardan, karada yaşayanlara ve havada uçanlara kadar hepsinden pek çok şey öğrendim.
Deniz biyolojisi alanında lisans derecem var ve alg (su yosunu) çalışmalarında uzmanlaştım. Yeryüzünde başka hiçbirşeye benzemeyecek kadar güzel ve narin yosunlar mevcut. Bilimsel alanda dikkat çekmiş olan keşiş yengeçleri üzerinde bir araştırma da yapmıştım. Bunların hepsi 1970lerde oldu.
Doğada yürüyüş yaparken ya da medyada gördüğümüz doğa varlıklarına odaklamaya eğilimimiz olduğunu biliyorum. Ve o varlıkları da seviyorum.
Fakat dikkatim insanların pek fazla odaklanmadığı doğa varlıklarına da çekiliyor. Birkaç yıl önce tembel hayvanlar beni büyülemişti. Tembelhayvanlar üzerine pek çok kitap aldım ve şamanik yolculuklarımda onlardan çok şey öğrendim.
Yakınlarda birisi Facebook’ta ahtapotlar hakkında bir makale paylaşmıştı. Ahtapotları her zaman sevmişimdir. Hatta bir ara sürekli bir ahtapot oyuncakla uyuyordum. Bu makale, ahtapotların başka yaşam formlarında bulunmayan bir DNAya sahip olduğunu ve bazı bilim insanlarının onların uzaylı varlıklar olmasından şüphelendiğinden bahsediyordu.
Anlaşılabilir biçimde kafam karıştı ve meraklandım. Ve internette ahtapotları araştırmaya başladım. Ve ahtapotların muhteşem genetik yapıları üzerine yazılmış pek çok makale buldum. Ahtapot genomu neredeyse insanınki kadar geniş ve insana göre daha fazla protein kodlayan gen içeriyor (ahtapotlarda 33,000, insanda 25,000). Dikkat çekici bir gen grubu ise nöronların gelişimini denetliyor ve büyük beyinlerini oluşturuyor. Yarım milyar nöron kafalarından kollarına yayılıyor.
Sahip oldukları zekayı ve nöral ağ özelliklerini sıradışı öğrenme ve hafıza yetenekleri için nasıl adapte ettiklerini açıklayan bir genoma sahipler.
Yani, ahtapotlarla ilgili yeni şeyleri ve yaşam ağındaki enerji imzaları hakkında öğrenmek hoşuma gidiyor.
Çünkü her canlı varlık, yaşam ağına, diğerlerinin titreşim ve frekansını tamamlayan bir enerji imzası katar. Yaşayan herşeyin titreşimi gizemli ve dikkate değer bir biçimde birlikte dans ederek gezegenimize zengin güzellikler ve kendine has nitelikler kazandırır.
Bulunduğunuz yerde yaşayan ve merakınızı uyandıran bazı doğa varlıklarını öğrenmeye odaklanmanız hakkında sizi teşvik etmek isterim. Örneğin, en sevdiğiniz ağaçta yaşayan yosun olabilir. Ağaçla bağlantınız vardır ama belki yosunla yoktur.
Bu muhteşem Yeryüzünü paylaştığımız muhteşem varlıklar var. Çokça rastladığımız canlı varlıklara odaklanma kalıbından kurtulmak ve yaşam ağına pek çok armağanla katkıda bulunan küçük ve genellikle unuttuğumuz varlıklara da odaklanmanın hayata yeni bir boyut kattığını düşünüyorum.
Meraklı olun ve bu muhteşem gezegeni paylaştığımız pek çok varlık hakkında daha çok şey öğrenin.
Dolunay 11 Nisan’da. Kendinizi yaşam ağına tümüyle bağlantıda hissederek başlayın. Başlamadan önce hazırlık çalışmanızı yapın ki olağan düşünce ve endişeleriniz yaptığınız kutsal çalışmaya karışmasın. Yaşam ağının parçası olan her bir varlığa has titreşimsel enerjiyi tümüyle hissedin. Bu muhteşem Yeryüzündeki tüm yaşam formlarının titreşimlerinin nasıl birlikte dans ettiklerini hissedin. Çünkü hepimiz tüm yaşam formlarının frekanslarıyla çoğumuzun keşfetmediği ya da farkında olmadığı biçimde bağlantıdayız.
BU gezegende su altında, havada, toprakta yaşayan her bir varlığın yaşama kattığı armağanı hissetmekte çok özel bir duygu var. Ve söylediğim gibi, bu kayaları, kristalleri ve diğerlerini de kapsar. Hepimizin burada işbirliği ve ortaklık içinde yaşadığını bilerek bedeninizde farklı frekansları hissedin.Ve daha önce de söylediğim gibi bu mikroskopik boyuttan en büyüklerine dek tüm varlıkları kapsıyor. Hepimizin yaşamında olanlarla birbirimize etkileşiyoruz.
Yeryüzünü paylaştığımız tüm doğa varlıklarına olan sevginizi kalbinizde hissedin. Ve içinizde derinlere gitmek ve içsel ilahi ışığınızla parlayarak tüm yaşamı kucaklamak için kesin bir seçim yapın. Işığınızı Yeryüzünün içine ve heryerine yayın. Hep birlikte kalplerimizi birleştirir ve ışığımızı yayarken, küresel topluluğumuzdaki diğer binlercesiyle bağlantınızı hissedin.
Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız, dolunay seremonimizin detayları için lütfen anasayfadan “İnsanlardan Oluşan bir Işık Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyun.
Haydi hep birlikte Yeryüzü ve tüm yaşam için olumlu bir vizyonu desteklemeye devam edelim. Sosyal aktivizm çalışmamızı sürdürmek, transfigürasyon uygulamamıza devam etmek ve Yeryüzünü koruyup gözetmek olan kaderini unutmuş olan insanların yaptığı bililinçsiz seçimler nedeniyle etkilenen tüm yaşamı etik yollarla müdahalede bulunarak korumaları için yardımcı ruhlara dua etmeyi sürdürelim.