Transmutation News – May 2013 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Mayıs 2013 

Bu Mayıs ayı boyunca dengeye odaklanmamızı istiyorum.

Beden, zihin ve ruhuz. Sıklıkla bedensel duyumlarımızda kaybolur ve bedenden daha fazlası olduğumuzu unuturuz. Diğer yandan da bazen, fiziksel sağlığımızı koruyabilmek için beslenme, egzersiz ve dinlenmeye ihtiyaç duyan bedenlerimizle ilgilenmeyiz.     

Sorunlu düşüncelerimiz, tavırlarımız ve duygularımızın içinde boğulabiliriz. Diğer yandan da spiritüel baypas olarak adlandırılan şeyi yapabilir ve bize spiritüel ve duygusal düzeyde rahatsızlık veren nedenleri görmeyi reddedebiliriz. Bu inkar ve bastırma ise sonuçta sağlık durumumuzu etkiler.  

Bizler ruhuz ve birer bedene ve zihine sahibiz. Bedenimiz, ruhumuz için bir araç ve antik Mısırlıların da inandığı gibi, ruhumuzun tapınağı. Bazen gündelik stres ve sıkıntılara öyle odaklanırız ki ışıldayan ruhumuzu ve ruhumuzun akışını, güzelliğini ve zarafetini deneyimleyemeyiz. Fakat ruhumuz daima oradadır. Bazı durumlarda da yalnızca ruhtan ibaret olduğumuzu, diğer şeylerin önemli olmadığını söyleyerek ihtiyaçlarımızı karşılamayız.

Pek çoğumuz için sarkaç abartılı biçimde salınır. Yaşamlarımızda dengeyi yaratmak için bedenimiz, zihnimiz ve ruhumuzun her birine ilgi göstermeliyiz.

Her düzeyde neler olduğunu teslim ederken beden, duygular veya zihinle  aşırı özdeşleşmemek işin anahtarıdır. Dengeyi yaratan budur.

Yeryüzü için Şifa ve Değişen Zamanlarda Nasıl Büyümeli kitaplarımda Psikosentez adlı terapi dalının yaratıcısı olan Roberto Assagioli’den aldığım “Özdeşleşmeme” adlı bir uygulamayı paylaştım.

Bu egzersizin özünde bir bedenim olduğu ama bir beden olmadığımın farkına varmak var. Duygularım var ama ben duygularım değilim. Bir zihnim var ama ben zihin değilim. Bir varlık, süreklilik ve içsel denge hissine sahip olanım. Ben kimliğin merkezi ve saf bilincim.

Fiziksel, duygusal veya zihinsel olarak olan birşeyle kendimi aşırı biçimde özdeşleştirdiğimi fark ettiğimde kendi kendime yukarıdaki paragrafı tekrar ediyorum. Bu yolla, yaşamakta olduğum güçlükleri teslim ederken aynı zamanda da bunların içinde kaybolmuyorum. Bunların üzerine çıkabiliyor ve daha geniş bir perspektife sahip oluyorum ki bu da beni daima denge durumuna getiriyor.  

Paskalya’dan önceki Cuma sabahı bir rüya gördüm. Rüya çok karmaşıktı ve tüm detaylarını paylaşmayacağım.

İlk başta, Orta Çağ’da bir savaş sahnesindeydim. Savaş çok kanlıydı ve insanlara işkence ediliyordu. Sonra sahne değişti ve spiritüel şifayla ilgili insanların bulunduğu bir konferanstaydım. Şahit olduğum savaş sahnelerinin bir Hollywood filmine ait olduğu anlaşıldı. 

Konferansta filmin yıldızlarından bazıları sahneye çıktılar. Hepsi de genç ve sarışındılar, elbiseleri beyazdı ve yüzleri kocaman gülüşlerle parlıyordu. Konferans katılımcıları onlara filmde oynadıkları rollerle ilgili olarak neler hissettiklerini sormaya başladılar. Gerçek bir çarpışmaya değil de film sahnelerine şahit olduğumu farkettiğimde rahatladığımı hissettim. Rüyada bana, tüm yaşamın bir rüya olduğu ve tıpkı oyuncuların bir filmde oynadıkları gibi  rollere büründüğümüz hatırlatılıyordu.

Bu konuda daha önce de yazmış olduğumu biliyorum ama rüya yaşam denen bu filmde hepimizin birer oyuncu olduğu hakkında bir hatırlatmaydı. En zorlu zamanlarda, bize neredeyse işkence ediliyormuş gibi hissettiğimizde bile dünyasal deneyimimiz yoluyla öğrenen ve evrimleşen o parlak ışıklarız.

Kendimizi fiziksel, zihinsel ve duygusal düzeyde olup bitenlerle birazcık daha az özdeşleştirmeyi öğrendiğimiz zaman, geriye çekilebilir ve oynadığımız rolü incelemeye başlayabiliriz. Şimdi yeni bir rol veya yeni bir karakteri oynamanın zamanı olduğu seçimini yapabiliriz. “Bu karakteri çok uzun zamandır oynuyordum ve şimdiyse yeni bir rol edinmenin zamanı” demek seçeneğine sahibiz.    

Yeni bir rol oynamaya hazırlanan bir karakter oyuncusu olarak kendimizi rolümüze çok derinden kaptırıyoruz. Bunun bir rol olduğunu ve değişiklikler yapabileceğimizi unutuyoruz. Bazen kaderimizde öğrenmemiz gerekli olan dersleri öğrenmek için kendimizi rolümüze tamamen kaptırmak zorunda oluruz. İlerleyebilmek için, hangi zamanın artık değişiklik yapma ve yaşamda belki de yeni bir rolü keşfetme zamanı olduğunu bilmek zorundayız.

Mayıs ayında bu konuda derinlemesine düşünmek için zaman ayırabilirsiniz.

Dolunay 24 Mayıs’ta. Haydi karşı karşıya olduğumuz güçlüklerle kendimizi özdeşleştirmeyi bırakalım ve ilahi ışık olduğumuzu ve evrensel bilinç, ışık ve koşulsuz sevgi için araç olduğumuzu hatırlayalım.

Haydi hep birlikte güzel gezegenimizi içinden ve çepeçevre sarmalayan ilahi ışık, sevgi ve sevinç ağını örmeyi sürdürelim.

Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız dolunay seremonimizin detayları için lütfen 
İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” yazısını okuyunuz.

Transmutation News – April 2013 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Nisan 2013

Bir şamanik şifacıyla sohbetimiz esnasında sizinle paylaşmak istediğim bir başlık gündeme geldi. İnisiyasyonlar hakkında yazdıklarıma eklemek için önemli bir konu olduğunu düşünüyorum.

Kitaplarımda ve atölye çalışmalarımda, ciddi bir hastalık tanısı konmuş bir danışan, arkadaş veya sevdiğimiz biriyle çalıştığımız sırada ortaya çıkabilecek hassas bir konuyu öğretiyorum.

Bazen bir danışan ya da sevdiğimiz bir kişi, yolculuk yapanlarınızdan ölüp ölmeyeceklerine dair bir öngörü için bir yardımcı ruha danışmanızı isteyebilirler.

Konu şu ki, eğer bir kimseye yaşamını tehdit eden bir hastalığın tanısı konmuşsa ve iyileşmişse, şifalanmak için bir düzeyde ölecektir. Bu biçimde bir şifalanma sağlıklı bir yaşamı desteklemeyen pek çok şeye ölmeyi içerir.

Eğer bir yardımcı ruha yolculuk yapar ve danışanınızın, arkadaşınızın veya sevdiğiniz bir kişinin ölüp ölmeyeceğini sorarsanız alacağınız cevap evettir.  Eğer bir yardımcı ruha yolculuk yapar ve danışanınızın, arkadaşınızın veya sevdiğiniz bir kişinin yaşayıp yaşamayacağını sorarsanız, alacağınız cevap evettir. Çünkü ruhumuz sonsuzdur.

Kendi uygulamamda bazen doktorun kendilerine ölümcül hastalık tanısı koyduğunu söyleyen danışanlarım oluyor. Benden genellikle danışanımın ölüp ölmeyeceğini öğrenmem için yolculuk yapmam isteniyor.

Bu durumlarda cevabım bütünlenmeniz için gereken şifayı icra edeceğim oluyor. Şifanın bir bölümü olarak kaybolmuş ruh (can) parçalarının bedene geri getirmek için  “soul retrieval” yapıyorum. Bunu yaptığımızda ruh artık süreçteki sonraki adımlara rehberlik ederek yardımcı olmak için var oluyor. Sonraki adımın ne olduğunu bilen yalnızca ruhumuzdur. Bazı kişiler için sonraki adım fiziksel ölüm, bazıları içinse bu yaşama devam etmektir.

Yaşam, içsel ışığımızın, ilahi doğamızın ışıyabilmesi için yaşamımızın belirli yönlerine öldüğümüz bir dizi inisiyasyondur.

Kayıp parçalarımızı geri getirmeyi sürdürdükçe daha bilinçli bir biçimde yaşarız. Ve zamanımız geldiğinde de bilinçli biçimde ölürüz.   Anahtar, eski bilinç düzeylerine ölebilmek ve yenilerine tekrar doğabilmek için, yaşamın bize getirdiği armağanlara karşı bilinç düzeyimizi yükseltebilmek için bütünüyle burada bulunmaktır.

Yaşamlarının son basamağında olan insanlarla çalışan yardım odaklı meslek sahipleri genellikle ölümle yüzleşmekte olan insanların nasıl ışıldadıklarını belirtirler. Bunu tanıdığım kişilerde defalarca gördüm. Beden çöktüğü sırada yayılmakta olan ışık son derece güzel ve hayranlık vericidir.

Ayrıca insanların, yaşamda, eskinin büyük bölümünün geride bırakıldığı ölüm deneyimleri yaratan inisiyasyonlardan geçerken aynı parlak ışığı yaydıklarını da görüyorum. Ölüm yeni bir şeyin doğmasına yol açar. Bir tür yaşam parçalanması yaşayan insanlar geriye yenilenmiş ve tazelenmiş hissederek dönerler. Hepimiz hamile bir kadının nasıl parladığını biliriz. Biz de daha derin ve daha bilinçli yönlerimizi doğururken aynı şekilde parlarız.

Ölüm ve doğum süreçlerinin tümü bizi ilahi ışığın parladığı daha derin bir ruhsal düzeye götürür.

Geçen yıl, kalp kırıklığının nasıl kalplerimizi genişleterek, koşulsuz sevginin araçları haline gelmemizi sağladığı hakkında yazmıştım. Koşulsuz sevginin kişisel sevginin nasıl ötesinde olduğunu yazmıştım. Koşulsuz sevgi, kişilere ya da yaşam koşullarına bağlı olmayandır. Yaratıcının saf sevgisidir ve hem bizim hem de dünyanın yaradılışına katılmış olan sevgidir.

İçsel Dünyamda da sevincin aynı koşulsuz özelliğe sahip olduğunu deneyimlemeye başladım.

Gerçek sevinç, sağlık, refah ve huzurun içimizde olduğunu ve spiritüel uygulamamızın anahtarının zengin bir İçsel Dünya yaratan içsel bahçemizi yetiştirmek olduğunu yazmaya ve öğretmeye devam ediyorum.

Kendi öğrenmem gerekenleri yazıyor ve öğretiyorum. Ve yaşamım da öğretilerimde paylaştıklarımı uygulamaya gerçekten adanmıştır. Yaşamım boyunca o gerçek içsel sevinç hissini ararken güçlüklerle karşılaştım.

Ve o içsel sevinci deneyimlemedeki engelimin sevinci dışsal dünyadaki koşullara bağlamam olduğunun farkına vardım. Fakat spiritüel bakış açısından sevinç koşulsuzdur. Sevinç, kişisel arzuların ötesindedir. Koşulsuz sevinç basitçe yaşamın kendisi için duyulan sevinçtir.  Bu maddi dünyaya yaşam sevincini tümüyle deneyimlemek için doğduk.  Ve yaşam sevincini koşulların ötesinde deneyimlemek için olan orijinal arzumuzla bağlantıya geçtiğimizde, koşulsuz sevgi gibi koşulsuz sevinci de deneyimleriz. Bu, huzur ve refahın spiritüel tanımları için de geçerlidir. Zira İçsel Dünyamızda kucakladığımız bu özelliklerin dışsal koşullarla hiçbir bağlantıları yoktur.

Dolunay 25 Nisan’da. Haydi içimize yolculuk edelim ve hem tüm yaşam için koşulsuz sevgiyi hem de hayatta olmanın koşulsuz sevincini deneyimleyelim. Son derece güçlü olan bu ilahi ışık, sevgi ve sevinç yerinden dünya gezegenini sarıp sarmalayan parlak bir ışık ağı örmeyi sürdürelim.

Küresel çemberimizdeki herkes için transfigürasyon çalışmamızı sürdürelim.

Dönüşüm Haberleri’ni okumaya yeni başlayanlarınız dolunay seremonimizin detayları için lütfen “İnsanlardan Oluşan bir Işık Ağı Yaratmak”  yazısını okuyabilirler.

Transmutation News – March 2013 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Mart 2013

Ocak ayında ölüm ve ölmek üzerine yazılan bir kitap için bir harika görüşme yapma fırsatım oldu. Bana sorulan sorulardan biri de “Yaşamımızın sonuna yaklaşırken yapmamız gereken önemli şeyin ne olduğunu hissettiğimdi.”   

Buna cevabım içsel huzuru bulmamızın önemli olduğunu hissettiğim oldu. Yaşamlarımızın sonunda, yaşamın bize ve bizim için getirdikleri ile barışmamız çok önemli. Çünkü insanların acı hislerle ayrıldıklarını görmek bana üzüntü veriyor. Bu dünyadan huzur dolu bir noktadan ayrılabilmek ne büyük bir armağan.

Yaşamlarımız boyunca deneyimlediğimiz pek çok ölüm olduğunu yazmaya devam ediyorum. İnisiyasyonlar ve değişimler içeren geçirdiğimiz küçük ölümler var.   Ve sonra da fiziksel bedenlerimizden aşkın gerçekliğe geçiş yaptığımız büyük ölüm var.

Küçük ölümleri de fiziksel yaşamımızın sonunu da deneyimliyor olsak daima önemli olan içsel kuyumuzda derinlere inmek ve içsel huzurun olduğu yere gelmek. Çünkü çevremizdeki dünya değişmeye, büyümeye ve evrilmeye devam etmekte. Ve bize sunulan pek çok güçlük var. Ama bu güçlükler aynı zamanda da birer armağan. Güçlü bir içsel huzur hissini ne kadar çok sağlayabilirsek dengemizi kaybetmez ve yaşamın bize getirdikleri ile savrulmayız. Bu her zaman spiritüel bir yaşam sürdürmenin en önemli öğretilerinden biri olmuştur. Şimdi burada olduğumuzu ve dünyanın kendisinin de son derece çalkantılı bir döngüde olduğunu hissediyorum. Bizi çevremizdeki çalkantılara karşı koruyan ve tamponlayan o derin içsel huzuru bulmalıyız.

Yıllardır öğretmekte olduğum spiritüel uygulamalarınızı sürdürdükçe İçsel Dünyanızı güçlendirecek ve içinizde yaşamakta olan huzur, zenginlik ve sağlığı bulacaksınız.

Geçen ay ruhun yolunu izlemenin ne kadar öenmli olduğu hakkında yazmıştım. Bu konuyla devam edersem, ruhun yolunu izlerken aynı zamanda kendimizi de nasıl onurlandıracağımızı öğrenmemiz gerekiiyor.

Bir çoğumuzun diğerlerinin istek ve ihtiyaçlarını karşılama ihtiyacı hissettiğimizde gerginleştiğini biliyorum. Yardımcı ruhlarım bu tarz davranışlarla bedenlerimizde nasıl enerjetik kaçaklar yarattığımızı gösteriyorlar.

Bana gösterilen imajda yatay enerji kaçaklarının nasıl fiziksel ve duygusal düzeyde zayıflıklar yarattığını gördüm.

Bana kendimize sadık kalmanın ve enerjimizin dikey biçimde akarak bizi üzerimizdeki göklere ve toprağın köklerine bağlayacak  gerekli sınırları yaratmanın ne kadar önemli olduğu gösterildi. Bunu yapmayı sürdürdükçe ve içimizde güçlü ve merkezlenmiş bir hale kavuşunca, göğü ve yeryüzünü kalbimizde köprüledikçe, enerji bizden tüm yönlerde akar ve hem sevdiklerimize hem de tüm yaşama sevgi ve ışık yayabiliriz.

Sağlıksız enerjetik bağlantılarınızı Işık Kazanına salıvermeyi sürdürün. Bu seremoni hakkında Aralık 2012 Dönüşüm Haberlerinde yazmıştım.

Dolunay 27 Mart’ta. Kendi içinizde derinlere kendi ilahi ışığınızın gücüne yolculuk yapın. Yeryüzünün çevresinde ve derinliklerinde güçlü ve ışıltılı bir ışık örmeye devam eden küresel topluluğumuza katılın. Bu örgü, sağlıksız koşulların oluşturduğu gerçeklik örgüsü çözülmeyi sürdürürken tüm yaşamı sevgiyle tutuyor. Hep birlikte gerçek sağlık ve uyum dolu bir yaşamı düşleyerek gerçekleştiriyoruz.

Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başlayanlar lütfen İnsanlardan Oluşan Bir Işı Ağı Yaratmak yazısını okuyun.

Aylık dolunay seremonimizin açıklamalarına küresel topluluğumuz için bir şifalanma seremonisinin ayrıntılarını ekledim. Bunu yıllar önce eklemiştim. Yaklaşık geçtiğimiz bir yıldır bu çalışmayı sürdürmeyi teşvik etmediğimin farkına vardım.

Spiritüel bir yolda olan birçok kişiden de duyduğum gibi gitgide daha çok sayıda insan fiziksel düzeyde güçlüklerle karşı karşıya. Çünkü yaşamlarımızda daha fazla uyum yaratmayı öğrenirken, fiziksel bedenlerimiz de değişerek yeni frekanslarla uyumlanmak zorunda. Bazen akan yeni enerjilerle yeniden dengelenmeden ve uyumlanmadan önce sağlık durumumlarımızda bir miktar uyumsuzluk deneyimleriz.

Yıllar önce çemberimizdeki herkes için dolunayda nasıl bir transfigürasyon seremonisi yapabileceğimizi yazmıştım. Dolunayda insanlardan oluşan ışık ağını yaratmayı sürdürürken aynı zamanda da kendinizi bu devasa küresel çemberin içinde sırayla uzanırken görün. Çemberin ortasındayken kendinize çemberi oluşturanlar tarafından yayılan ışık ve sevgiyi absorbe etmek için izin verin. Sonrasında ortada uzananlara ilahi ışık ve koşulsuz sevgi yayanlara katılın. Çemberin içine ve dışına doğru olan bu hareketinizin kolaylıkla akmasına izin verin.

Yaşamın yolunda giderken her birimizi güçlendirmek için birlik olabiliriz. Sakin sularda seyrettiğimiz ve bundan keyif aldığımız zamanlar olacak. Ve çalkantılı sulara rastladığımız zamanlar da olacak. Bu, yaşam ve doğanın bir parçası olmaktır. Yaşam ırmağında giderken her birimize gerçek birer destek olabiliriz.

Gün dönümünü karşılıyor olmamıza ve bahara giriyor oluşumuza inanmak bana zor geliyor. Zamanın ne kadar hızlı ilerlediğine inanamıyorum!

Yaşadığımız zamanın gerçekliğe farklı şekilde bakmamızı gerektirdiğine inanıyorum. Her birlikte bizi yalnızca çevremizdeki somut dünyayı görmeye zorlayan kolektif inançlardan kurtulmak için çalışıyoruz.

Spiritüel öğretilerde hepimizin birbirimizle bağlantısını sağlayan bir yaşam ağı olduğu anlayışı vardır. Ve şamanizmin bir parçası da “herşeyin içinde yaşamakta olan ruh” olarak adlandırdığımızı onurlandırabilmek ve saygı göstermek için uygulamar bulmaktır. Yaşadığınız yerde yaşamı destekleyen bitki ve ağaçları onurlandırmak için yollar bulmak önemlidir. Ve hayvanları, kuşları, böcekleri, kayaları, vd. onurlandırmak da önemlidir.

Biz doğaya daha çok saygı gösterdikçe doğa da bize saygı gösterir. Bu, şamanizmdeki karşılıklılık ilkesine dayanır. Salish Kızılderilileri “skalatitude” sözcüğünü kullanırlar. Bunun anlamı, “İnsanlar ve doğa kusursuz uyum içinde olduklarında her yerde sihir ve güzellik vardır.”

Bahar/güz gündönümünü karşılamak için doğa ile nasıl daha fazla bağlantı kurabileceğiniz ve doğanın döngüleri ile uyum içinde yaşamamız için bize çağrıda bulunan doğa yasalarıyla nasıl uyum içinde yaşabileceğiniz hakkında ruhunuzun derinliklerini araştırın.

Gündönümünde yaşadığınız yerdeki canlıları onurlandırın. Ruhlar için sunu bırakın. Bu sununun size yaşam veren toprak, hava, su ve ateşe (güneş) şükran sunmanın bir yolu olmasına niyet edin.  Çevrenizde yaşayan tüm canlılara şükranlarınızı sunun. Yaşamakta olduğunuz yerdeki yardımcı ata ruhlarına ve size yaşam veren kişisel atalarınıza da şükranlarınızı sunmak isteyebilirsiniz. Kendi yardımcı ruhlarınıza, gizli halka ve memleketinizin ruhuna da şükranlarınızı sunabilirsiniz.

Bir şehirde veya kırsal alanda yaşıyor olmanızın önemi yok. Doğada sunularınızı bırakabileceğiniz yerler bulabilirsiniz.

“Doğru sunu” diye bir şey yoktur. Ben sunu olarak mavi mısır unu bırakıyorum çünkü mavi mısır ununun benim için derin bir anlamı var. En sevdiğiniz yiyecekten bir parça, çiçekler, en sevdiğiniz içecek, vs gibi şeyleri sunu olarak bırakabilirsiniz. Önemli olan sunu olarak ne bıraktığınız değil, şükranlarınızı sunma niyetinizdir. Doğa zihninizi değil kalbinizi okur.

Meditasyon veya şamanik yolculuk sırasında yaşadığınız yerin ruhuyla bağlantı kurun. Bunu bir meditasyon olarak yaparsanız, genişleme hissi veren bir müzik çalın ve yaşadığınız yerin ruhu ile tanışmaya niyet edin. Eğer bunu bir şamanik yolculuk olarak yaparsanız, aynı niyetle görünmeyen alemlere seyahat edin.

Yaşadığınız yerin ruhuna doğayla uyum içinde yaşamak için yaşamınızda hangi değişiklikleri yapabileceğinizi sorun. Yaşamınızı daha iyi hale getirmek için rehberlik isteyin.

1980lerin başında Santa Fe’ye ilk taşındığımda yerleşmekte zorluk yaşadım. Santa Fe’nin evim olduğunu hissetmiyordum ve birkaç işte çalışmama rağmen kendime bakamıyordum. Sonunda Santa Fe’nin ruhuna bir yolculuk yaptım ve rehberlik istedim. Santa Fe’nin ruhu bana kendisini güzel bir tanrıça olarak gösterdi ve birçok yıl boyunca yolculuklarımda öğretmenim haline geldi. Bana yapmam gereken beş şeyi söyledi. Tüm önerilerini uyguladım ve yaşamımın nasıl değiştiğini görmek ve ihtiyacım olan herşeyin birdenbire akması hayret vericiydi.

Mevsim değişimlerinde yaşadığınız yerdeki toprakla birleşmek harikadır. Bizler bu uygulamayı yıllardır yapmaktayız. Yaşadığınız yerin ruhuyla bağlantıya geçmek de iyidir. Toprağın mevsim değişimlerinde nasıl değiştiğini, ki bu sizin de nasıl değiştiğinizin bir yansımasıdır, öğrenerek bir bilgi zenginliğine sahip olursunuz. Ve yaşadığınız yerin ruhu ile daha fazla bağlantı kurarak bir uyum noktasına geçebilirsiniz.

Haydi  Kuzey Yarıkürede yaşayanlarımıza sevinçli bir ilkbahar ve Güney Yarıküredeki çemberimize de derin ve muhteşem bir sonbahar dilemek için kalplerimizi birleştirelim.

Copyright 2013 Sandra Ingerman

 
 
 

Transmutation News – February 2013 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Şubat 2013 

2012’de pek çoğumuzun çeşitli güçlükler yaşamış olduğunu biliyorum. Bu güçlükler bizi bir genişleme ve büyüme durumuna doğru yönlendirdi. Güçlüklerle dolu zamanlarda kalplerimizi açarız ve bu da şefkat durumunda olabilme yeteneğimizi arttırır. Kim olduğumuzda derinleşiriz.

Güçlükler ışığa doğru büyümemizi kolaylaştıran inisiyasyonlardır.

Daha önce de yazmış olduğum gibi, öğretmenim olan İsis yaşama duyduğumuz sevginin hem iyi hem de kötü zamanlarda yolumuzu aydınlatacağını paylaşır.

Ayrıca, umut durumunu korumanın ve beslemenin pozitif şifalanma ve dönüşüm için vazgeçilmez olduğunu da farkettim. Umut bir iyilik halidir.

Spiritüel uygulamalarla uğraşan bazı insanlar yaşamın güçlüklerinden korunacaklarına inanırlar. Fakat, yaşam büyümemiz ve evrilmemiz için gerekli olayları bize getirir. Spiritüel uygulamalar yaşamın bize getirdiklerini ele almamız için bize araçları verirler.

Bedenimiz ve zihnimiz yaşamdaki olaylarla yıprandığında ruhumuz parlamaya ve yolu aydınlatmaya devam eder. İçimizdeki ruh bizi ileri taşıyacak güce sahiptir. Anahtar içimizdeki ruhla bağlantımızı güçlendirmektir.

İçsel Dünyalara yolculuk yaptığımız ve içimizdeki şamanla çalıştığımız zaman geçirdiğimiz inisiyasyonların bizi bir teslimiyet noktasına götürdüğünü ve egodan ruha hareket ettiğimizi görürüz. Sonra da kendimizi spiritüellikle hareket ettiğimiz bir yaşamı yaşarken buluruz.

Bu bizi içimizdeki şamanı deneyimlemeye götürür. Yardımcı ruhlarımız bize rehberlik yapabilirler ama çalışmayı bizim adımıza yapamazlar.

Kalbimizden yaşamaktan başlamalı ve yaşamın içinde kalbimiz ve güçlü gözümüzle hareket etmeliyiz. Güçlü gözümüz, üçüncü göz olarak da bilinen, altıncı çakramızdır.

Şamanlar kalpleri ve güçlü gözleriyle görürler.

Ayrıca, şimdi bedenlerimizi güçlendirmemizin de zamanıdır. Çünkü bedenimiz ruhumuzu taşır. Bedenimizi taşıyan ruhumuz değildir.

Çoğu kişi 2012’ ün 2013 kadar zor geçip geçmeyeceğini merak ediyor. Bu neyi seçtiğinize bağlı – egonun akıntısını mı izleyeceksiniz yoksa ruhu mu seçeceksiniz.

İlahi ışığınız, Kaynak ve içinizdeki ruhla bağlantınızı geliştirmek için düzenli bir dönüşüm uygulamasını sürdürdüğünüze emin olun. Bunu ne kadar çok yaparsanız spiritüel düzeyde o kadar güçlü hissedeceksiniz. İlahi ışığınıza ve Kaynak’a teslim olabileceksiniz. Yaşamda gerçekten de ruh tarafından yönlendirildiğinizi hissedeceksiniz.

Bir dönüşüm uygulaması geliştirmek için yardıma ihtiyacı olduğunu düşünenleriniz için dönüşümü öğrettiğim CD ve kitaplarımın listesi aşağıdadır:

Yeryüzü için Şifa: Kişisel ve Çevresel Toksinleri Nasıl Dönüştürmeli
Değilen Zamanlarda Nasıl Büyümeli
Ruh Dünyasına Uyanmak: Şamanik Doğrudan Esin Yolu

“Yeryüzü için Mucizeler” – CD
“Şamanik Meditasyonlar” – CD

Dolunay 25 Şubat’ta. Haydi hep birlikte ruhla olan bağlantımızı güçlendirelim ve ilahi ışığımızı yeryüzüne ve yaşam ağı boyunca yayalım. Güçlü, parlak ve ışıldayan güzel bir ışık ağını var etmek için örmeye devam edelim.

Eğer Dönüşüm Haberlerini okumaya yeni başladıysanız, lütfen “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaaratmak” yazısını okuyunuz. 

Transmutation News – January 2013 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Ocak 2013

Haydi herkese mutlu bir yeni yıl dilerken parlak enerjilerimizi birleştirelim! Pek çok kişisel değişimden geçtik. Ayrıca, çevremizdeki dünyadaki pek çok değişimi de deneyimledik. Ve küresel çemberimiz, tüm olanlar süresince sizi sevgi ve ışıkla tutmaya devam ediyor. Çemberin sevgi ve ışığını deneyimleyin ve içinize çekin. Bu sevgi ve ışığı beslemeye devam edin. Almak ve vermek bir döngünün parçalarıdır.

Günlük rutininizde biraz zaman ayırın. Oturmak veya uzanmak için rahat bir yer bulun ve doğanın içinde güzel bir yerde olduğunuzu hayal edin. Birkaç derin nefes alın ve bedeninizin hangi bölgelerinde gerginlik hissettiğinizin farkına varın. Gerginliğinize doğru nefes alın ve bırakın gitsin. Gerginliğin arkasındaki enerjinin ışığa dönüşmesine izin verin.

Nefes alışınızı yeryüzünün nabız atışıyla uyumlu hale getirmeye başlayın. Kalp atışınızın dünyanınkiyle uyumlu olup olmadığının farkına varın. Denge yaratma niyetinizi belirterek, kalp atış ritminizin yeryüzününki ile uyumlu hale gelmesine izin verin.

Bunu yaparken, enerji alanınızın büyüklüğünü deneyimlemeye başlayın. Sınırlamalarınızı salıvermeye devam ederken enerjinizin genişlemeyi sürdürmesine izin verin. 

Fiziksel ve maddesel formdaki yaşam farklı renkli ipliklerle örülmüş bir giysiye benzer. Yaşamda hepimizin deneyimlediği renkler ve deneyimler vardır.

Öfke, ümitsizlik ve korku gibi, insanları düşünülemez biçimlerde davranmaya yönlendiren çok farklı karanlık gölge haller mevcuttur.

Aralık, en karanlık hallerden en yüksek en parlak ışık haline kadar, değişir. Doğada farklı döngüler olduğu gibi, bu da doğanın bir parçasıdır. Günün de döngüleri vardır. Hepimizin parçası olduğumuz farklı mevsimler de vardır. Ve ayın da farklı halleri vardır.

Trajik olaylardan etkilenenler için hepimiz derin bir şefkat duyuyoruz. Dünyanın farklı ülkelerindeki çocuklar şiddet içeren davranışlar yüzünden öldüklerinde hepimiz kederleniyoruz. Tüm yaşamın değerini bilmeyen cahilce davranışlar yüzünden ölen tüm türler için kederleniyoruz.

Aynı anda hem kederlenir hem de şefkat duyarken, fiziksel dünyamızın giysisini oluşturan iplikler arasında hangi renk olmak istediğimizi de seçmeliyiz. Bunu deneyimlemenin diğer bir yolu ise yaşam korosunda hangi müzik notasını veya akortu söylemek istediğinizi seçmek olabilir. Yaşamın titşreşimine hangi frekansla katkıda bulunmak istersiniz?

Şimdi bir seçim yapmanın ve tümüyle o renk, müzik notası veya titreşim haline gelmenin zamanıdır. Bunu şimdi tümüyle deneyimleyin. Dünyaya o rengi, notayı veya titreşimi yayın. Dünya için koşulsuz bir sevgi ve ışık aracı olmayı sürdürmek için söz verin.

Gezegenin evrimi ve şifalanması için gerekli olan budur.

Odaya geri dönmek için kendinizi hazır hissettiğinizde hizmette bulunmak hakkında yeni bir söz verme hissiyle dolu olacaksınız.

Şamanizm uygulamasının neden “Şamanın Ölümü” olarak adlandırıldığını düşünüyordum. Dönüşüm Haberleri’ni okuyan çoğunuzun şamanizmi uygulamadığını biliyorum. Ama bu tip inisayasyonsal ölüm her gelenekte görülür.

Herhangi tip bir atölye çalışmasında gerçek bir “şamanik ölümü” sağlayabilecek hiçbir egzersiz yoktur. Bu inisiyasyonu yaşam bize getirir. “Ruhsal ölümü”, meditasyon, şamanik yolculuk veya rüya sırasında kendiliğindenlikle deneyimleyebiliriz. Fakat böyle bir inisiyasyon kendi zamanında geldiğinden, bunu planlayamazsınız. Bu gerçek inisiyasyonun  güvenlik ağı bulunmaz. Böyle bir inisiyasyonda, egosal ve kişilik düzeyinde bağlanmış olduğumuz kimliği kaybederiz. Yeniden yaratılış ve yeniden doğuş, içimize yolculuk yaparak kendi içsel sesimizi ve özgün benliğimizi bulmamızla birlikte gelir.

Yaşamda böyle bir ölüm deneyimini yaratan durumlar tipik olarak çok serttir zira yaşamın çalkantıları bizi gerçek doğamız biçiminde yeniden şekillendirir ve özgün olmayan ve bize artık hizmet etmeyen herşeyi söküp atar. Sonunda yeni kimliğimize teslim olduğumuzda, yeniden doğmuş ve yenilenmiş olarak ortaya çıkarız.

Bunu gündeme getiriyorum çünkü çoğunuzun bu tip bir ölüm/yeniden doğuş deneyimlemekte olduğunu hissediyorum. Yaşamdaki olaylar, bizi evrime doğru yönelten, çoğunun yazdığı ve bizim de bahsettiğimiz, dönüşüm ve değişiklikler yaratıyor. Tekrar etmek gerekirse, bu evrimsel deneyim asla rasyonel zihnimiz tarafından önceden planlanmaz. Bu, ruhumuz tarafından doğru zamanda yaratılır.

Şamanizmin 21.yüzyıldaki gücünün İçsel Dünyamıza yolculuk yapmak hakkında olduğunu hissediyorum. Son yıllarda içimize yolculuk yaptığımız gibi, zengin bir içsel bahçeyi yetiştirmek için egzersizler de yaptık. Bir bahçe olan dünya gezegeninde yaşıyoruz. Ve içimizde bakılması ve yetiştirilmesi gereken bir bahçe var. Bizler, hem içimizdeki hem de dışımızdaki bahçenin bakıcılarıyız.

Yeryüzü için Şifa, Toksik Düşünceleri Nasıl Şifalandırmalı ve Değişen Zamanlarda Nasıl Büyümeli adlı kitaplarım sağlıklı ve güçlü tohumlar ekmeye yardımcı olan meditasyonlar ve uygulamalarla dolu. Bu uygulama ve meditasyonlar ayrıca, artık sağlığımız ve esenliğimize hizmet etmeyen, çok derinlere kök salmış olan bitkileri de söküp atmamıza da yardımcı oluyorlar.

Dönüşüm Haberlerini okumakta olan küresel topluluğumuzdaki herkese yardımcı olmak amacıyla, kitaplarımda bulunan egzersizleri bu aylık sütunumda paylaştım. Bilgiyi herkes için erişilebilir hale getirdim.

Yıllar boyunca paylaşmış olduğum tüm egzersizler, bizi “Yeterliyim” anlayışına götüren, güzel bir içsel bahçe yaratır. Buna evrildiğiniz zaman, yaşamınızı merkezinizden savrulmadığınız ve zarafetin olduğu bir duruşun olduğu yerden sürdürebilirsiniz.

Yeni yıl, bir “yeniden başlayabiliriz” hissini de beraberinde getiriyor. Elbette geriye dönüp geçmişi değiştiremeyiz. Ama bizi daha zengin ve sağlıklı bir içsel çevreye götüren, sürdürmekte olduğumuz uygulamaları derinleştirdiğimiz bir yere dönebiliriz.

Yeni bir döngüye doğru hareket ederken çoğumuz yeni fırsatlara sahip olduğumuzu hissediyoruz. Ve bunlara sahibiz de. Mevsimdeki her dönüşüm büyüme için yeni fırsatları da getirir.

Yılın başlangıcına yeni gözlerle ve daha zengin ve sağlıklı bir yaşamı deneyimlemek için arzuyla bakmayı ve yetiştirmekte olduğumuz içsel bahçemizi yeniden ziyaret etmeyi öneriyorum.

Rahatlatıcı bir müzik seçin ve bahçenizdeki toprağı inceleme niyetiyle İç Dünya’nıza yolculuk edin. Bahçenizdeki tohumlar ve bitkiler için endişelenmeyin. Yalnızca toprağı inceleyin. Toprağın dokusunun, derinliğinin ve nem düzeyinin farkına varın. Toprağınız zengin ve bereketli görünüyor mu? Kuru ve bakımsız mı görünüyor?

İçsel bilişinizin, bahçenizin toprağını nasıl zengin, sağlıklı ve verimli duruma getirebileceğiniz hakkında size yönergeler vermesine izin verin.

Spiritüel uygulamalarınızın köklenebilmesi için, bilgi, ilham ve yaratıcı kıvılcım tohumlarının kök salması ve gelişmesine uygun sağlıklı bir toprağa sahip olmanız gerekir.

Geçen ay, 2012 yılını bitirmek için, hepimizin artık bize hizmet etmeyen tüm enerjileri dev bir ışık kazanına salıvermesini istemiştim.

Bu ay, içsel bahçemizde zengin bir toprak yaratmaya yardımcı olmak için sizleri yaratmış olduğumuz bu kazandan içmeye davet ediyorum. Kutsal olanın ışığını için. Bu ışığı içinize çekin. Onunla beslenin. Yaşamın sevgi ve ışığı ile beslenmeyi hak ediyorsunuz. Tüm hücrelerinizce emilen bu ışığın şifalandırma gücünü hissedin. Bu ışık ebedidir ve sonsuzca bereketlidir.

Şimdi bir kadeh hayal edelim – bir kutlamada kullanmak isteyebileceğiniz güzel bir kadeh. Bu bardağı kazandaki ışık ve sevgiyle doldurun. Ve küresel bir topluluk olarak kadehlerimizi kaldıralım ve birbirimize harikulade bir yeni yıl dilerken, kadehlerimizi tokuşturalım.

Dolunay 27 Ocak’ta. Kalplerimizi açalım ve yeryüzündeki tüm varlıkları sevgiyle kucaklayalım. Toprak, hava, su ve ateşe, yaşam veren bu elementlerden aldığımız tüm yaşam için şükranlarımızı sunalım.

İçsel dünyanızda derine bir yolculuk yapın ve ilahi ışığınızı deneyimleyin. Bu ışığın sizden akarak, her birimizin ışığıyla birleşmesini ve yeryüzünün çevresinde ve içinde güçlü ve güzel bir ışık ağını örmeye devam ettiğimizi deneyimleyin.

Dönüşüm Haberleri’ni okumaya yeni başlayanlar lütfen “Işıktan Oluşan Bir İnsan Ağı Yaratmak” başlıklı yazıyı okuyun.

Hepinize yaşamın sunduğu en iyi şeylerle dolu, sevinçli bir yeni yıl diliyorum!

Transmutation News – December 2012 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Aralık 2012

Her ayın başlangıcından önce yayınlandığı için Doğu Sahilinde yaşayan pek çok arkadaşım ve öğrencim Dönüşüm Haberleri’ni Sandy Kasırgası vurmadan önce okudu.

Elektrikler geldiğinde pek çok kişiden Kasım’da yazdıklarımın kasırgayı atlatmada ne kadar faydalı olduğuyla ilgili mektuplar ve e-postalar aldım. Okuyucuların evlerinin nasıl mucizevi şekilde kurtulduğuna dair birçok haber aldım.

Fakat hepsinden çok, onları ışık ve sevgi ile sarmalayan küresel bir topluluğun olduğunu bilmeleri dönüştürücü oldu. Doğu sahilinde yaşayanlar Kasım Ayı Dönüşüm Haberleri’ndeki önerileri uyguladılar ve sanal çemberimizde tutulduklarını hissettiler.

Dünyanın her yerinde meydana gelen yoğun değişimler var. Bu olayların bazısı medyada geniş yer alırken bazıları almıyor. Fakat değişimlerin yoğunluğu ve enerjetik temizlikler büyük kayıplara ve ölümlere neden oluyor.

Ruhsal olarak ilahi ışığımız sonsuzdur ve karşımıza çıkan her güçlükte parlamaya devam eder. İlahi ışığımız asla kaybolmaz. İlahi ışığımız asla söndürülemez. Ve ışığımızı hep birlikte küresel bir topluluk olarak yaymayı seçmeye devam ettiğimiz sürece katlanarak artan bir değişim gücü yaratabiliriz.

Bu değişen zamanlarda tüm yaşamı sevgi ve ışıkla tutmayı anımsamak önemlidir. Ve ışığımız yaşayan varlıklara ve güçlükler yaşandığını bildiğimiz yerlere yayılıyor. Işığımız yaşayan tüm varlıklara ve medyada yer verilmeyen tüm yerlere de yayılıyor. Işık ağımız bu muhteşem yeryüzünün içine ve her yanına yayılıyor! Buna güvenin! Işığı besleyin! Olduğumuz ışık aracını besleyin!

Bu çalkantılı zamanlarda tüm Ortadoğu’yu sevgi ve ışık içinde tutmak için kalplerimizi birleştiriyoruz!

Beklenen Aralık 2012’ye ulaştık. Bu zaman hakkında ne kadar da çok yazı yazıldı! Ve geçiş ve değişim dalgasıyla seyretme fırsatımız var.

Geçen ay deneyimlediğimiz kişisel kayıpların yasını tutma gereği hakkında yazmıştım. Aynı zamanda kolektif olarak yaşamda vedalaşmakta olduklarımızın yasını tutmanın da zamanıdır. Zira yaşamakta olduğumuz zaman, yeryüzündeki tüm yaşama saygı duyan ve onurlandıran sağlıklı bir yaşam biçimini kucaklamak için değişim ve geçişleri gerektiriyor.


Bu ay küresel topluluk olarak biraz seremonisel şifalanma çalışması yapalım. Bunu hem gündönümü hem de yeni yılı karşılarken yapabileceğimiz bir temizlik olarak görüyorum.

Her gün kendi içinize dönün ve kabul edilmesi ve salıverilmesi gereken gölge bilinç halleri üzerine meditasyon yapmaya başlayın. Örnek olarak aldatma, hayal kırıklığı, kaybetme korkusu, nefret vb verilebilir.

Bu tarz konuları incelemek, gözlemlemek ve kabul etmek için meditasyon veya şamanik yolculuk yapabilirsiniz. İçsel bilgeliğinizin size şifalanması gereken bilinç hallerinizi göstermesine izin verin. Yaşamda sizi hayal kırıklığına uğratmış olanlara ya da aldatılmış hissetmenize neden olduğunu düşündüğünüz insanlara bakabilirsiniz. Affetmeniz gereken insanlar olduğunu gözlemleyebilirsiniz. Yaşamınızda bir topluluk veya yaşamın kendisi tarafından aldatılmış veya hayal kırıklığına uğratılmış hissetmenize neden olmuş bazı olaylar olabilir. Bazı yerlerde bıraktığınız temizlenmesi ve dönüştürülmesi gereken enerjiler olabilir.

Nereye veya kime öfke ve nefret yöneltmiş olabileceğinize bakın. Davraşınızlarınızla birine ihanet ettiniz mi?

Affetmeniz gereken biri var mı (kendinizi de bu listeye dahil etmeyi unutmayın)?

İçsel ruhunuzun size incelenmesi, kabul edilmesi ve salıverilmesi gereken içsel bilinç hallerini göstermesine izin verin. Bu zaman temizlenme zamanıdır.

Her gün bunu yaparken ilahi ışıkla dolu bir kazan hayal edin. Bu kazan küresel topluluğumuz tarafından içine salıverilmek için kullanılıyor. Şifalanması gereken içsel halleri salıverdikçe, onların enerjisi ve gücünü sevgiye dönüştüren ilahi ışığa salıveriyoruz.

Kasım ayında, yardımcı ruhlarımın yardımıyla bu kazanı yaratmaya başladım. O hayır duaları ve ışıkla dolu.

Gündönümünde, kazanı hep birlikte karıştırarak buğu, ışık demetleri ve tüm yaşamı kucaklayan sevgi yaratmak için görünmez diyarlarda buluşalım.

Şifalanması gereken farklı konular ve durumlar kendilerini gösterdikçe onları bu kazanın içine salıverin. Bunu onurlu bir şekilde yapın. Salıvermeye hazır hissettiğiniz şeye hoşçakal deyin ve çalışmanızı salıverdiğiniz şeyin ışık ve sevgiye dönüşeceği niyetiyle yapın. Bunu, kendiniz için yaptığınız çalışmanın tüm yaşam ağı boyunca dalgalanacak bir bilinç değişimi yaratacağı niyetiyle yapın.

Kolektifin siyaset, din ve iş alanlarındaki gölge halleri gitgide daha saydam hale geliyor. Kendi kişisel gölgemiz de gitgide daha saydam hale geliyor. Haydi içsel gölgemizi şifalandırmaya başlayalım. Dışarıdaki içerideki gibidir. Yaptığımız değişiklikler bize geri yansıyacaktır.

28 Aralık’taki dolunayda yeryüzünün içinde ve çevresinde canlı bir ışık ağı örmeyi sürdürürken bu çalışmayı da sürdürelim.

Eğer Dönüşüm Haberleri’ni okumaya yeni başladıysanız lütfen İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak yazısını okuyunuz.

Yakın zamanda Isis’in benimle paylaşmış olduğu bir mesaj içsel bilincimizi yaşamımıza gerçek sevgi duyduğumuz bir duruma doğru değiştirmemiz gerektiği. Yaşamı gerçekten sevdiğimizde bu gücün bize yaşamımızdaki karanlık yerlerden çıkmakta yardımcı olacağını söyledi.

Kitaplarımın çoğunda yaşamlarımıza anlam ve tutku duymamız gerektiği hakkında yazdım. Kendimizi hissizleştirdiğimizde ve yaşama olan tutkumuzu kaybettiğimizde gözlerimizdeki ve yaşamlarımızdaki ışık sönmeye başlar. Yaşama olan sevginiz daima yolunuzu aydınlatacaktır.

Annem bu ay 98 yaşını dolduracak. Yaşama olan sevgisiyle bana her zaman ilham verdi. Annem yaşamında sonsuz güçlükle yüzleşti ama yaşadığı her güçlükte yaşam sevgisini koruduğunu gördüm. Her nefes onun için çok değerli. Yaşam sevgisinin dönüştürülmesi gereken her durumdan nasıl bir çıkış yolu yarattığını seyrederek çok şey öğrendim. Tavrı ve yaşama olan tutkusu yaşamın ona sunduğu herşeyi dönüştürdü. Annem bu konuda benim için gerçek bir öğretmen olmuştur.

İsis bu tavrın hepimizin benimsemesi gereken bir tavır olduğunu bana hatırlattı.

Evinizin içinde veya doğada bir yerde küçük bir sunak hazırlayın. Bu sunağa taşlar, kristaller, çiçekler, doğadan objeler, bir mum, küçük bir kase güzel kokulu su, fotoğraflar, vs. Koyabilirsiniz. Bu sunakla niyetiniz çemberimizi, tüm yaşamı ve yeryüzünü onurlandırabileceğiniz bir yer yaratmak.

Her gün sunağınızda yaşamınız için şükranlarınızı ve tüm yaşamı kucaklayan hayır dualarınızı sunarak birkaç dakika zaman geçirin.

Bir öneri olarak, Kelt geleneğinden gelen şu sözleri söyleyebilirsiniz:

Sağlık dualarım seninle olsun
Sevgi dualarım seninle olsun
Bereket dualarım seninle olsun
Barış dualarım seninle olsun

Haydi gündönümü ve yeni yılı karşılamak için kendilerimizi temizleyelim. Ve yeryüzü yani yuvamız da dahil yeryüzündeki tüm yaşamı onurlandıran ve kucaklayan hayır dualarımızı paylaşalım.

Toprağa, havaya, suya ve ateşe yaşamlarımız için şükranlarımızı sunalım. Bizler elementleri kutsadıkça, onlar da bizleri kutsayacaklardır.

Bu zamanda yeryüzünü ve tüm yaşamı kucaklayan bir sevgi ve ışık aracı olmaya devam ediyoruz.

Yılın sonuna yaklaştığımız için Dönüşüm Haberleri’ni dünyayla paylaşmaya yardımcı olan tüm harika insanlara şükran ve hayır dualarımı sunmamda lütfen bana katılın.


www.sandraingerman.com sayfasının parlak webmasterı olan Sylvia Edwards’a şükranlarımızı ve hayır dualarımızı sunuyoruz.

Dönüşüm Haberleri’ni aşağıdaki dillere çeviren çevirmenlerimize kalplerimizi birleştirerek ışık, sevgi ve hayır dualarımızı gönderiyoruz:

Katalin Abrudan – Macarca
Lena Anderheim – İsveççe
Nello Ceccon – Italyanca
Ines Fermosa – İspanyolca
Sofia Frazoa – Portekizce
Dorota Goczal – Lehçe
Eleni Eva and Rallou Gromitsari – Yunanca
Annie Idrissi – Fransızca
Miriam Kissova and Jan Lenc – Slovakça
Aurel Mocanu – Romence
Jitka “Jitush” Navratilova – Çekçe
Irina Osechinsky – Rusça
Eva Ruprechtsberger – Almanca
Simin Uysal – Türkçe

21 Aralık’ta ölecek miyiz? Ocak ayında sizlere mutlu bir yıl dilemek için yazıyor olacağımı düşünüyorum.

O zamana kadar, gündönümü için sizlere, ailelerinize ve tüm yaşama hayır dualarımı yolluyorum!!

Transmutation News – November 2012 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Kasım 2012

Yaklaşık on yıl once spiritüel öğretmenim olan İsis çalışmakta olduğum tüm gruplarla bir mesajı paylaşmamı istedi. Spiritüel uyanma çağrısını alanların mesajları yok sayan kolektifle aynı şekilde hareket etmelerine gerek olmadığını söyledi. Mesaj elbette uyanıp kendimize, yeryüzüne ve tüm yaşama saygı gösteren daha bilinçli bir yaşamı sürdürmekle ilgiliydi.

Yıllarca bu mesajı Dönüşüm Haberlerinin bazı sayılarında tekrarladım. Bunun nedeni, yıllardır doğayı onurlandırmayan ve yalnızca maddi dünyaya odaklanan bir yaşam biçiminin sonucunu görüyor olmamız.

Dönüşüm Haberleri’nin Ekim sayısında bize hizmet etmeyen bir yaşam biçiminin ölümü gerçekleşirken alanı kucaklama gerekliliği konusunda yazmıştım. Yaşama karşı hareket eden diğerlerinin bu kötü davranışlarına göz yummak zorunda değiliz. Ama bilincin dönüşüme uğramakta olduğu bu zamanda alanı kucaklamak için sevgiye bir araç olmalıyız.

Dönüşümün bu aşamasında – bu ara zamanda – atmamız gerektiğini hissettiğim bazı somut adımları bu ay sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bilinci yükseltmenin bir bölümü de yaşamınızda nelerin işe yaramadığına bakmak / gözlemek/ kabullenmektir. Dışınızdaki dünya içsel durumunuzun bir yansıması olduğundan en iyisi dünyada neler olduğu yerine kendi üzerinizde çalışmaktır.

Kendiniz için sağlık ve uyumla dolu bir yaşamı yaratmak için yaşamınızda değiştirmeniz gerektiğini hissettiğiniz şeyleri gözlemleyin ancak yargılamayın.

Zaman, yaşamınızda neyin ölmesi gerektiğini kabul etmeniz gereken bir zamandır. Sıklıkla ne yaratmamız gereken yeniye odaklanırız. Bu harikadır ama ölmekte olanı da kabullenmeli, salıverdiğimizin yasını tutmalı ve olmuş olanı onurlandırmalıyız.

Bugün süregelen kaosun bir bölümünün de ölmekte olan yaşamı kabullenmememiz ve yasını tutmamamız olduğunu düşünüyorum. Çoğumuz yalnızca yaşamlarımıza yeniyi getirmeye odaklanıyoruz.

Duygularımızın derinliğini kabullenmemiz ve hoşçakal demekte olduklarımızın yasını tutmamız gerektiğini düşünüyorum.

İnanıyorum ki, bunu yapmadığımızda evrim süreci bir düzeyde özgünlüğü kaybediyor. Zira ölmekte olana saygı göstermek ve onu onurlandırmak zorundayız.

Ölümden önce, ayrıca, şifalandırılması ve dönüştürülmesi gereken kaotik enerjiler kendilerini gösterebilirler. Yeni bir bilince geçiş yaptığımız sırada dönüşmesi gereken enerjileri şifalandırdıkça gölge de güçlenmeye devam ediyor.

Bu ay süresince yaşamınızın artık size hizmet etmeyen bir yönünü kabul ettikten sonra yaşamınızı yeniden dengeye getirmek için yapabileceğiniz basit bir değişiklik üzerinde düşünün. Bireysel ve kolektif olarak neyin şifalanması gerektiğini yalnızca gözlemlediğimizde ortaya çıkan bir şeffaflık düzeyi mevcuttur.

Yukarıdaki yönergeleri izlemeniz birden çok amaca hizmet eder. İlki, gerçekleşmekte olan tüm değişimlerin büyüme ve değişim sürecine ait olduklarını kabul etmemizdir. İkinci ve en önemlisi de, sürecin kendinizle yeniden bağlantı kurmanıza yardımcı oluşudur.

Sağlıklı ve dengeli kalmamız için kendimizle yeniden bağlantı kurmanın yaşamsal önemi olduğuna inanıyorum. Yalnızca kendimizle bağlantıda olduğumuz zaman yaşamın bize getirdikleri ve yapmamız gereken günlük seçim ve kararlar için tam anlamıyla mevcut olabiliriz. Derindeki benliğimiz ve merkezimizle bağlantıda olmadığımızda olaylara bilinçsiz tepkiler veriyor olabiliriz. Yapmamız gereken şey, seçimlerimiz ve kararlarımıza bir farkındalık ve bilinç düzeyi getirmek ve körlemesine tepki vermemektir.

Yaşamın ne kadar değerli olduğu ve hem birbirimize hem de yeryüzüne saygılı olmamız gereğine karşı hala bilinçli olmayan birçok insan var.

İnsanlar ahenksiz yaşam biçimlerini sürdürdükçe oluşan kaosu görüyoruz. Bu düzeydeki kaosla bağlantıda kalmaya gerçekten zorunlu musunuz? Enerjinizi böylesine uyumsuz ve ahenksiz enerjilerle bağlantıda tutmayı sürdürmek size nasıl hizmet ediyor?

Eğer böylesine bir uyumsuzluk düzeyini deneyimlemeye ihtiyaç duymadığınızı hissediyorsanız, sizi daha ağır alanlara çeken kordonu niyetinizle kesin. Şu anda birçoğumuz ihtiyacımız olmayan enerji alanlarında kısılı kalmış durumdayız.

Gelmiş olduğunuz bilinç düzeyini ve kim olduğunuz gerçeğini size yansıtmayan enerji alanıyla bağlarınızı kesmek için doğaya çıkıp bir seremoni yapabilirsiniz. Eski yaşam tarzıyla bağlantınızı halen içinizde bir yerde size hissettiren kordonu kesin.

Basitçe, geçmişle ve kolektif uyumsuzluk alanıyla olan bağlantınızı temsil eden bir sopayı kırabilirsiniz.

Değişen Zamanlarda Nasıl Büyümeli adlı kitabımda da yazmış olduğum gibi, toprak, hava, ateş veya su elementleriyle bir salıverme seremonisi yapabilirsiniz. Bunu yapmak için hayal gücünüzü kullanın ve kendi ruhsal rehberliğinizi izleyin.

Bir meditasyon veya şamanik yolculuk yaparak, yardımcı ruhlarınızdan ağır kolektif alanla olan kordonu kesmek için rehberlik isteyebilir ve kordonu meditasyon veya şamanik yolculuğunuz sırasında kesebilirsiniz.

Tüm bunları yaptıktan sonra şimdi ulaşmak için çalıştığınız bilinci destekleyen uyumlu ve evrimleşmiş frekanslara kendinizi açma zamanıdır.

Ve şimdi kolektifin geri kalanı için alanı gerçekten tutabilir ve kendinizi değişimin kaosundan çıkarabilirsiniz. Şimdi koşulsuz sevgi ve ışık için gerçek bir araç olabilirsiniz. Şimdi farklı bir dalgayla seyredebilirsiniz.

Gezegende olup bitmekte olan herşeyden bir düzeyde etkilendiğimizi ve hepimizin yaşam ağının birer parçası olduğumuzu belirtmek istiyorum. Dünyanın her yerinde ekonomik, politik ve çevresel sorunlar meydana gelmekte. Dünyanın her yerinde şiddet var. Olmakta olan herşey her birimizi etkiliyor.

Şu anda bize tanrısal doğamızı yansıtan spiritüel bir yaşam tarzı sürdürmekten bahsetmek istiyorum. Çünkü başkanlık seçimleri olsun diğer dünya olayları olsun, yaşamlarımızı nasıl yaşamamız konusunda yapacağımız seçimler var.

Yapmamız gereken bir seçim var. Aynen sizlere hizmet etmeyen kolektif enerjilere sizi bağlayan kordonları kesmenizi istemiş olduğum gibi sizlere hatırlatmak isterim ki algımız gerçeğimizi yaratır. Bu, Yeryüzü için Şifa çalışmasının temel öğretisidir.

Şimdiki ve gelecek zamanlarda algımızı nasıl değiştireceğimizi seçmek durumundayız. Dünya üzerinde varolan güzelliğe nasıl odaklanabileceğimizi öğrenmemiz gerek.Tüm zamanlarda gerçekleşmekte olan birçok bilinç düzeyi mevcut. Bizler hangi bilinç düzeyinde yaşamak istediğimizi seçmek zorundayız.

Dışımızdaki dünyada her ne olursa olsun bilinç düzeyimizi değiştirme fırsatına sahibiz. Mistikler binlerce yıldır bunu yapabilmiştir. Dramayı mı yoksa bu dünyanın güzelliğini,sevgiyi ve ışığı mı beslediğiniz bir bilinçle mi yaşamak istersiniz?

Dolunay 28 Kasım’da. Gelin kalplerimizi birleştirelim ve güzel bir dalga ile seyretme kararını vermiş olan küresel bir topluluğun parçası olmamızı kutlayalım. Gelin yeryüzü ve tüm yaşam için hep birlikte davul çalmak için zaman ayıralım.

Yeryüzünü dolanan ve derinliklerine ulaşan güzel ışık ağımızı örmeye ve güçlendirmeye yarayan spiritüel uygulamalarımızı sürdürelim.

Dönüşüm Haberleri’ni okumaya yeni başlamış olanlar dolunay seremonimizin detaylarını “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” yazısını okuyarak öğrenebilirler.

Küçük adımlar atın ve tutku ve anlam dolu bir yaşamı yaşamanız için size öncülük edecek değişiklikler yapın. Yaşamın anlamı budur.

Bir sabah bir bilişle uyandım. Ve bu, önümüzdeki günlerde kafa yormak için iyi bir konu. Ya hiçbirşeyi yaratmıyorsak? Ya herşey burada hazır bulunuyorsa ve biz yalnızca içinde yaşamak istediğimiz dünyaya uyanarak ona bir adım atıyorsak?

Bu konu, Yeryüzü için Şifa çalışmasının temel öğretilerinden biri olan algımızın gerçeğimizi yarattığı öğretisine dayanır. Ya yalnızca algımızı değiştirmemiz ve düşlemekte olduğumuz düşün halihazırda zaten burada olduğuna uyanmamız gerekiyorsa?

Böylece yalnızca gözlemci olmak yerine düşün içinden yaşayabiliriz. Düşün içinden yaşamak yeni bir yaşamı düşlemek için önemli bir anahtardır.

 

Transmutation News – October 2012 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Ekim 2012

Aralık 2012 yaklaştıkça bu zamanla ilgili öngörüler hakkında yayınlanan birçok makaleyle karşılaşmaya devam ediyorum.

Gelecek tahminleri ile ilgili herhangi birşeyi okumamaya yatkınım. Önceleri, yaşamımın gidişi ile ilgili olarak astrolojiye ve psişiklere başvururdum. Ve yıllar içinde yaşamı ele almanın en iyi yolunun anda kalmak ve ortaya çıkan herneyse onunla ilgilenmek olduğunu ve şimdiki zamanda yaptığım seçimlerin geleceği şekillendirdiğini anladım.

Astrolojiyi ve psişik çalışmaları hiçbir şekilde yargılamaya çalışmıyorum. Bu çalışmalara gerçekten saygım var ve harika psişikler ve astrologlar olan birçok arkadaşım ve öğrencim var. Ve bu sistemler halihazırda bize rehberlik eden güçleri görmemize ve güncel zorlukları aşmada araçlar kazanmamıza yardımcı olurlar. Zaman zaman kendimi, bana sunulan güçlüklerle çalışmada araçlar sağlamak için astrolog ve psişiklerle çalışırken bulurum.

Ve aynı zamanda düşünüyorum ki, birçok insan geleceği onlar için öngören uygulamacılara başvuruyorlar. Geleceği bilme arzusunun güvende olmak için bir yol olduğunu düşünüyorrum. Birisinin gelecek büyük güçlüklere dair bir öngörü sunmasında bizim için sahte bir güvenlik duygusu ve nelerin olacağını biliyor olmaktan kaynaklanan bir kontrol duygusu bulunur. Elbette hepimiz geleceğimizdeki herşeyin harika olacağını duymaktan hoşlanırız ve sonra da yaşam bize beklediklerimizden değişik olaylar sunduğunda hayalkırıklığına uğrarız.

Fakat yıllardır yazdığım gibi, almayı sürdürdüğüm ruhsal rehberlik geleceğimizin şimdiki zamanda yaratıldığına dair. Şimdiki zamanda olanla kalmayı daha fazla öğrendikçe, spiritüel çalışmamızı yaptıkça, bilinçlerimizi yükselttikçe, ortaya çıkan her güçlükle yüzleştikçe ve güçlükleri aşmada ruhun rehberliğine güvendikçe güçleri gerçekten daha fazla dönüştürebilir ve geleceği değiştirebiliriz.

Yaşamlarımızın sonunda bu yüce yeryüzünden olabildiğince bilinçli olarak ayrılmayı istemiyor muyuz? Erişmeye çalıştığımız bilinçlilik yaşamlarımızı nasıl yaşadığımıza bağlıdır. Katıldığımız etkinlikler ve okuduğumuz kitapların ötesindedir. Elbette kitaplar ve etkinlikler bize ilham verirler. Ama sonuçta hepimizin kendi çalışmasını yapması gerekir.

Kendimi, bir arkadaşımın göndermiş olduğu, Carlos Barrios adlı Maya bilgesi tarafından yazılmış bir makaleden ilham alır buldum. Web sitesinin adresi http://www.carlosbarrios.org

Yazmış olduğu makaleden bir bölümü sizlerle paylaşmak istiyorum:

“Antropologlar tapınak alanlarını ziyaret ediyorlar, yazıtları okuyorlar ve Mayalar hakkında hikayeler uyduruyorlar ama işaretleri doğru okuyamıyorlar. Bunlar yalnızca onların kurdukları hayaller. Diğer insanlar Mayalar adına kehanetler yazıyorlar. Aralık 2012’de dünyanın sonunun geleceğini söylüyorlar. Maya liderleri buna kızıyor. Dünya sona ermeyecek. O dönüşecek.”

Carlos Barrios bu zamanın aradaki zaman, bir geçiş dönemi olduğunu söyleyerek devam ediyor.

Düşünüyorum ki hepimiz geçiş döneminde olduğumuz duygusunu paylaşabiliyoruz. Ve biliyorum ki çoğumuz, bu arada olma durumunda yaşamaktan dolayı, yılgınlık duyuyor.”Yapacak” birşey olmaması rahatsızlık duymamıza neden oluyor. Yalnızca çalışmalarımıza devam edebiliriz. Buradaki meydan okuma, egomuz ve zihnimizin çalışmalarımızın sonuçlarını anında görmek istemeleri.

Geçiş dönemlerinde koşulsuz sevgi halini muhafaza etmenin gücüyle ilgili olarak çok kişisel birşey paylaşmak istiyorum. Zira geçiş dönemleri bizi ölüme hazırlar. Bu fiziksel bedenin ölümü veya bir yaşam tarzının ölümü olabilir.

Son birkaç yıl içinde yazdığım gibi, çok yaşlı olan ebeveynlerimi bana yakın olabilmeleri için Santa Fe’ye taşıdım.

Babam bir yıl önce, 97 yaşında öldü. Demanstan mustaripti ve son birkaç ayı, çok saldırganlaştığından, büyük güçlükle geçti.

Babamın geçmişte yaşamış olduğu travmaları çözmeye çalıştığını biliyordum. Ve yine biliyordum ki,onun şifalanması için bir fırsat yaratabilirdim.

Her gün onunla olduğum için kimlerle karşılaştığını kontrol edebiliyordum. Ve bakımına yardımcı olmaları için fazladan yardımcı tuttum. Yaşamının son iki ayında babamın görüştüğü kişiler, davranışlarına rağmen onu koşulsuz sevgi içinde tutan bakıcılardı. Ve elbette bu benim için de geçerli.

Öldüğünde çok huzurlu bir halde ayrıldı. Aşkınlığı çok çabuktu ve Kaynak’a geri dönüşü bir kurşun gibiydi. Öldüğünde şifalanmasının tamamlanmış olduğu aşikardı.

Bugün çoğumuz yaşlı ebeveynlerimize bakıyoruz. Ve sürekli olarak arkadaşlarım ve öğrencilerimden yaşlı bir ebeveynin ne kadar travmatik bir yaşamı olduğunu ama şimdi geçmişi şifalandırmayı yaratan bir biçimde sevgiyle tutulduklarını duyuyorum.

Birçok kişiye son geçişte birini basitçe sevgi içinde tutmanın geçmiş yaralara gerçek şifayı getirecek şekilde huzur hali yarattığından bahsediyorum.

Bu geçiş dışarıdan gözlem yapanlara mantıklı gelmeyen şekilde uzun olabilir. Biri Kaynak’a geri dönüş için son yolculuğa çıkabilene dek, yaşam travmalarını şifalandırarak uzun yıllar geçebilir.

Çoğumuzun görmüş olduğu gibi, işin anahtarı, yalnızca sevgi dolu bir alanı muhafaza etmenin gücü.

Bunu paylaşma nedenim, yeryüzüne veya yaşama hizmet etmeyen bir yaşam biçiminin ölümünü deneyimlediğimiz bir zamanda yaşıyor olmamız.

Ve bu geçişin ne kadar süreceğini bilmiyoruz. Aradaki zamanın ne kadar süreceğini gerçekten bilmiyoruz. Bu geçişin her birimizi kişisel düzeyde nasıl etkileyeceğini bilmiyoruz. Ve gelenin ne olduğunu gerçekten bilmiyoruz. Ölüm daima rasyonel anlayış için gizemli olmuştur ve muhtemelen de daima öyle olacaktır.

Ama tüm geçiş süreçlerinde anahtar, mevcut bulunmak ve büyük değişim zamanlarında sevgi dolu bir güç olmaktır.

Yıllardır uygulamalarımızı koşulsuz sevgi için araç olmaya odaklıyoruz ve şu anda da bunun çağrısı yapılmakta.

Dünyada görmekte olduğumuz şey, insanlar olarak yeryüzüne ve üzerindeki tüm yaşama saygı göstermememizin etkisi.

Dünyada yaşayan çoğu insanın odağı halen ”ekonomiyi şifalandırma” üzerinde. Ve odak yeryüzüne saygılı ve onurlu bir yaşam yaşamak üzerinde olmalı.

Elbette yiyecek ve barınma için yeterli paraya sahip olmamanın güçlüklerini anlıyorum. Bunları ben de yaşadım.

Spiritüel bir yaşam sürdürmeye kendimizi açtığımızda, bizi yetersizlik paradigmasının güçlüklerinden bollukla dolu bir yaşama taşıyacak çözümleri ve fırsatları bulmaya başlarız.

Zira evrende yetersizlik diye bir kavram yoktur, yalnızca bolluk vardır. Ama bolluğun enerjisini deneyimlemek ve bizi bolluğa götürecek çözümlere ulaşmak, bizlerden kutsallığı kucaklayan bir yaşama kendimizi adamamızı talep eder. Kutsallığa daha çok teslim oldukça kendimizi daima ihtiyaç duyduğumuz şeylere yönlendirilirken buluruz.

Yeryüzünün yuvamız olduğunu ve bize yaşam veren elementleri gözetmemiz gerektiğini insanlara öğretmeye devam etmeliyiz. Bu eğitim sürecine, insanların diğer yaşam formları için maliyeti ne olursa olsun maddi olarak ne kazanabileceklerine odaklandıkları bu zamanda, çok ihtiyaç var.

Aynı zamanda, içimizdeki bilgeliğin bize yol göstermesine izin veren gündelik basit spiritüel uygulamalarımızı daha fazla derinleştirebildiğimizde, tüm yaşam için daha fazla pozitif değişim yaratabiliriz.

Olana daha fazla hazır bulunabildiğimizde ve gezegeni ve tüm yaşamı şu anda sevgiyle tutabildiğimizde geçmişi ve şimdiyi daha fazla şifalandırabilir, gelecek için şifa yaratabiliriz.

Dolunay 29 Ekim’de. İçimizde ve tüm dünyada ışıldayan bir yaşam ağını örme uygulamamızı sürdürürken, tüm yaşamı sarmalayan koşulsuz sevgiyle ışıldayan kalplerimizi birleştirelim.

Dönüşüm Haberleri’ni yeni okumaya başlamış olanlar lütfen “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” yazısını okuyun.

Dünyaya sevgi ışıldarken kendinizi sevmeyi anımsayın. Yaşamınızda kendinizi ne kadar sevdiğinizi ve saygı duyduğunuzu yansıtacak seçimler yapın.

Carlos Barrios yazdığı makalede, dağda yalnız başına bir mağarada yaşayan ve bir seremonide biraraya gelen insanlara katılmak için Chichicasenango’ya seyahat eden saygın bir bilgeden bahsediyor. Bilge, oradaki insanlara, basit ve doğrudan bir mesaj vermiş. İnsanların yaşam ve ışığı desteklemek için biraraya gelmeleri için çağrıda bulunmuş. Bu bizim küresel bir topluluk olarak yıllardır yapmakta olduğumuz şey.

Şifalandıran yalnızca sevgidir.

Transmutation News – September 2012 – Turkish

Dönüşüm Haberleri Eylül 2012

Her ay Dönüşüm Haberleri’ni okuyan ve paylaşageldiğim spiritüel uygulamalarla çalışan binlerce kişi var.

Çoğunuz bu uygulamalarla yıllardan beri çalışıyor. Küresel bir topluluk olarak, hep birlikte, içinden geçmekte olduğumuz evrim sürecini, yaşamlarımızı ve çalışmalarımızı destekleyen güzel bir temel örmekteyiz.

İçinde yaşamak istediğimiz dünyanın rüyasını görmeye devam ederek var etmek için niyet ettik ve odaklandık. Gün boyunca durup ne düşündüğümüzü gözlemlemeye ve kollektife doğru hangi enerjileri gönderdiğimizi farketmeye kendimizi adadık. Düşüncelerimizi ve sözlerimizi arzu ettiğimiz sonuçlarla uyumlu hale getirmek için uygulamalar yapıyoruz.

Bildiğiniz gibi, bu süregelen bir çalışma. Hem yeni bir yaşam biçimi yaratmak, hem de yaşam ağını sevgiyle tutmak için harcadığımız enerjiyle gurur duymalıyız. Umutsuzluğa düştüğümüz zamanlarda odaklanmamız gereken budur. Yaratmakta olduğumuz güzellik ve şifaya odaklanın. Bize hizmet etmeyen eski yaşam biçimi çözülmeye devam ederken, bizleri destekleyecek yeni bir temeli örüyoruz.

Biliyorum ki kolayca muhafaza edebileceğimiz bir bilinç durumuna kavuşmayı ve dış dünya tarafından dikkatimizin bu kadar dağıtılmamasını dilerken hüsrana uğrayabiliriz. Ama içinde yaşadığımız kollektif, stresli bir yaşam biçimini destekliyor.Gün boyunca spiritüel yaşama devam etmek için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz.

Yeryüzü için Şifa çalışmasının anahtar prensibi, spiritüel çalışmamızı günlük hayatımıza entegre etmek ve uygulamalarımızı yalnızca sabahları yaptığımız, dünyaya çıktığımızda devam ettirmediğimiz birşey olarak ayırmamaktır. Trafikte araba sürerken, alışveriş yaparken, banka kuyruğunda beklerken dünyada ışık olmak için güzel ve güçlü bir odağı koruduk.

Kim olduğumuzun dünyayı değiştireceği öğretisi, pozitif bir değişim yaratan olmanın özüdür. Ve spiritüel uygulamalarımıza devam etmeliyiz.

Aynı zamanda kendi odağımda bir değişim olduğunu hissediyorum. Bu gezegende karşı karşıya geldiğimiz güçlükler daha karmaşık hale geldikçe yaptığım herşeyi sadeleştirmek için gerçek bir arzu duyuyorum.

Okuduklarımdan biliyorum ki, insanların birçoğunda fiziksel ihtiyaçlarını sadeleştirmek, daha sade yaşamanın yollarını bulmak için –giyecek ve diğer maddi eşyalarını diğer insanlara bağışlamak ve daha küçük evlere taşınmak- gerçek bir hareket var.

Ben de kendi içimde aynı arzuyu buldum. Ve aynı zamanda da yaptığım spiritüel çalışmayı sadeleştirme ihtiyacını da hissediyorum. Çünkü yaptığımız spiritüel uygulamaları saplantı haline getirebilir ve kendimize fazlaca baskı yaratabiliriz. Ruhumun arzusu kendim ve KENDİ YÜKSEK BENLİĞİM arasındaki bağlantıyı yeniden kurmak. Birkaç aydır Yüksek Benlik –her zaman huzurlu, sevinç dolu ve kalıcı olan spiritüel, ölümsüz olan parçamız- hakkında yazıyorum.

Bu arzumda yalnız olmadığımdan eminim. Çoğumuzun kendimizle yeniden bağlantı kurma ihtiyacını hissettiğini düşünüyorum.

Sorunlar neredeyse katlanarak artar ve zorlaşırken, kendi spiritüel amaçlarımın küçüldüğünü hissediyorum. Sevgi, eşitlik, uyum ve huzur enerjilerini ve yaşamı desteklemeyen yaşam tarzı çözülmeye devam edecek. Uyanma çağrıları daha da yükselerek gelmeyi sürdürecek. Hepinizin bunu anladığını biliyorum. Bu çağrılar yalnızca yeryüzünden değil aynı zamanda da daha derin ve daha anlamlı bir yaşam tarzı deneyimlemeyi arzulayan kendi ruhumuzdan da gelmekte.

Bu nedenlerle, yalnızca birkaç dakikalığına bile olsa, kendi içimizde huzuru deneyimleyebileceğimiz bir yer bulmanın önemli olduğunu hissediyorum. Geçen ay, dinginliği deneyimlemek için zaman bulmak hakkında yazmıştım.

Bu ay evinizde kendinizle yeniden bağlantı kurabileceğiniz ve dış dünyada olup bitenlerden uzak kalabileceğiniz kutsal bir alan yaratmak hakkında yazmak istiyorum.

Bunu yapmanın bir yolu evinizde bir sunak haline getirebileceğiniz bir köşe ya da küçük bir masa bulmak. Evlerinde sunaklara sahip olanlarımızın orada oturduklarında kutsal alanda olduklarını ve rahatladıklarını biliyorum.

Sunağınızı basit tutun. Bir mum, kristaller, taşlar, deniz kabukları, doğadan toplamış olduğunuz size güzel bir yeri hatırlatan şeylerle bir sunak yaratabilirsiniz. Sunağınıza size mutlu ve huzurlu deneyimlerinizi anımsatacak şeyler yerleştirin. Sunağınıza resimler veya kendi yaptığınız birşeyi koyabilirsiniz. Bunlar yalnızca kendi fikirlerinizi oluşturmanız için size ilham verebilecek öneriler.

Yaşamımda beni destekleyen görünmez yardımcı ruhlara şükranlarımı sunmak için gül suyu doldurduğum küçük bir fincanım var. Bunlardan bazıları yardımcı ruhlarım, bazıları yaşadığım yerin ruhları, bana yardım eden atalar, elementler. Kişisel listem daha fazlasını da içerebilir.

Sunak hazırlamanın anahtarı, onu sade ve kutsal tutmak ve hayal gücünüzü kullanmaktır.

Sunağınızı dış mekanda da yaratabilirsiniz.

İçinizde meydana gelen değişikliklere paralel olarak sunağınızın da aynı değişiklikleri yansıtmasını isterseniz, değişiklik için ilhamınıza izin verin.

Gün boyunca ziyaret edebileceğiniz ve kendinize zaman ayırabileceğiniz özel bir yere sahip olmak, birkaç dakika için içsel huzur bulmak için harika bir yol. Kendi kutsal yerinizde oturmak, kendiniz, diğerleri ve gezegen için kendinizce dua edebileceğiniz bir zaman dilimi olabilir. Yaşamınızda olanlara şükranlarınızı sunabileceğiniz bir yer de olabilir. Ve dünyada bir fark yaratmaya kendi yollarında çalışan tüm dünyadaki spiritüel uygulayıcılara şükranlarınızı sunduğunuz yer de olabilir. Bunların hepsinden çok, dünyanın gürültüsünden- hem içsel hem de dışsal gürültüden- uzakta sessizliği bulabileceğiniz bir yer olabilir.

Böylelikle kendimizle bağlantı kurmaya devam edebiliriz. Bu bizim tazelenerek, dünyada bir ışık olmamızı ve vizyonlarımızı sürdürürken gücü ve enerjiyi hissetmemizi sağlayacaktır.

Fakat böyle bir enerjiye sahip olmak için kendimizle bağlantımızı sürdürebilmemiz gerekir. Aksi takdirde, kendimizi çok fazla çaba harcarken buluruz. Spiritüel uygulamalarımız akıcılığını kaybeder ve zorlanma hissederiz. Ve spiritüel çalışmalarımız için zorlanırsak, yapaylık hisseder ve umutsuzluğa kapılırız. İlahi ruhumuz ve ışığımızın bizden akmasına izin verdiğimizde kendimizi umut ve ilhamla dolu hissederiz.

Yaşam tahmin edilebilir değildir ve çoğu insan kendisini kırılgan hissediyor. Bu, insanların başa çıkmakla uğraştığı yeni bir durum değil. Fakat kolektif enerjilerin çözülme süreci devam ederken, üzerinde durduğumuz temelden her zaman emin olamıyoruz. Güçlü bir içsel dünya yaratmaya devam etmek zorundayız. Önümüzdeki zamanda bizi destekleyecek olan şey içsel dünyamızdır. Bu bize her gün uyanmak ve yaşamın bize getirdiklerini için tüm varlığımızla karşılamak için izin verir. Biliriz ki tüm çözümler ve bulunmamız gereken tüm eylemler bize sunulacaktır.

Binlercemiz tarafından inşa edilmiş sevgi ve destek temeline güvenebilirsiniz. Üzerinde durabileceğimiz güzel ve güçlü bir temel ördük. Fakat her gün oturup tüm yapmış olduklarımızı hissedebileceğimiz sakin ve kutsal bir mekana ihtiyacımız var. Tekrar canlanmak ve yenilenmek için içsel huzur anlarını deneyimleyebilmeliyiz.

Huzurun her gün hücrelerimi doldurduğunu hissettiğim sürece hangi uygulamaları yaptığım ve konsantrasyonumu neyin bozduğunu dert etmiyorum. Ve huzur ve dinginlik hissine anlık olarak dokunabildiğim sürece ilahi düzene olan güvenim derinleşiyor.

Çevremizdeki olaylar bizlere meydan okunmuş hissettirmeye devam edecek. Yaşanan çok sayıda anlamsız trajedi kalplerimizi şefkatle doldurarak esnetiyor. Eğer enerjinin izini sürerseniz nereye gittiğini görebilirsiniz. Ve hepimiz, hem bireysel hem de topluluk olarak, sağlam durmalıyız.

Spiritüel uygulamalarınızı sadeleştirin – bu konuda endişelenmeyin ve yeni metotlar öğrenmeye kendinizi kaptırmayın. Kendinize zaman ayırın ve kendinize yalnızca huzur içinde olabileceğiniz bir köşe bulun.

Yıllar boyunca, bu değişen zamanlarda odağımızı sürdürebilmemiz için yardımcı olmaya yarayan araçlar hakkında pek çok yazı yazdım.

Bu sitenin ana sayfasında yazmış olduğum makaleler için bağlantılar mevcut. Bu makaleler çok kısa ve okunması kolay. Size ilham ve bazı çalışma araçları verebilecek makalelerden bazıları:

Zehirli Düşünceleri Nasıl Şifalandırmalı
Gezegen için Yeni bir Vizyonu Nasıl Yaratmalı
Bereketli Bir İçsel Bahçeyi Nasıl Yaratmalı
Bir Dua Ağacını Nasıl Yaratmalı
Kederle Nasıl Başa Çıkmalı
Sevginin Gücüyle Nasıl Çalışılmalı

22 Eylül’de Kuzey Yarıküre’de güz gündönümünü ve Güney Yarıküre’de ilkbahar gündönümünü kutlayacağız. Doğa bizler için muhteşem bir öğretmen ve değişim esnasında nasıl uyum içinde yaşanabileceğini öğrenmemize yardımcı olabilir. Zira doğa her zaman değişir ve aynı zamanda yeryüzü, değişimler sırasında gereksinimlerimizi karşılar.

Santa Fe, New Mexico’da yaşıyorum. Ve tahminler kışın zorlu geçeceğini söylüyor. Doğanın bizleri önümüzdeki kışa nasıl hazırladığını farkediyorum.

Santa Fe’deki meyve ağaçları bu yıl geçtiğimiz yıllara göre daha fazla meyve verdiler. Ağaçlar meyve, kozalak ve meşe palamutlarıyla dolu. Bahçemdeki kayısı ağacı 17 yıldan beri ilk kez meyve verdi. Bu son derece olağandışı. Yeryüzü bizi hazırlıyor ve tüm yaşam için besin sağlıyor.

Biraz zaman ayırın ve yaşadığınız yerdeki değişimleri farkedin. Doğa önümüzdeki mevsim değişimi hakkında size hangi işaretleri gösteriyor? Meteorologlara bel bağlamak yerine doğanın size kendi öngörülerinizde yardımcı olmasına izin verin.

Tek başınıza veya çevrenizdekiler ile birlikte yapabileceğiniz, mevsim değişikliğini kutlama amaçlı kısa bir seremoni üzerine meditasyon yapın.

Yaşadığınız bir hayal kırıklığını veya yaratıcı potansiyeliniz önünüzdeki engelleri kaldırmak için için bir salıverme seremonisi yapmak isteyebilirsiniz. Yeryüzü ve tüm yaşam için, şükran, sevgi, ışık ve umut tohumları ektiğiniz bir şükran seremonisi yapmak isteyebilirsiniz.

Gündönümü kutlamalarınızda ilhamınızın size rehberlik etmesine izin verin. Mevsim değişikliklerinde yapılan seremoniler yeryüzünü onurlandırmanın bir yolu olmalarının yanı sıra mevsim değişikliğine adım atmamızda bizlere derin bir seviyede yardımcı olurlar.

Ve bilin ki çemberimiz sizlere olduğunuz gibi olduğunuz için koşulsuz sevgi ve ışık gönderiyor. Dünyadaki binlerce insan tarafından sevgi ve destekle kucaklanmaktasınız. Bunu hissedin, içinize alın ve onlara ışığınızla geri yollayın.

Dolunay 29 Eylül’de. Çemberimizden genişleyen ve dünyayı ve üzerindeki tüm yaşamı kucaklayan güzel ışık ağımızı örmeyi sürdürelim.

Dönüşüm Haberleri’ni okumaya yeni başladıysanız lütfen “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” yazısını okuyun.

Hepinize sevinçli baharlar dilerim.

Transmutation News – August 2012 – Turkish

Dönüşüm Haberleri, Ağustos 2012

Zamanın yoğunluğu hepimizi içimizdeki spiritüel alanı derinlemesine araştırmaya çağırıyor. Bu ay Dönüşüm Haberleri’nin Temmuz sayısındaki içerikle çalışmaya devam etmek istiyorum.

Ortak çalışmamız dış dünyada olup bitenlerle ilgili değil. Ortak çalışmamız içsel dünyamızı derinleştirmek ve zengin ve huzurlu bir içsel alandan birlikte çalışmakla ilgili.

Gerçek şu ki, dış dünyada neyi kaybedersek kaybedelim, kendi içimizde yuvadayız. Bunun nedeni ilahi ışık ve ölümsüz olmamız ve bunun ebedi gerçek olmasıdır. Ruhsal olarak kaybedebileceğimiz hiçbir şey yok. Özümüz/Yüksek Benliğimiz kalıcıdır ve değişmezdir. Ruhsal ışığımız dinginliğin ve merkezimizin olduğu bir yerdir.

Etrafımızda o kadar çok şey olup bitiyor ki, içinizdeki gerçek yuvanızı, merkezi ve dinginliği deneyimlemek her zamankinden daha önemli, zira bu yerde aradığımız kalıcı huzur, her seviyede olağanüstü bolluk ve bereket ve sevinç bizler için mevcut bulunmakta.

Gerçek içsel huzur ve dinginlikle bağlantımızı artırdıkça ailemiz, toplumumuz, dünya ve kendimiz için daha şifalandırıcı bir varoluş halinde olabiliriz.

Ama bu kadar fazla mücadele içinde çoğumuz için o kaygı, hayal kırıklığı yaşama ve kaybetme korkusu düzeyini bırakmak zor. Kalplerimiz etrafımızdaki yaşamın neler geçirdiğine şahit oldukça derin bir şefkatle açılıyor. Bu durumda gerçek yuvamıza, ruhumuza, Yüksek Benliğimize, ilahi ışığımıza, dinginlik ve içsel huzurumuza ulaşmamız zorlaşıyor. Ama bunu yapmalıyız!!

Haftada bir veya mümkünse birkaç defa kendinize içsel huzur ve dinginliği deneyimlemek için spiritüel çalışma yapacak zaman ve alanı vermek gerçekten önemli.

Bunu yapamadığımız sürece, geçen ay da yazdığım gibi, yaratımlarımızın kaynağı her zaman korku ve umutsuzluk olacaktır.

Boşluk, yoğunluğu arttırılmamış enerjinin olduğu yer, boş ama aynı zamanda da doludur. Boşluk tüm yaşamın yaratıldığı yerdir. Ve herşey dinginlikten yaratılmıştır. Dinginlik biçimi kendine çeken bir vakum yaratır.

En yüksek yönüyle “dingin” olabildiğimizde-derin bir içsel dinginlik- yaratmayı dilediğimiz şeyi kendimize çekebiliriz.

Geçen ay da yazdığım gibi, çoğumuz halihazırda içsel bir gürültü durumundan yaratıyoruz ve bu durum dilediklerimizi kendimize çekmemizi sağlayamak için gereken uygun durum değil. Öncelikle içsel dinginlik ve içsel huzuru deneyimlememiz ve almak için kendimizi açmamız gerek. Ve almak için kendimizi açtığımızda da dileklerimizi gerçekleştirme konusunda başarılı olamama ve hayal kırıklığı yaşama korkumuzu da bırakmalıyız. Anahtar açılmak, dingin olmak, içsel huzuru bulmak ve almaktır. Tüm spiritüel çalışmalarda başarının anahtarı sonuç kaygısını bırakmaktır. Bu her zaman böyle olmuştur ve her zaman da böyle olacaktır zira sonuçlara bağlılık dinginliği ve içsel huzuru yok eder.

Şunu hatırlamakta yarar var ki, kaybetmekten korktuğunuz ne varsa halihazırda kaybetmişsiniz demektir çünkü onları zaten imgeleminizde kaybettiniz.

Ruhsal öğretmenim İsis’in yıllar boyunca benimle paylaştığı gibi eğer daha bilinçli , onurla ve saygıyla yaşama konusunda bir çağrı almışsanız, toplulukta henüz rüyadan uyanmamış olanların yaptığı gibi, yaşamı desteklemeyen dalgalarla seyretmek zorunda değilsiniz.

İnanıyorum ki bu İsis’in bahsettiği diğer gerçeklik boyutu. Çünkü yaşamlarımızı düş gücümüzü kullanarak yeniden inşa etme seçeneğine sahibiz.

Yüksek benliğimize, yeryüzüne, doğaya ve evrene tamamen teslim olmalıyız. Teslim olabildiğimizde herşeyin ilahi bir düzende olduğuna ve içsel ışığımız ve içsel bilişimizin bize her değişim ve zorlukta rehberlik edeceğine dair güvenimiz oluşacak. Ve bilmeliyiz ki bizim karşılaşacağımız güçlükler kolektifte yaşayanların yaşamakta olduklarından farklı olacaktır. Bizim güçlüklerimiz güvenmeyi öğrenmek ve kendi rehberliğimizin bizi dilediğimiz yaşama yönlendirmesine izin vermekle ilgilidir.

Bu ay sizden haftada en az bir saat ayırmanızı isteyeceğim. Eğer çalışmanızı haftada birden fazla yapabilirseniz bu harika olur.

Bir saat meditasyon yapın. Gün içinde o anda başka bir yerde olmanız gerektiğini veya meditasyondan sonra yapmanız gerekenleri düşünmek zorunda kalmayacağınız bir zaman belirleyin. Bu zaman sabah uyandığınızda, gece hemen uyumadan önce veya tatil gününüz olabilir.

Rahatlatıcı bir müzik seçin ve sözsüz olmasına özen gösterin. Bu bir saati önermemin nedeni bu zaman çerçevesinin sizi gerçekten derin bir hale sokacak olması. Beyin dalgalarınızın beta durumundan, yani düşünce durumundan daha derin olan teta durumuna, yani zihin yerine yalnızca kutsal ruhsal alana doğru yavaşlamasını sağlayacak.

Niyetinizi sadece dingin olmak ve ebedi Yüksek benliğinizi deneyimlemek olarak oluşturun. Niyetinizi içsel huzur durumuyla temas etmek ve bu durumda olmaktan dolayı her ne geliyorsa almak olarak oluşturun.

İlk başta kafanızın içinde zihinsel gevezeliğin dönüp durduğunu görebilirsiniz. Derin nefes alıp vermeye devam ederken ellerinizi karnınız veya kalbinizin üzerine tuttuğunuzda beyniniz sakinleşmeye başlayacak. Derinleşmeye devam edin. Ve dinginlik ve içsel huzura ulaştığınızda sadece bu hali deneyimleyin. İçinize doğru seyahatiniz esnasında soru sormayın ve yardımcı ruhlar, melekler, vd. ile bağlantı kurmaya çalışmayın.

Tek göreviniz olmak. Bunu yaptığınız esnada birşey değişecek. Bunu başkalarına anlatmayı başaramayabilirsiniz ama “yuva” ve yüksek benliğinize dair yeni bir his edineceksiniz. Kendiniz ve ruhsal ışığınız içinde dinleneceksiniz.

Bu deneyim yaşamınızı ve çevrenizdeki dünyayı değiştirecek biçimlerde sizi değiştirecek.

Bu meditasyonu tekrar tekrar yapın. Yeterince derine gidebildiğiniz ve içsel huzur ve dinginliği deneyimlediğinizde algınız değişecek. Algınızdaki bu değişim tüm yaşam ağı boyunca dalgalanacak.

Bunu kendiniz ve yeryüzündeki tüm yaşam için yapın.

Ve dolunayda, yani 1 Ağustos’ta bu meditasyonu tekrarlayın. Yaşam ağında ışık yaymak için çabalamayın. Yalnızca kendi ışığınızı deneyimleyin, gerisi sizin herhangi bir değişim yaratma çabanız olmadan gerçekleşecektir.

“Değişimin kendisi olabilmek” için daha derinlere, muazzam içsel alanımıza seyahat etmeye devam etmemiz gerekiyor.

Dolunay olan bugünde niyetimizi “sevgi ve ışık için bir aracım” olarak belirleyelim. Günlük etkinlikleriniz süresince ışık ve sevgi için bir araç olduğunuzu deneyimleyin.

Eğer Dönüşüm Haberleri’ni okumaya yeni başladıysanız, aylık dolunay törenimizin detaylarını öğrenmek için lütfen “İnsanlardan Oluşan Bir Işık Ağı Yaratmak” yazısını okuyun.

Yıllar önce yaptığımız bir egzersizi tekrar etmeyi de öneriyorum. Çekim yasasını gerçekten anlayabilmek için mıknatıslarla çalışmanızı istiyorum.

Eğer evde iki adet mıknatısınız varsa onları kullanın. Yoksa dışarıdan iki adet ucuz mıktanıs alın.

Mıknatısları her gün artı ve eksi uçları birbirlerini çekecekleri şekilde tutun. Dinginliğe hareket ettikçe ve içsel boşluğunuzu deneyimlemeyi öğrendikçe iyiliği ve dileklerinizi kendinize çekeceksiniz.

Mıknatıslarla çalışarak enerjetik çekimi anladıkça dileklerinizi bedeninize doğru çekme ve cezbetme hissini yaşayacaksınız.

Anahtar önemdeki diğer bir konu ise hayal kırıklığına uğrama korkunuzu bırakabilmek. Kendinize yaşamın iyiliğini almak için açık olma iznini verin. Sonucu bırakın gitsin ve bunun yerine kendinizi dünya ve evrenin sizinle şu anda paylaşacaklarını almaya açın.